1ci bölüm
Sıcak bir havaydı. Her kes mutlu bir şekilde gezip dolaşıyordu. Kuşların sesi adeta havaya renk katıyordu. Çocuklar, kediler, köpekler güzel bir şekilde oynuyorlardı. Ama o olaya kadar. Bir çığlık sesi geldi. Ama bu öyle normal çığlık değildi. İşin garip tarafıysa bu çocuk çığlıklarıydı. Her kes çığlık sesi gelen yere yakınlaşdı.Ve o an kimse gözlerine inanmadı. Çok garip bir şey oldu. 2 çocuk cesedi yerde yatıyordu. Her kes şok içinde oraya bakıyordu. Cesedlerin yanında büyük bir terzi makası vardı. Polisler hepsi oraya toplaşdılar. Polislerden biri kan içinde olan makası şeffaf bir poşete koyup götürdü. Diger polisler ise terzi dükkanına girip genç bir çocukla karşılaştılar. Polisler ondan bilgi almaya başkadılar. Tabi o sırada bende onları dinliyordum. Polis: "Sen buranın sahibimisin?"
"Ha-yır" Mert korkuyla cevap verdi. Evet genç çocuğun adı Mertdi. Bunu öğrenmiştim. "Peki kim buranın sahibi?" polis hemen soruya girdi "Yaşlı bir amca" Mert korkuyla Cevap verdi. "Adı ne?. Bize bir az bilgi ver!" polis emr etdi. "Mehmet. 67 yaşında. Ama burada değil. 1 haftadı tatile gitdi. Çocuklardan kurtulmak için". Aslında bu son dediyi cümle beni bir az tedirgin etdi. "N-" polis soru soracakken bir polis koşarak içeri girip hemen konuşmaya başladı"Parmak izi yok". Diyerek durdu. "Ne?!" Furkan dedi. Evet artık onunda adını öğrendim. Fısıltıyla "Bu katil çok zeki" dedim. Ama Furkan abi bunu duydu. Bana bakıb dedi "Galiba seviyorsun dedektivlik işlerini". Gülerek dedim "Çocukluktan seviyorum" "O zaman aramıza hoş geldin" diye fısıldadı. Bende heyecanla "Gerçektenmii. Çok teşekkürler."
2 ci bölüm
Polisler soruşturma yürütürken onlara bakıyordum. Birden Furkan abi yanıma gelip bana "İstersen bizimle laboratoriyaya gel. Hem görmüş olursun" diyerek baktı. "Tabi ki" diyerek yanlarına gitdim. Ve arkamda çok kötü bir manzara vardı. Ölmüş çocukların aileleri vardı. Ağlamaktan hepsinin gözleri
şişmişti. Üzüntüyle arabaya bindim. Furkan abiyle laboratoriyaya girdim. O kadar güzeldi ki her şey.
Ama biz katile odaklanmıştık. Cesetler buradaydı. "Şimdilik bir şüpheli var" diye fısıldadı Furkan abi. "Bence Mert değil" diyerek cevap verdim. "Bu iş bir az zo-" dediği an polis sözünü kesib "Hadi buraya gelin. Bakın parmak izi olmasada kalın kumaş izi var" aklıma bir şey geldi. "Terzilerin kalın kumaş eldivenleri olur"
"E-e yani?" Furkan abi o sırada sohbete daldı.
"Yani katil her halde terziçi" dedim
Furkan abi - "Tamamda, hangi terziçi ola bilir Ece?
Orada sadece bir tane terziçi dükkanı var."
" Belki de katil terziçi değil başka biriyse"dedim. Ses çıkmadı. Çok garip bir cinayetdi bu.
Keşke bir dedektifde olsa...
3 cü bölüm
Katil Kim Ola Bilir?
Furkan abi beni evime bırakmıştı. Yatağıma uzandığımda artık uyumuştum. Uyandığımda hava o kadar güzeldi ki içim rahatlamışdı adeta. Hemen üstümü giyip terzi dükkanına gitdim. Ve Mert buradaydı.
