تخطٍ إلى المحتوى

KATİLİM

الفصل 1 · قراءة 10 دقيقة

KATİLİM

الفصل 1

ORMAN KOKUSU

Ben zeynep hayatım boyunca farklı olduğumu hissettim

Etrafım kalabalıktı beni seven her kararıma saygı duyan bir ailem olsa bile içimde hep yalnız boşlukta gibi sessizliği severdim yalnızlık benim için arkadaş gibiydi kalabalık ortamlarda oturup bile içimdeki sessizliği dinlerdim bu yüzden pek çevrem yok diger insanlar gibi olamadim hic bir zaman

Bir arkadaşım olmuştu çocukken hayali bir arkadaş ben yaşım büyüdükçe unuttum kim olduğunu neye benzediğini onunla konuşur onunla oynarmışım ailem korkmuş görünmeyen bir arkadaşımla vakit geçirmişim sürekli doktorlara götürmüşler pedagoglar psikiyatriler tedaviler

Babam bir cami hocasına götürmüş hoca her doğan bebeğin yanında onu koruyan bir melek olduğunu belli bir yaştan sonra kaybolduğunu söylemiş ve gerçekten de bir gün kaybolmuş annemin söylediğine göre o gidince çok ağlamışım ve sonra hiç bir arkadaş edinmemişim annem hatırlamasamda çocukluk travması olduğunu söyler ne kadar doğru tartışılır

Şuan paristeyim üniversite piskoloji bölümü okumak için ailemden doğduğum yerden ayrılalı bir sene oluyor

annem babam ve kiz kardeşim den ayrı geçirdiğim ilk zamanlar çok zorlandım okul benim için kaçmaktı neyden kaçtığımı bilmeden bir anda buraya gelmek istedim ailem cok aklı başında biri olduğumu ve bana güvendiklerini söyleyip desteklemislerdi beni

Bense içim de Anlamlandıramadığım his yüreğimin ortasını sıkıyordu parise geldiğim ilk gün içimdeki sıkıntı birden bire gidivermisti Annem değişik bir sehrin yeni insanların beni biraz olsun hayata bağlayacağını söylemişti sanırım haklıydı

Bir erkek arkadaşım var adı sttew daha yeni sayılır okula adım attığım günden beri pesimde olduğunu söylediğinde çok sasirmistim bilirsiniz popülaritesi olmayan sessiz gösterişli giyinmeyen bi kızın peşinden neden koşar bi insan diye düşünmüşümdür

ona şans verdim annemin bana tavsiyeleri sayesinde sosyallesmem yabani olmamam gerektiğini söyleyip durması sonucunda ona şans vermeye karar vermiştim hic erkek arkadasim olmadi cünkü aşkı henuz tatmamistim

Annemle Babam birbirlerini gördükleri ilk anda aşık olmuşlar aileler karşı çıkmış başta çünkü annem başka biriyle nişanlıymış babamı görüp aşık olunca ailesini bile silmiş aşk dolu bir ailede büyümüş bir kız olarak aşık olmak aşık olduğum kişiyi gördüğümde benim için dogru kisi olup olamayacağını bilecegimi söylemişti annem

Stewe aşık değildim oda bana değil di bundan adım kadar emindim ona evet dememin

tek sebebi benden bir sey alamadığında beni bırakmasını ummak

Şimdi stew onun arkadaşı ve sevgilisi clara ayni zamanda yurttaki oda arkadasim okulun kafesinde oturuyoruz daha doğrusu onları dinlemiyorum

Çünkü yeni aldığım bi katilin günlüğü adlı kitabına göz atmakla mesguldum profosor wistend tavsiyesi ile aldığım kitabın adından çok bi katilin günlük yazmasi beni cok etkilemisti

Hangi piskolojiyle yazdığını anlamak hissetmek istemiştim bu yüzden onlar konuşurken gözüm hep kitaptaydi

stew herzamanki gibi arkadaşı timiyle sohbet ediyor bense kitabı düşünüyordum claranin stewe sarılması bazen garibime geliyordu yabanci insanlarda sahiplik yada kıskanclik duygusu yok gibi geliyordu stewe neden şans verdiğimi sorguluyorum arada benden ilgi bekliyor bunu görebiliyordum

clara ona sarilirken bana bakislarindan anlıyordum umurumda bile olmadığını söylemiştim bir keresinde ama bana sende bir gün benim için deliriceksin demişti

masada olan satasmalardan dolayı kitabı kafamı veremedim den ayağa kalkip gitmeye karar verdim o sırada

...Nereye tatlım?

