Skip to content

KURDELE

Chapter 2 · 2 min read

KURDELE

Chapter 2

Spor Salonu

Hayat bazen çok acımasız gibi gözüküyor değil mi yarım saat önce yeni bir sınıfa gimiştim ve herkes benimle ilgileniyordu şimdi ise spor salonunun bir köşesinde oturmuş voleybol oynayanları izliyordum bir anda yanıma koşarak hırkasının yüzünün yarısını şapkasıyla kapatmış bir kız geldi "selam sen bizim sınıftaki yeni kız mısın" dedi. "evet ben yeni geldim adım Deniz tanışma memnun oldum" diyerek gülümsedim. "Bende melek tanıştığıma memnun oldum bizimle takılmak ister misin?" 2 sene sonra ilk defa bana böyle birşey sorulmuştu kızda ne diyeceğimi bekliyormuş gibi bana bakınca "olur" diyerek ayağa kalktım ve onlarla beraber dolaşmaya başlamıştık ama şuan burdan biraz sıkıldığım için sınıfa çıkmıştım ve bunları günlüğüme yazmıştım, evet yaşadığım herşeyi en iyi bilen şeylerden bir tanesi günlüğüm her şeyimi günlüğe yazıyordum bir anda arka sıramdan bir ses geldi"sen yeni kız değil misin?"demişti. Artık sinirim bozulmaya başladı neden herkes aynısını soruyor?!, Yeni olduğum belli değil mi? "Evet yeni kız benim" dedim. "Tanıştığıma memnun oldum ben berkay istersen seninle bir oyun oynayabiliriz?" Diye sorunca bende direkt balıklama atladım"olur ne oynayıcaz?" Diyince gülümsedi ve elime bir kağıt tutuşturdu sanırım bu sınıf listesiydi, " sen bana isim söyle bende onun fiziksel özelliklerini ve kişilik özelliklerini anlatayım." Diyince çok mutlu oldum çünkü bu sınıftakileri tanımam için bir fırsattı."tamam o zaman başlıyorum" diyerek sınıf listesinde gözümü kestirdiğim bir ismi ona söyledim. "Yaren Elibol" dedim. Gözlerini benden ayırmadan kızın fiziksel özelliklerini anlatmaya başladı daha sonra ise kişilik özelliklerinden bahsederek devam etti.Böyle bir kaç kişiyi sormuştum daha sonra "Ayaz Bozkır"diyince bir çocuk bacağını diğer bacağının üzerine koyup elini havaya kaldırdı"o ben oluyorum sanırım"diyerek sırıttı. Bu çocuk kimki böyle havalı havalı haraketler yapıyordu, ben kendi düşüncelerime dalmışken kahverengi gözlerini bana dikerek"fiziksel özelliklerim gördüğün gibi yakışıklıyım ve bir o kadarda kaslıyım"diyince çıldırmamak için kendimi zor tuttum bu nasıl bir çocuktu? Söyledikleriyle beni çıldırttığı yetmiyormuş gibi devam etti "kişilik özelliklerim sempatiğim herkese karşı anlayışlıyımdır bide tabi herkesi kendime aşık ederim"diyip havalara girince gözlerinin içine bakıp "bence kişilik özelliklerini kibirli ve kendini birşey sanmanıda ekle"diyerek sınıftan çıktım bu sınıf eski sınıfıma göre çok garipti kimisi çok samimi kimisi ise kendini birşey sanıyordu ama kendini birşey sanma konusunda şu Ayaz denen çocuğun eline kimse su dökemezdi! aklımdaki bu soruları bir kenara atıp guruldayan karnımla beraber kantine doğru gittim.Kantin sırası tahmin ettiğimden daha uzun olduğu için sıraya girmek yerine zil çalana kadar kitap okuyup zilin çalmasını bekledim, zil çalınca poğaçamı ve portakal suyumu alıp sınıfa çıktım şimdiki ders Talhanın söylediğine göre sınıf öğretmenimizindi yani ingilizce dersiydi ben bulduğum her hangi bir boş sıraya oturduğum sırada hoca gelmişti ve geldiği için oturduğum an tekrar ayağa kalktım hoca bana pur dikkat bakarak "sanırım hayvanat bahçemize yeni birisi mi geldi?" diyince Ayaz "evet hocam laf sokmaktan başka birşey bilmeyen bir kız geldi hocam"diyince sinirden köpürdüm, hoca Ayaza dönüp"madem öyle laf sokmaktan başka birşey bilmiyor o zaman kızın yanına geç otur belki kızdan laf sokmayı öğrenirsin" diyince Ayaz ve ben ne kadar itiraz etsekte hoca bizi beraber oturtmuştu

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.