Mehmet amcanın yerine dükkana bakıyordu. "Mehmet amca ne zaman gelecek?" direkt soruya girdim. "Hiç bir fikrim yok. Bana o pislik çocuklardan kurtulmaya gidiyorum dedi" diyerek cevap verdi. "Teşekkürler" diyerek uzaklaştım. Yine Mertin son cümlesi beni rahatsız etdi. Bir insan neden çocuklardan nefret etsin. Aklımdaki sorular bir türlü bitmiyordu. Ortada bir cinayyet gizemi vardı. Ve bunu elinde sonunda bulucaz. Brn cinayet işlerine pek meraklıyım. Babamda eskiden bu işlerle ilgileniyordu. Evde o kadar dosya vardı ki her zaman gidip dosyaları karıştırırdım..
4cü bölüm
1saat sonra telefonum çaldı. Arayan Furkan ağabeydi. Telefonu açtım:
"alo" diyerek cevap verdim.
"Ece"
"Efendim, Furkan abi"
"Hemen buraya gel. Terzi dükkanının önündeyiz" diye cevap verdi.
"Tamam"
Terzi dükkanının önüne geldiğimde hayretler içinde yere baktım. Yerde bir çocuk ceseti daha vardı.
"Şerefsiz katil" diye mırıldandım. Ne istiyor bu çocuklardan. "Bu çocuğun ailesi yok" bana bakarak fısıldadı.
"Katilcik çok hızlı olmalı" diye fısıldadım.
"Katilcik?!" sırıtarak bana baktı. "Acaba bu katil çocuklardan ne istiyor?" cevap gelmedi. Cesedi taşıdıkları an Furkan abi fısıldayarak "Sen git, ben sana haber veririm"
Eve gitdim. Bir az dinlendim. Artık sabah olmuşdu. Dışarı çıkmak istemiyordum. Ama bir yandan da merak ediyordum. Dışarı çıktım. Terzi dükkanına doğru irelilediyim an polisleri olay yerini araştırarken gördüm. Sessizce yere oturub onları izlediyim an Furkan abi de yanıma oturub fısıldadı "Çok mu seviyorsun?"
"Çok" diye karşılık verdim. Aslında sevmek derken bi ilgim var. Merak eden biri olduğumdan.
5 ci bölüm
Acaba Katil Ne Yapıyor
Aklımdan binlerce soru geçiyor. Ama en merak etdiyim: Katil şu an ne yapıyor?
Kendimi bu kadar yormayacağım. Polisler Merti sorgularken onları izlrmek en eylencelisi Mertin korkarak cevap vermesi. Mert bana o kadar da şüpheli gelmiyor. Polisler olay bölgesinden uzaklaştılar. Mertin yanına gidip durumunu sordum. Mert:"Az önce Mehmet amcayı aradım. 4-5 gün sonra gelicek"
"Tamam, iyi şanslar". Deyip uzaklaştım.
Mert iyi bir çocuk fakat bir yandanda saf. Bu onun için tehlikeli olucak.
6cı Bölüm
Katil Omu Yoksa?
Hava kararmıştı. Eve gittim ve uyudum. Uyandığımda yağmur yağı yordu. Üstümü giyip dışarı çıktığımda yağmur durmuşdu. Terzinin önünde daha fazla polis vardı. Furkan abiye yaklaşarak "burada ne oluyor?" sordum. "Katilcik bir şeyini düşürmüş" mutlu bir sesle cevap verdi. Merte bakarken onu tedirgin göedüm. Onun yanına gidecekken bir polis kolumu tutup "buraya giremezsiniz Ece hanım". Kendimi dedektiv oyununda hissetdim. Furkan abi bana eliyle yerdeki keskin bıçağı gösterdi. "Bu mu katilin düşürdüyü şey?" merakla sordum.