... işemeye stew gelecek misin?

... işimiz uzunsa neden olmasın?

... çok beklersin

Dedim ve tuvalete gittim aynanin karsisinda yüzümü yikayip stewin ima ettiklerini düşündüm Evet benimle seks yapmak için can atıyordu ama ben kendimi aşık olduğum sevdiğim adama vermekten yanaydım bu yüzden stew asla ulasamiycakti bu emeline bu güne kadar hic öpüşmemis biri olarak ilk öpücüğü mü sevecegim erkege saklıyordum

annem bir keresinde babamdan önce nişanlısıyla öpüştüğü için çok pişman olduğunu anlatmıştı çünkü babam annemden önce hiç bir kızı öpmemiş öpmek istememiş çünkü kirli bir şekilde gelmek istememiş sevdiği kadına

annem babam ona bunu söylediği günden beri kirli hissettiğini çok pişman olduğunu ve benimde aynı hataya düşüp kalbimin attığını hissetmeden ona ilk öpücüğü mü vermememi söylenmişti bu benim ilk kez duydugum ilk güzel öğüt olarak aklıma yazdığımı

tuvalette isimi bitirip çıktığımda stewlerin yanina giderken hala kitabi düşünüyordum onu okumak icin çok heycanliydim

Birinin omuzu ile çarpıştım ama çok sert acıtmayan vuruş özür bile dilemeden gidişine baktım gri bir kapşonluydu icimde tuhaf his doğdu kalbim hızlanmıştı hızlı soluk alıp sakinlestim hadi ama ne oluyordu

kafamı saga sola sallayıp masaya dönerken bi an duraksadım sol omzumdan orman kokusu geliyordu bana çarpan kişiyi görmek için başımı cevirdim orda yoktu kendine gel zeynep masaya ulaşıp eşyalarımı toplarken clara ile konuştum

... Ben yurda gidiyorum profosorun tavsiye ettiği kitaba göz atmalıyım taslak çıkartabilirmiyim ona bakıcam

... Tamam biz biraz daha burdayiz akşamki partiyi unutma stew bizi gelip alçak 8 de hazır ol ben yurda uğrarım üzerimi değişip çıkarız

... hâlâ gelip gelmeme konusunda kararsizim sadece oturup ders çalışmak istiyorum size söyledim siz gidin

Clara ayağa kalkıp beni kapıya kadar geçirdi

... saçmalama lütfen stewi orda aç kurtlaramı yem ediceksin

... yem olmak kolaysa

neden benimle clara bunu sorguluyorum hepsi bu

... ahhh tanrım yine başlama

sen git dus falan al ben gelecegim konusuruz tatlım görüsuruz

Kafa sallayıp kapidan icerdeki stewe baktım çarpık gülüşle bakışlarını yakalayıp göz devirip ordan ayrıldım

otobüse binmek yerine yürümek istedim steew e karşı icimde sevgi olusmmamasinin sebebini bi türlü anlamıyordum

clara ile oda arkadaşım geldiğim günden beri bana suskun türk lakabını takmıştı benden önceki oda arkadaşı çok gürültücü bir kızmış benden memnundu ama aynı zamanda şikâyetçi

stewle çıkmam için yalvarmıştı bana herkezin aşık olduğu birini nasıl red edermişim edersem okulda daha çok göze batarmışım stew takıntı haline getirirmiş yurda doğru giderken kalbim anlayamadigim bir anda hızlanmaya başladı duraksayıp adımlarımı yavaşlattim arkamdan bi iki adım sesi duydugumda aniden arkamı döndüm kimse yoktu ah harika paranoyak olmaya başladım

Yürüyerek yurda varıp odamda kitabı yatağa bırakıp dus aldım bornozumu giyip yatağa oturdum kitabın ön sayfasındaki yazı beni çok etkilemişti

Kanın kirmizi renginin ellerinde nasıl bir örtü olduğunu hiç hayal ettin mi?

Ben ettim wwwwww......

Wwwww bu isimmiydi imzamı kanın rengini ellerimde hayal olması bu adamın günlüğü ilgimi çekmişti esneyerek kitabi kucagimda tuttum tanrım önce uyumalıydım uyumalı kafamı toparlamalıydım kim bilir belki katili görürdüm bi an tekelinize yeteneğim olsun istedim onu kullanıp ne hissettiğini öğrenmek isterdim gözlerim kapanırken tek düşündüğüm kitaptı.

