Aoto "Kota, pası tut! WOOWW DEMEK ÇOK ÇETE ARKANDA burası arapca PORSCHE'LER ALTINDA NO NO" diye haykırdı.
Kota da çocuğu bozmadı tabii. "tuttum! GOSTO GOSTO"
Shou "Sonları çalışırken şaka yaptıkları için kafaları kesilen hacivat ve Karagöz gibi olunca gelen pişmanlık" deyip kıkırdamıştı. Shou'nun dediğine gülerek karşımda bekleyen Ouzou'ya pas attım.
Takımda herkes beklediğimden daha normal iken, en sert görünen Aoto ve Kota'nın böylesine çocuksu davranması şaşırtmıştı.. Bu çocuklar iki gün önce bıçak savurmaya çalışıyordu.
Shou'nun "ERRRİKA, KONUŞALIM!" bağırışıyla durup arkamı döndüm.
Küçük ördekler gibi koşuyor.
Çocuk yanıma vardığında nefes nefese kalmıştı. Güldüm. "Biraz sakin olabilirdin." dedim. "Ne konuşacağız?"
Shou hızlı bir şekilde "Yarın gideceğiz bak unutma!" dedi. Gözlerimi kırpıştırdım. Unutmayayım mı?
"Ne gitmesinden bahsediyorsun?"
"Aoto söylemedi mi? Bu akşam bizimkilerle dışarı çıkacağız ve sende geliyorsun!"
"Pekala, düşünüp sana yazarım.."
"Birkaç saate hazırlan.. "
...🎀
Aynaya dönüp kombinime baktım. Kargo pantolon ve lacivert bluz. Oldukça sade fakat her yere uyan bir kombindi.
Merdivenlerden koşup indim. Bahçeye indiğimde, söyledikleri saat gelmişti fakat etrafta gidip gelen yoktu. Hafif rüzgar esiyordu ve soğuk çökeceği belliydi. Kafamı uzatıp son kez etrafı yokladım ve eve girdim.
Babam kapının ucundan bakarak "Dışarı gitmiyor muydun güzelim?" diye sordu.
Gülerek "sanırım gitmiyorum" dedim.
"Her şey yolunda mı?"
"Geleceklerini söylediler ama 12 dakika geçmesine rağmen etrafta ses yok. Bir de aramadılar galiba ekildim."
"Boşver kızım! Onlara kalmadın. Hem, haber almadan karar verme."
Sırıttım. "Onlara kalmak falan değil baba, her neyse. Dediğini yapacağım."
Babam gülerek odadan çıktı. Cebimden telefonumu çıkardım. Eftal yazmıştı..
|•🐽
Eftal-Erika
sohbet.
Eftal : Erika, çıktın mı?
Erika : Uhm, güzel soru fakat
Benim daha önemli bir sorum var.
Bir yere çıkacağımı sen nereden
Biliyorsun Eftal..
Eftal : lan..
Olum plan patladı ya.
Her neyse. Erika bana Kaure yazdı.
Sen ve onlar bir yere
Gidecekmişsiniz. Ancak sorun şu,
Onlar şu an Kaure ile, sizin beraber
Gideceğiniz yerde.
Erika : Haberim yok..Ayrıca beni alacaklarını ve beraber mekanae geçeceğimizi söylemişlerdi orada ne işleri var?
Eftal : Bilemiyorum. Shou ile konuştunuz mu?
Erika : Şimdi yazacağım.
Eftal : bir saniye.. Ben az önce senin ekildiğini seninle beraber mi çözdüm?
Erika : tam olarak öyle yaptık..
Eftal : LAN ONLARIN AGZINI YÜXÜNÜ
-BOSUNA ONLARA BEN SABAH AKSAM SÖVMĞYORUM
Erika : ya karı sakin ol..
Arkasında baska bir sey vardır belki.
Eftal : Fakat Erika, bir sorun var. Onlara, seni almadan nedeni gittiklerini sorarsan senineden bildiğini düşünüp
Sonra Kaure'ye dalarlarsa?
Erika : Onları iyi tanıyorsun.
Eftal : ALAKASI YOK!
√√
-Görüldü ile kurtulamazsın..
√√
-TANRIM YARIN
KONUŞACAĞIZ
-Nereye gittin..
-Alone again 😔🖕🏿
...🎀
Eftal'in mesajlarına girmeden, bildirimden okuyup sırıttım. Şu an yediğim kazık ile oturacaktım ve Eftal ile bile konuşacak havamda değildim.
"Geç kalmayacağım." deyip kapıyı açtım. İçeriden onaylarca birkaç ses gelmişti.
Bahçeden çıktığımda birkaç sarhoş ile karşılaşmıştım. Bu şaşırtıcı değildi. Bazen yere yatan sarhoşların üzerinden geçmek zorunda bile kalıyordum.