"Evet" diye Cevap verdi. Bıcağı laboratoriyaya götürdük. Ve bilin bakalım kimin parmak iziyle karşılaştık. Mert tabi ki. O kadar kızgındım ki. Polisler Merti sorgu odasına götürdüler. Acaba Katil Mertmi?. Bu soru aklımda gezip dolaşıyordu.
Bu sorunun bir çok cevabı ola bilir. Yani öek emin değiliz. Sorgu odasında her şeyi anlayacağız.
7ci Bölüm
Tunaf Şeyler Oluyor.
Mert sorgu odasındayken Furkan abiyi bir polis aradı. Furkan abiyle terzi dükkanının önüne geldik ve yine bir cesed. "Yok artık" bağırarak cevap verdim. O zaman Mert katil deyilmi? Yine beynimi sorular işgal etmişdi. Ölen çocuğun annesi ağlamaktan ölücekti. Babası ellerini gözlerine koyarak öfke sorun ları yaşıyordu. Kim bunu yapıyorsa artık bir son vermeli. Çünkü işler çığlından çıktı. Bir aile niye çocuk acısı yaşamalı. Bunun sonu kötü olucak. Mertin gerçek yüzünü göreceğiz. Ve katilin kim olduğunu.
8ci bölüm
Birden yanımıza yaşlı bir adam geldi. Ve bize sordu "Mert nerede?" "siz kimsiniz?" Furkan abi sordu. "Ben bu dükkanın sahibi Mehmet" Furkan ağabeyle Mehmet amca konuşurken gözüme bir şey çarptı. Mehmet amcanın çantasındaki büyük terzi makası. Bunu Furkan abiye ve polislere söyledim. Mehmet amcayı sorgu odasına aldılar. Bizde çantasının içinde ki lere bakıyorduk. Ben aslında şöyle söyleyim ağlıyordum. Ben ailemi 14 yaşımda kaybetmiştim. Ve kardeşimi. Ailem araba kazasında ölmüştü. 18 yaşımda alışmaya başladım. Yani kardeş acısıda çok kötü bir acı. Yani bu ölen çocukların ablaları abileri ne kadar üzülmüştür şimdi...
Şerefsiz Katilcik. Ben korkunc sözlere her zaman cık artırırım. Bu zaman daha tatlı çıkıyor.
9cu Bölüm
Artık sır ortaya çıkmışdı. Çantanın içinden bilgisayar çıkmışdı. Bu bilgisayarda kamera görentülerini saklıyordu. Olay olduğu an olan videolarına baktık. Tahmin etdiyim gibi Mert değildi. Bu katil Mehmet amcaydı. Gözlerime inanamıyordum. En son olan kamera görüntülerine baktık. Çocuğu öldürdükden sonra Mert dükkanı açmaya geliyor. Mehmet amca ona bıcağı saklamsı için veriyor. Mehmet amca gittikden sonra Mert dükkanı açıyor fakat bıçağı düşürüyor. 3saat sonra polisler cesedi bulduklarında yerdeki bıcağıda buluyorlar. Yani katil Mehmet amcaymış. Videoları izerken midem bulanıyordu. Mert ve Mehmetin cezaları ağır olacak mış. Furkan abiyle vedalaştıktan sonra eve gitdim. Aklımda onca soru varken biri dikkatimi çekti:Mert neden katil ortağı oldu? Polise söyleye bilirdi. Neden böyle bir şey yaptı anlamıyorum. Ve Mehmet amca. Çocuklarla anlaşa bilirdi. Kafamdaki bu kadar soruyu bir yere bırakıb cinayet macerasına son verdim.