Ben zeynep hayatım boyunca farklı olduğumu hissettim

Etrafım kalabalıktı beni seven her kararıma saygı duyan bir ailem olsa bile içimde hep yalnız boşlukta gibi sessizliği severdim yalnızlık benim için arkadaş gibiydi kalabalık ortamlarda oturup bile içimdeki sessizliği dinlerdim bu yüzden pek çevrem yok diger insanlar gibi olamadim hic bir zaman

Bir arkadaşım olmuştu çocukken hayali bir arkadaş ben yaşım büyüdükçe unuttum kim olduğunu neye benzediğini onunla konuşur onunla oynarmışım ailem korkmuş görünmeyen bir arkadaşımla vakit geçirmişim sürekli doktorlara götürmüşler pedagoglar psikiyatriler tedaviler

Babam bir cami hocasına götürmüş hoca her doğan bebeğin yanında onu koruyan bir melek olduğunu belli bir yaştan sonra kaybolduğunu söylemiş ve gerçekten de bir gün kaybolmuş annemin söylediğine göre o gidince çok ağlamışım ve sonra hiç bir arkadaş edinmemişim annem hatırlamasamda çocukluk travması olduğunu söyler ne kadar doğru tartışılır

Şuan paristeyim üniversite piskoloji bölümü okumak için ailemden doğduğum yerden ayrılalı bir sene oluyor

annem babam ve kiz kardeşim den ayrı geçirdiğim ilk zamanlar çok zorlandım okul benim için kaçmaktı neyden kaçtığımı bilmeden bir anda buraya gelmek istedim ailem cok aklı başında biri olduğumu ve bana güvendiklerini söyleyip desteklemislerdi beni

Bense içim de Anlamlandıramadığım his yüreğimin ortasını sıkıyordu parise geldiğim ilk gün içimdeki sıkıntı birden bire gidivermisti Annem değişik bir sehrin yeni insanların beni biraz olsun hayata bağlayacağını söylemişti sanırım haklıydı

Bir erkek arkadaşım var adı sttew daha yeni sayılır okula adım attığım günden beri pesimde olduğunu söylediğinde çok sasirmistim bilirsiniz popülaritesi olmayan sessiz gösterişli giyinmeyen bi kızın peşinden neden koşar bi insan diye düşünmüşümdür

ona şans verdim annemin bana tavsiyeleri sayesinde sosyallesmem yabani olmamam gerektiğini söyleyip durması sonucunda ona şans vermeye karar vermiştim hic erkek arkadasim olmadi cünkü aşkı henuz tatmamistim

Annemle Babam birbirlerini gördükleri ilk anda aşık olmuşlar aileler karşı çıkmış başta çünkü annem başka biriyle nişanlıymış babamı görüp aşık olunca ailesini bile silmiş aşk dolu bir ailede büyümüş bir kız olarak aşık olmak aşık olduğum kişiyi gördüğümde benim için dogru kisi olup olamayacağını bilecegimi söylemişti annem

Stewe aşık değildim oda bana değil di bundan adım kadar emindim ona evet dememin

tek sebebi benden bir sey alamadığında beni bırakmasını ummak

Şimdi stew onun arkadaşı ve sevgilisi clara ayni zamanda yurttaki oda arkadasim okulun kafesinde oturuyoruz daha doğrusu onları dinlemiyorum

Çünkü yeni aldığım bi katilin günlüğü adlı kitabına göz atmakla mesguldum profosor wistend tavsiyesi ile aldığım kitabın adından çok bi katilin günlük yazmasi beni cok etkilemisti

Hangi piskolojiyle yazdığını anlamak hissetmek istemiştim bu yüzden onlar konuşurken gözüm hep kitaptaydi

stew herzamanki gibi arkadaşı timiyle sohbet ediyor bense kitabı düşünüyordum claranin stewe sarılması bazen garibime geliyordu yabanci insanlarda sahiplik yada kıskanclik duygusu yok gibi geliyordu stewe neden şans verdiğimi sorguluyorum arada benden ilgi bekliyor bunu görebiliyordum

clara ona sarilirken bana bakislarindan anlıyordum umurumda bile olmadığını söylemiştim bir keresinde ama bana sende bir gün benim için deliriceksin demişti

masada olan satasmalardan dolayı kitabı kafamı veremedim den ayağa kalkip gitmeye karar verdim o sırada

...Nereye tatlım?