Park'a girip Bank'a oturdum. Sızan, arkadaş grubuyla takılan, ailesiyle dolaşan kişileri izliyor gibi gözükmemek için gözümü yerdeki taşlara diktim.
Gerçekten sebepsiz şekilde, haber vermeden beraber gideceğimiz yere tek gitmişlerdi. Haber verselerdi asla umursamazdım. Fakat Shou'nun bile bir şey söylememesi saçma. Nezaketen davet etmişti belki de.
Aniden gelen topla irkildim. Küçük bir çocuk korkuyla karışık bana bakıyordu.
Rahatlatmak istercesine gülümsediğimde, geri gülümsedi ve ayağa kalkıp topunu geri gönderdim.
Çocuk onunla oyun oynadığımız sanmış olacak ki, topu ayaklarımın önüne geri attı. Beni oyununa dahil etmişti.
Çocuğa yakalayabileceği hızda topu geri attım. Gülerek topun peşine koşmaya başladı. Ona sadece top atmam gibi ufak bir şeyde bu kadar mutlu olması şirin..
Neredeyse 10 dakika küçük çocukla oynadık. Fazla neşesi eksilmişti. Ardından yorulup bitap düştü ve elinden tutup ailesine gitmesinde yardım etmek zorunda kaldım.
Babası onu kucaklayıp arkasını döndüğünde, çocuk hafifçe el sallamıştı. Evet, bu akşamı hiç unutmayacaktım.
Telefonumu almak için ceplerimi kontrol edince ufak bir kriz geçirdim. Telefonumu bank'ta unuttum!
Gözlerimi çevrede gezdirdim. Muhtemelen banktaydı. İlk oturduğum bank'a doğru hızlıca ilerledim. Yaklaştığımda birinin oturduğunu fark edip yüzüne dahi bakmadan Bank'ın üstünü gözlerimle aramaya başladım.
"Özür dilerim, telefonum burada olmalı bakabilir miyim?" sorduğum soru ardından, tanıdık sesle oturan kişinin yüzüne baktım. Ouzou Furuya!
Şaşkınlıkla "Ah, burada ne işin olduğunu sormak bana düşmez sanırım." dedim ve telefonumu elime alıp bank'ın köşesine oturdum.
Burayı ilk ben kapmıştım!
"Seni izliyordum."
Aldığım cevapla, aniden gözlerimin kızardığına eminim. Şükürler olsun buraya ışık çarpmıyor..
Alay ederek "Saçmalık. Shou ile olman gerekmiyor muydu?" dedim.
"Asıl senin burada olmaman gerek. Etrafa bak sızan insanlar var."
"O adamlar sence beni ilgilendiriyor mu?" dedim imayla. Sarhoş insanlar sadece mantıklı davranmıyordu. Hepsi bu.
Eftal'in 'onların gittiğinden haberin yokmuş gibi davran' sözünden çıkarak "Seni de mi ektiler? Sen o takımın biricik üyesi değil misin?" diye sordum.
Eftal saçımı başımı yolacak..
Ouzou Furuya "Neyden bahsediyorsun? Sadece Shou, Tagi, Ryuuji ve Aoto gidecekti. Seni almadılarsa eminim bir nedenleri vardır. Saionji doğruları söylemediği için bizi kafanda kötü karakter olarak belirliyorsun." dedi imâyla. Tanrım!
Dediğine normalde fena kızacaktım. Ama sanırım haklıydı.. Saionji, Eftal'e bile bir şey anlatmamıştı. Ayrıca, şu an bu konuyla uğraşmak istemiyordum ve kısa kesmeliydim.
Ortaya bir nefes koyarak "Sanırım özür dilemeliyim." dedim.
Çocuk kırmızı gözlerini bana çevirdiğinde, ben de ona döndüm. "Özür dilemek yerine, Saionji'ye özür dilettir."
Ha? Bir halt bilsem özür dilettirirdim!
"Sizin aranızdaki durum yüzünden, hiçbir şey bilmeden gidip kızı özür dilemesi için darlayacak değilim."
Gözlerimi ondan ayırıp yere çevirdim. Ouzou ise bana bakıyordu ve baktığını hissetmeme gerek yoktu. Apaçık duruyordu.
Yere bakarak "Belki de sadece göndermeli konuşmak yerine bir şeyleri anlatmanın vakti gelmiştir." dedim.
Ouzou Furuya aniden ayağa kalkıp tekrar bana döndü. "Şu insanların seni dağıtmasını istemiyorsan evine kadar götürmeme izin ver." Sakince nefes verip ayağa kalktım.
Konuyu direkt değiştirmişti.