10 cu bölüm
Macera şimdi başlıyor
Bir cinayet macerasına son verirken telefonumu bilinmeyen bir numara arıyordu. Telefonu açarak
"Alo" diye seslendim
"Cesedi sakla" fısıltıyla söylediyi an tedirgince telefonu kapatdı. Yanlışlıkla beni aramışdı galiba. Tam o sırada televizyonda haber verildi. Haber şuydu: 21 yaşlı bir kızın 2 gündür kayıp olduğu açıklandı. Kızın adı Elifmiş. Aynı numarayı bir daha aradım. Ulaşılamıyordu. Furkan ağabeyi aradım. Olanları ona anlatdım. Furkan abinin yanına gitdiyimde polislerin elinde köpekleri gördüm. Tasmalarıyla köpekleri tutuyordular. Köpeklere Elifin kıyafetlerini koklatıyorlardı. Furkan ağabeyse beni arayan numarayı araştırıyordu. Bir az tedirgindim. Ya Elif öldüyse. Buna inanmak istemiyordum.
Köpekler artık yorulmuşdu. Tabi polislerde. Yanımıza uzun açık kahve renkli jeket ve krem renkli şapkalı gözlüklü bir dedektif geldi. İnanılmazdı. Hatda müthişdi. Hayalimdeki dedektif. Birinin ona Emre bey buraya gelirmisiniz diye duydum. Ağır adımlarla oraya gittdiyinde gözüm ondaydı.
Saat gece 4 ü geçiyordu. Eve gitdim. Hiç uykum gelmiyordu ama uyudum. Uyandığımda beni yine bilinmeyen numara arıyordu. Heyecan ve korku birleşib midemi bulandırıyordu.
"Alo" diye seslendiyimde
"Merhaba. Ece hanımı aramıştımda"
" Evet o benim. Siz kimsiniz?"
"Ben Emre." o an o kadar mutluydum ki. Emre beni aramıştı.
"1saat sonra ofisimde olun. Konumu atıcam."
"Tamam" diyerek telefomu kapatdım. Hemen polis merkezine gitdim. Gizlice Furkan abinin odasına girdim. Çekmecedeki dosyaların hepsini çıkartdım. Emir beyin dosyasını buldum. Onun hakında olan bilgileri öyrenmek istedim. 1979 cu ilde İstanbulda doğmuş. 20 yaşında Amerikada çalışmış ve 27 yaşında Türkiyeye gelmiş. Şu an 44 yaşında. Polis merkezinin hemen yanında ofisi var. Hemen oraya gitdim. "Evet Ece hanım" diye seslendi.
"Elifi bulduk. Fakat ölü bir şekilde."
"Ne-" korkarak cevap verdim.
"Kim yaptı?"
"Henüz bir fikrim yok. Ama bulucaz. Merak etme."
11ci bölüm
Her kes katilcikin kim olduğunu araştırıyordu. Ben ise onları izliyordum. Olay bölbesine kimseyi bırakmıyorlardı. Sadece dedektif ve polislere izin vardı. Furkan abide oradaydı. Kızın ailesi ağlamaktan yorgun düşmüşlerdi. Laboratuvarda parmak izlerini araştırıyorlardı. Fakat hiç bir işe yaramıyordu. Her kes yorulmuşdu. Saat gece 2 buçuktu. Hemen eve gitdim. Aklımda o kadar soru vardı ki, hangisinden başlayım bilmiyorum. Sorulardanda bıktım zaten. O kadar sorularım oluyorki. Dediğim gibi ben her şeyi merak eden biri olduğumdan yani çok soru soran oluyorum. Artık yorulmuştum. En iyisi uyumaktı. Bu kadar macera yeter...
12 cü bölüm
Polisler Elifin yakın arkadaşlarını sorguya alıyordular. İlk olarak en yakın arkadaşı olan Simgeyi aldılar. Bir odaya geçtiler. Odanın dışındaki şeffaf pencereden onları izliyorduk. Emir Simgeye sorular sormaya başladı.
"Cinayet olayı olduğunda sen neredeydin Simge?"
"Eve gidiyordum"
"Elifden nefret eden birini tanıyormusun?"
