تخطٍ إلى المحتوى

Kaçış

الفصل 1 · قراءة 3 دقيقة

Kaçış

الفصل 1

Gök delinmişcesine yağan yağmuru aldırmadan yürümeye devam ettim. Saçlarımın arasından çeneme doğru yol çizen temiz su damlacıkları beni rahatsız etmiyordu ya da yeri göğü inleten şimşekler.. yağmuru severdim, etrafa yayılan ıslak toprak kokusunu..

Adımlarımı oldukça yavaşça atıyordum eve ne kadar geç gitsem benim için o kadar iyiydi. Durağa yaklaştığımda çantamdan kulaklıklarımı çıkardım. Ev ile iş yeri arasındaki mesafe oldukça fazlaydı en çokta bunu seviyordum. Ortaokul mezunuyum ve ailem lise okumama karşı geldi. Tüm evin yükü omuzlarımda gibiydi. Gibi demek hafif kalır, tam anlamıyla omuzlarımdaydı.

Abimin bize yüklediği borçları ödemek için çalışıyordum. Gecem gündüzüm yoktu ve bunlar yetmiyormuş gibi tonlarca aile sorunu içerisinden çıkamıyordum. Biraz sevgi görseydim her şeyin üstesinden gelirdim gibi geliyor bana. Babamla birbirimizi asla sevemedik. Annem benim tek varlığımdı beni koşulsuz seven tek kişiydi ve tabi küçük canavar efe vardı. Sadece onlar için katlanıyordum bunca şeye.

Ve işte güzel bekleyiş sona ermiş otobüs durağa doğru yaklaşmıştı. Tüm düşüncelerinden sıyrılıp tekli koltuklardan birine geçtim. Kafamı buharlaşan cama yaslayıp sıra sıra geçen sokak lambalarını izledim. Yol bitsin istemiyordum. Bu otobüs beni alsın çok uzaklara götürsün diyordum. İmkansız bir şey gibi geliyordu. Sahi, öyle miydi?

Yarım saatin sonunda eve yaklaşmıştım otobüsten inip karanlık ve soğuk sokaklarda yürümeye başladım. Esen rüzgarla içimde oluşan titremeye engel olamadım. Tedirgin oluyordum bu sokaktan her gecişimde. Köşeden bir yerden biri çıkar gibi geliyordu. yaşadığım yer iğrenç insanlarla doluydu çoğunluk akrabalarım buradaydı. Adımlarımı bile ölçerek atmak zorundaydım. En ufak bir açığımda mahvolmuş hayatımı tamamen bitirebilirlerdi. Evin avlusu çok garipti karanlık bir koridor sonunda kapının önüne ulaşabiliyordum. Kapıyı çalıp biraz bekledim içeriden gelen yüksek sesle yine tüm herkesin evde olduğunu anladım. Daha sert Bi şekilde çalınca ses aniden kesildi. Minik canavar efe açmıştı bana Kapıyı. Boynuma sarılıp yanağıma koskocaman bir öpücük kondurdu. Elinden tutup içeri girdik. Tüm yüzler aniden bana cevirilince hiç bir şey söylemeden annemlerin yatak odasına geçtim. Kendime ait özel bir alanım, odam bile yoktu montumu ve çantamı kapı arkasına asıp ellerimi yıkamak için banyoya girdim. Banyodan çıkıp mutfağa yemek yemeye gittim. Bir şeyler atıştırdıktan sonra mutfakta oturup herkesin gitmesini bekledim çünkü oturma odasında koltukta uyuyordum. Ve şuan tam anlamıyla her an bayılacak gibi oluyordum. Bugün restorant aşırı kalabalıktı ve bir dakika bile oturduğumu hatırlamıyorum. Söyle bir baktım ellerime her yeri çizik içindeydi. Derin bir iç çektim. Ne zaman bitecekti bu? Nereye kadar bu şekilde yaşayacaktım? Tam yine düşüncelere dalmıştım ki, annem mutfaktan içeri girip yanıma oturdu.

"Ayça yemek yedin mi?"

Aşağı yukarı kafamı sallayabildim sadece. Onun gözlerindeki çaresizliği yorgunluğu görebiliyordum ve elimden geleni de yapıyordum. Derin bir iç çekti saçlarıma koskoca bir öpücük kondurup ayaklandı. Şimdi çok daha iyiydim kokusu huzur vermişti daha dinç hissediyordum. Telefonumu elime alıp şöyle bir kurcaladım gelen tek mesaj iş yerindendi. Yarın izinliydim öğlene kadar uyuyabilirdim değil mi?

Onun verdiği mutlulukla Kafamı soğuk duvara yasladım.

Ne kadar süre öyle durdum bilmiyorum ama evdeki gereksiz kalabalık bitmişti yerimden kalkıp oturma odasına geçtim. Efe ve ben kalmıştık sadece. Karşı koltuğa önce onun çarşafını serdim. onu yatağına koyduktan sonra üzerini örtüp yanağından kokulu kokulu öptüm. Kendi yatağımı da hazırlayıp girdim. Pencerenin hemen dibindeydim. Bir süre sadece karanlık tavanı seyrettim çok geçmeden uyumuştum zaten. Ta ki sabah gelen tıkırtı iler gözlerimi açana dek

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.