İlerlemeye başladığımda, parktan çıkana kadar beni takip ettiğinin farkında değildim. Durup çocuğu baktığımda, o da durmuştu. "Dediklerimi duymazdan geliyorsun! Bir de Takip etmen eksikti!" diye çemkirdiğimde gözlerini kısarak ilerlemeye başladı. "Dediğim gibi, insanların seni parçalamasını istemiyorsan yürü."
Sinirli bir şekilde of çekip peşine takıldım. "Aynen işleri güçleri yok, beni parçalayacaklar."
"Ne saçma bir düşünce."
Nefes verip ilerlemeye devam ettim. Ouzou benim öne geçmeme fırsat vermeden hızlı adımlarla tekrar ileri gitmişti.
Birkaç dakika sonra, tekrar duraksadığında, durup ona döndüm. "Yine ne oldu?"
Çocuk gözlerini kıstı. kırmızı Ferrari Jacket'i üzerinden çıkartırken "Üşüyorsun varoş" dedi ve ceketimi üstüme atıp kolunu omzuma doladı. Üşüdüğümü de nereden çıkarmıştı?!
"Kendin üşüyorsun." dedim uyarırcasına.
Umursamaz bir şekilde bana baktı. "Sen işine bak."
Dediği şeye göz devirip omzuma koyduğu elini tutup ceketin cebine soktum. Diğer elini tutup, avucumun içinde ısıtmaya çalıştım.
Hareketime tepki vermemişti, vermesini de istemiyorum.
Evin önüne (benim yol tarif edişim sayesinde) geldiğimizde teşekkür edip ceketini uzattım. Ceketini almak için eğildiği sırada ; saçımı öpünce, şimdi bayılmanın tam zamanı diye düşündüm!
Ben bir şey diyemeden arkasını dönüp gitmişti. Bir süre arkasından bakıp ardından eve girdim. Annemler muhtemelen uyumuştu.
Sessizce odama çıkıp üstümü değiştim ve yaşadığım tuhaf şokla yatağa girdim.
|✩Ertesi gün!|🎀
Kahvaltımı yapıp Eftal'in evine geçtim. Saionji'ye tekrar yalvarmamıza rağmen bizimle gelmeyi kabul etmiyordu.
Eftal ile koşarak odasına çıktık.
Eftal heyecanla "Anlat feriha! Incığını cıncığını!" dedi. Gülerek
"Kızım sakin ol, Shou ve Aoto ile konuştuk. Dün bizden önce Aoto gitmiş. Kaure orada olduğu için oraya gitmemi istememişler." dedim.
"Kaure'yi organ mafyası sanıyorlar herhalde." deyip güldü ve arkasına yaslandı. Hafifçe başımı salladım.
"Bilemiyorum. Fakat hiçbir nefretin de boşa olduğunu düşünmüyorum."
"O yüksek bir olasılık! Her neyse, asıl şeye gelelim."
"Asıl konu ne?" diye sorduğumda Eftal yarı sinirli bir halde "Reika'ya neler oluyor? Günaydın dediğimde başını sallayıp göz devirdi! Geçen haftaya kadar arkadaştık." dedi.
"Ah, bunu bende merak ediyorum. Beni de tersliyor. Bir şey mi yaptık diye düşünüyorum ama her zamanki şeyleri yapıyorduk."
Eftal omuz silkti. "Kesinlikle çok saçma. Onunla cidden oturup uzunca konuşmalıyız!"
Başımı 'haklısın' der şekilde salladıktan sonra Eftal bir anda sıçradı. Sıçrayışıyla irkilip kıza döndüm. 'iyi misin?' diye soracakken Eftal burnumun dibine girerek "Dün akşam neden mesajlarıma bakmadın!" diye bağırdı.
Kendimi hafif geri çekerek "Aman tanrım sakin!" dedim ve Eftal özür dileyerek normal oturduğu şekile döndü. Psikolog gibi eline kahvesini alıp dikkatini üzerime verdi.
"Önemli bir şey olmadı. Hava almak için dışarı çıkmıştım. Ouzou Furuya ile karşılaştım."
Eftal somurtarak "Bu kadarla bitmediğine eminim!"
Pes ederek nefes verdim "Ne öğrenmek istiyorsun?"
Eftal sırıttı. "Olayı baştan anlat!"
"Küçük bi çocukla oyun oynamak için telefonumu bank'a bırakmıştım, oyun bitince bank'a döndüğümde Ouzou Furuya oradaydı. Shou ile ilgili konuştuk sonra etrafta alkolik insanları görünce eve kadar bırakmak istedi."
Eftal sırıttı. "Bu kadarla bitmediğini bilmesem inanırdım.. Her neyse Eri. Ben aşağıdan meyve suyu getireceğim."
...🌴