"Evet. Mert. Terzici dükkanında çalışıyordu. Duyduğuma göre katil ortağı olmuş"
"Peki neden ondan nefret ediyordu?"
"En son kavga etmişlerdi"
"Başka biri varmı?"
"Sanmıyorum"
"Teşekkürler, çıka bilirsiniz"
Çok kısa bir dialoqdu.
Acıkmıştım. Gitdim hemencik kantine yemek alıp yedim. Fakat üstümde para yoktu. Bende adama Furkan abi öder dedim ve uzaklaştım.
13cü bölüm
Polisler kendi aralarında bir şey konuşuyordular. Bende onları uzaktan dinliyordum. Galiba Elifi bir adam kaçırtmış ve sonrada öldürmüş. Arkadaşlarını sorguya alırken biri polise hepimiz eve gidiyorduk sonra olanlar oldu. Mert olmadığına göre başka biri olmalı. Mehmet amca hiç değil. Her halde tanıdıklarından biri olmalı. Belki de yanılıyorumdur. Yine beynimi sorular işgal etmişdi. Ama en önemlisi katil kim?
Çok güzel bir hava vardı. Kuşların sesi havaya güzellik katıyordu. Emre bey olay bölgesini araştırıyordu. Çok profesional biriydi. Hayatımdaki bütün isteklerim gerçekleşiyordu. Dedektivle tanışmak.
14 cü bölüm
Simgeyi yine sorguya aldılar. Ona bir kaç soru sormaya başladılar.
"Elif hakkında bize bilgi ver"
"T-tamam."
"Erkek arkadaşı varmı?"
"Evet" diyerek göz devirdi.
"Bize numarasını ver" diyerek odadan çıktı. Galiba onuda sorguya alıyordular.
Odaya Elifin erkek arkadaşı geldi. Gözlerinden yaş damlası akarak sandalyede oturdu. Emir hemen soruya başladı.
"Adın ne?"
"Ozan"
"Olay olduğu an neredeydin?"
"Eve gitmiştim."
Artık beni odadan çıkartdılar. Bende hemen eve gitdim. Çok yorulmuştum. Uyandığımda hemen Emir beyi aradım. Durumu sordum. Bana malesef
bulamadık. Hiç bir şüpheli yok. Ama hala araştırıyoruz dedi ve telefonu kapatdı.
15 ci bölüm
Bir yandan Elifin arkadaşlarını sorgularken bir yandanda olay bölgesini araştırıyordular. Olay bölbesinde hiç bir ipuçu yoktu. Furkan ve Emir bey Elifin arkadaşlarından bilgi alıyordular. Fakat hala bir şey yoktu. Elifin en yakın arkadaşı Simge daha ayrıntılı bir şekilde bilgi veriyordu. Ama bana egolu ve itici geliyordu. Sorgu sırasında duygulanmaya başlamışdı. "Keşke ölmeseydi" mırıldanarak söyledi. Ama öyle mırıldandı ki her kes duydu. İşin ilginc tarafıysa Elif ormana yakın bir yerde ölmüş. Artık gece olmuşdu. Her kes eve gitmişdi. Ben bir az ormanda oturdum. Telefona baktığımda 2.32 olmuşdu. Ayağa kalktım. Tam yürüyücekken, tanımadığım birinin elini ağzımda hiss etdim. Artık bayıldığımı hiss etdim. Uyandığımda karanlık bir odada sandalyeye bağlı oturuyordum. Çok korkunçdu. Telefonum benden kaç km uzak masadaydı. Telefonum çalıyordu. Kim aradığını öyrenmek istiyordum. Odada beni kaçıran kişi de vardı. Bana bakıyordu. Ama ben ona bakmıyordum. Ağzım bağlı, ellerim bağlı, ayağım bağlı bir şekilde sandalyede oturuyordum.
Emir ve Furkan abi her halde beni arıyordular.