... işemeye stew gelecek misin?

... işimiz uzunsa neden olmasın?

... çok beklersin

Dedim ve tuvalete gittim aynanin karsisinda yüzümü yikayip stewin ima ettiklerini düşündüm Evet benimle seks yapmak için can atıyordu ama ben kendimi aşık olduğum sevdiğim adama vermekten yanaydım bu yüzden stew asla ulasamiycakti bu emeline bu güne kadar hic öpüşmemis biri olarak ilk öpücüğü mü sevecegim erkege saklıyordum

annem bir keresinde babamdan önce nişanlısıyla öpüştüğü için çok pişman olduğunu anlatmıştı çünkü babam annemden önce hiç bir kızı öpmemiş öpmek istememiş çünkü kirli bir şekilde gelmek istememiş sevdiği kadına

annem babam ona bunu söylediği günden beri kirli hissettiğini çok pişman olduğunu ve benimde aynı hataya düşüp kalbimin attığını hissetmeden ona ilk öpücüğü mü vermememi söylenmişti bu benim ilk kez duydugum ilk güzel öğüt olarak aklıma yazdığımı

tuvalette isimi bitirip çıktığımda stewlerin yanina giderken hala kitabi düşünüyordum onu okumak icin çok heycanliydim

Birinin omuzu ile çarpıştım ama çok sert acıtmayan vuruş özür bile dilemeden gidişine baktım gri bir kapşonluydu icimde tuhaf his doğdu kalbim hızlanmıştı hızlı soluk alıp sakinlestim hadi ama ne oluyordu

kafamı saga sola sallayıp masaya dönerken bi an duraksadım sol omzumdan orman kokusu geliyordu bana çarpan kişiyi görmek için başımı cevirdim orda yoktu kendine gel zeynep masaya ulaşıp eşyalarımı toplarken clara ile konuştum

... Ben yurda gidiyorum profosorun tavsiye ettiği kitaba göz atmalıyım taslak çıkartabilirmiyim ona bakıcam

... Tamam biz biraz daha burdayiz akşamki partiyi unutma stew bizi gelip alçak 8 de hazır ol ben yurda uğrarım üzerimi değişip çıkarız

... hâlâ gelip gelmeme konusunda kararsizim sadece oturup ders çalışmak istiyorum size söyledim siz gidin

Clara ayağa kalkıp beni kapıya kadar geçirdi

... saçmalama lütfen stewi orda aç kurtlaramı yem ediceksin

... yem olmak kolaysa

neden benimle clara bunu sorguluyorum hepsi bu

... ahhh tanrım yine başlama

sen git dus falan al ben gelecegim konusuruz tatlım görüsuruz

Kafa sallayıp kapidan icerdeki stewe baktım çarpık gülüşle bakışlarını yakalayıp göz devirip ordan ayrıldım

otobüse binmek yerine yürümek istedim steew e karşı icimde sevgi olusmmamasinin sebebini bi türlü anlamıyordum

clara ile oda arkadaşım geldiğim günden beri bana suskun türk lakabını takmıştı benden önceki oda arkadaşı çok gürültücü bir kızmış benden memnundu ama aynı zamanda şikâyetçi

stewle çıkmam için yalvarmıştı bana herkezin aşık olduğu birini nasıl red edermişim edersem okulda daha çok göze batarmışım stew takıntı haline getirirmiş yurda doğru giderken kalbim anlayamadigim bir anda hızlanmaya başladı duraksayıp adımlarımı yavaşlattim arkamdan bi iki adım sesi duydugumda aniden arkamı döndüm kimse yoktu ah harika paranoyak olmaya başladım

Yürüyerek yurda varıp odamda kitabı yatağa bırakıp dus aldım bornozumu giyip yatağa oturdum kitabın ön sayfasındaki yazı beni çok etkilemişti

Kanın kirmizi renginin ellerinde nasıl bir örtü olduğunu hiç hayal ettin mi?

Ben ettim wwwwww......

Wwwww bu isimmiydi imzamı kanın rengini ellerimde hayal olması bu adamın günlüğü ilgimi çekmişti esneyerek kitabi kucagimda tuttum tanrım önce uyumalıydım uyumalı kafamı toparlamalıydım kim bilir belki katili görürdüm bi an tekelinize yeteneğim olsun istedim onu kullanıp ne hissettiğini öğrenmek isterdim gözlerim kapanırken tek düşündüğüm kitaptı.

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.