تخطٍ إلى المحتوى

KAÇAK

الفصل 20 · قراءة 3 دقيقة

KAÇAK

الفصل 20

Sevgili

Bir süre ne yapacağımı bilemeyerek tepkisiz kaldım. Ardından duygularımın beni yönetmesine izin verdim. Elimi kaldırıp parmaklarımı saçlarının arasında dolaştırmaya başladım. Bir an nefesini tutmuştu. Çok geçmeden kendini toparladı. Birkaç dakika sonra sertçe yüzünü silip omzumdan doğruldu. Ben de elimi çekmek zorunda kalmıştım. Saçlarının yumuşaklığını hâlâ parmak uçlarımda hissediyor gibiydim.

Dönme dolap durdu. Herkes indi. Çınar elini uzatarak inmeme yardım etmişti. İyi değildi, bunu rahatlıkla anlayabiliyordum. Bana bakmaktan çekiniyordu.

Bizim grubun yanına geldiğimizde onlar şimdi ne yapacaklarını düşünüyorlardı. "Size iyi eğlenceler,"dedim hepsine hitaben. "Bizden bu kadar."

Ceyda'nın mızmız bakışları bana dönerken kaşlarımı kaldırarak onu durdurdum. İtiraz kabul edecek bir anımda değildim. Çınar'ın gerilen bedenini hissedebiliyordum ve kendini burada rahat hissetmiyordu. Uzaklaşsak iyi olacaktı.

Gruptan ayrıldıktan sonra lunaparktan çıkıp evimizin olduğu yöne doğru yürümeye başladık. Sanki kaçacakmışım gibi elimi sıkı sıkı tutuyordu. Oysa şu an elimi tutmasına hiç gerek yoktu.

Yol boyunca konuşmadık. Birçok soru sormak istesem de hepsini sildim aklımdan. Onu zorlamak istemiyordum. Biraz kendine geldikten sonra belki konuşabilirdik.

Karşılıklı olan evlerimizin önüne geldiğimizde zorlukla yutkundum. Şimdi ayrılmamız gerekiyordu ama benim aklım onda kalacaktı. Yolda ağzından tek kelime bile çıkmamıştı ve ben iyi olacağını zannederken o daha kötü görünüyordu.

Ne yapacaktım şimdi ben?

"Çınar..."diyerek söze girdim. Oysa ne diyeceğimi bilmiyordum. Kısa bir an gözlerime baktı. Gözlerindeki kızarıklıklar dikkatimden kaçmamıştı. Ağlamak istiyor ama kendini tutuyor gibiydi.

"Hoşça kal Birce,"dedi ve elimi bir anda bıraktı. Boşluğa düşmüş gibi hissetmiştim. Koşar adımlarla gidip evine girdi. Sanki arkasından kovalayan vardı! Benden baya baya kaçmıştı.

Belki de onu daha fazla bu şekilde görmemi istemiyordu...

Sesli bir nefes verdim. Ayaklarımı sürükleyerek kendi evime girdim. "Anne!"diye seslensem de aldığım yanıt koca bir sessizlikti. Salona geçtiğimde orta sehpa üzerinde duran küçük, beyaz kağıt dikkatimi çekti. Gidip kağıdı elime alarak üstünde yazanları okudum.

Biz babanla biraz dolaşmaya çıkıyoruz kızım. Aradım ama telefonun kapalıydı, eve dönünce bana mutlaka haber ver. Ve acıkırsan ocakta yemek var, ısıt ye.

Notu okuduktan sonra ilk olarak annemi arayıp evde olduğumu haber verdim ve o da biraz geç kalabileceklerini söylemişti. Sahilde dolaşıyorlarmış, ne güzel aşk tazeliyorlardı...

Evin içinde oradan oraya dolaşıp durdum bir süre. Aklım Çınar'da kalmıştı. İçim hiç rahat değildi. Adımlarımı durduramayıp kendimi kapıda buldum. İyi de ne sıfatla gidiyordum ki? Arkadaştık sonuçta değil mi? Arkadaşlar birbirini merak edebilirdi...

Sevgiliydik...

Sahte sevgili.

Düşünmek için kendime zaman bırakmayıp evden çıktım. Kararlı adımlarla yürüyüp onun evinin önüne geldiğimde direkt zile bastım. Beklersem, cesaretim uçup giderdi. Bekledim, bekledim. Kapı açılmadı. Yeniden zile bastım, yine açılmadı. En sonunda kapıyı yumruklamaya başladım. "Evde yokum!"diyen sert sesle istemsizce kıkırdadım.

"Saçmalama sırık!"diye karşılık verdim. "Evde olduğunu biliyorum, seni eve ben bıraktım." Biraz düşününce aslında tam olarak öyle olmadığını fark ettim. "Ya da sen beni eve bıraktın." Tamam böyle de değildi. "Birlikte eve geldik!"dedim bıkkınca.

"Her neyse içeride olduğunu biliyorum ve aç artık şu kapıyı!" Herhalde içeride olduğunu biliyordum. Sonuçta az önce benimle konuşmuştu!

Kapı aniden açılınca yumruk olan elim havada asılı kaldı. Saçları dağılmış, gözleri daha da kızarmıştı. Beni kapıda bırakıp hiçbir şey söylemeden içeriye girdi. Kararsız adımlarla ben de içeri girip onu takip ettim.

Salondaki ikili koltuğa oturup gözlerini karşıya dikmişti. Tereddütle olduğum yerde kaldım. Ben burada misafirdim ve o hiç misafirperver değildi!

نهاية الفصل

1 تعليق