Beni kaçıran adam siyah bir maske takıyordu. Kim olduğu anlaşılmıyordu. Korkudan elim ayağım titriyordu.
16 cı bölüm
Acaba bu karşımda duran adam Elifi kaçıranmı?
Benden ne istiyor?
Adam kız mı yoksa erkek mi olduğu belli değildi.
Kendini gizliyordu. Benimle hiç konuşmuyordu.
Tam 2 gündü burdayım. Açlık başımı arıtıyordu. Su içmek istiyordum. Bayılacak durumdaydım...
Belki de bu adamın Elifle alakası yokdur. Sadece korkudan öyle düşündüm. Kendi kendime içden konuşurken kafamı arkaya doğru çevirirken Elifin duvara asılmış fotoraflarını gördüm. Hayatımın en korkunç anlarıydı. Adam eline sivri bir bıçaq götürdü. Bıçağı boynuma doğru getirdi. O an gözlerimden yaş akıyordu. Korku ve açlık midemi bulandırıyordu. Korku tüm vücuduma yayıldı. Adam eliyle göz yaşlarımı silmeye başladı. Ağzımdaki bandı açıb:
"Sakın ağlama!!"
"Neden?!" diye sordum
Cevap gelmedi. Çokta umrumda sanki. Artık erkek olduğunu anlamıştım. Bantla ağzımı tekrar bağladı. Bu sefer daha da ağlamaya başladım. Kolumdan tutub sandalyeyi yere atıb beni bir odaya kapatdı. 1 saat sonra odaya geldiğinde kolumdan tutub odadan çıkartdı. Ve beni yere atdı. Sinir krizi geçiriyordum. Kendime sakin kalmaya söz verdim.
17ci bölüm
Yorgunluktan uyuya kalmıştım uyandığımda Simge önümde duruyordu. Oha dedim içimden. Şimdi anladım her şeyi. Beni kaçıran adam Elifin eski erkek arkadaşıymış. Simge Elifle eski erkek arkadaşının arasını bozmuş. Bunların hepsini Simge bana pişman olmuş gibi anlatıyordu (ağlayarak). Elifiyse eski arkadaşı yani beni kaçıran adam öldürmüş. Elifin yeni erkek arkadaşı olduğu için öldürmüş. Kıskançlıktan. Sevdiği için öldürmüş. Şaka gibi.
Ona yardım eden adamsa Simgeymiş. Hiç şaşırmadım. Şimdi size ilginç bir şey söyleyeceğim. Elifin eski erkek arkadaşı Mehmet amcaya çocukları öldürmekte yardım etmiş. Mehmet amca sinir hastasıymış. Her şey çözülmüşdü ama ben hâlâ yerde kalmışdım.
18ci Bölüm
Polisler Simgeyi takib ediyorlarmış. Hemen içeri girdiler. Emir bey beni kucağına alıp eve bıraktı. Her şeyi ona anlatdım. Emir bey gidir gitmez duş aldım,yemek yedim, ve artık uyudum. Uyandığımda Furkan abi beni arıyordu telefonu açıp:"Alo"
" Alo, Ece iyimisin"
"İyiyim"
"Sen dinlen bir şey olursa sana haber
veririz"
"Tamam" diyerek kapatdım. Oturduğum yerden kalkmak istemiyordum. 2 saat sonra Furkan beni arayıp "Simge ve Ozan tutuklandı" . Elifin eski sevgilisinin adı Ozanmış.
19 cu Bölüm(son)
Artık sondu. Bu sefer cinayet maceram bitdi. Emir bey artık Amerikaya dönüyordu. Onunla vedalaştık. Emir bey gitdikden sonra Furkan abi:
"Artık bizimde vedalaşma zamanımız geldi."
Artık bu da bitdi. Furkan abiyle de vedalaştıkdan sonra eve gitdim. Bir az duygulanmıştım. Sonuçta yine yalnız olucam. Kimsem olmadığı için. Neyse. Diğer macerada görüşürüz...