"Hayat neden bu kadar zor ve acımasız?" diye söylenerek her sabah olduğu gibi okula gidiyordum. Okul evime çok yakın fakat bana kalsa kendimi okul servisine verirdim. Bu konuyu aileme bir akşam yemeğinde danıştığımda bana sen açsın yine galiba yemek ye kafan çalışsın yemiyosan mutfağı terk et diye dalga geçmişlerdi. Yani 10 dakikalık yolu yürümeye üşendiğim için servise verselerdi olmaz mıydı?
Dersler genelde çok sıkıcı geçer benim için çünkü ne kadar çabalasam da bir türlü sınavları yapamıyorum. Ve okulun en kötü yanı ise önceki okulumu daha fazla sevmem. Bu okula bir türlü uyum sağlıyamıyorum. Çoğu kişi bana eski okulunu daha çok seviyorsan bu okula gelmeseydin, geri dönebilirsin diye öğüt veriyorlar. Bu kadar kolay mı peki?
Ben Nehir, ailem çok sevecen bir aile gibi gözükse de genelde hep bir kavga vardır. 1 ablam ve 2 erkek kardeşim var. Diğer kardeşlerim birbirlerine çok benziyorlar ben ise onlara benzemiyorum. Genelde kendimi dışlanmış hissediyorum kardeşlerimin gamzeleri, siyah saçları, esmer tenleri, düz dişleri, güzel burun yapıları var ben ise onların tam tersiyim gamzem yok, kumral saçlarım var beyaz tenliyim bunlar o kadar da kafama taktığım şeyler değil fakat dişlerim yamuk. Her güldüğümde gülüşümü saklamak zorunda kalıyorum.
Diş teli tedavisine başlamıştım belki bir nebze güzel bir kız olabilirim diye. Daha ben bile kendimi sevmiyorken başkalarının sevmesini beklemem imkansız gibi.
Eski okulumda çok yakın bir arkadaşım vardı herşeyimizi birlikte yapardık. İkimizin de adı Nehir'di. Biri adımızı sorduğunda aynı anda "Nehir" derdik. Beni çoğu sorunumdan uzaklaştırırdı. Kendisinin sadece cinsellik düşünen bir sevgilisi vardı ve hep ayrılmasını söylerdim o ise asla beni dinlemezdi. Sevgilisi ile hep buluşmaya yalnız giderdi. Sevgilisi birkaç kez ona uygunsuz teklifte bulunsa bile asla biri ile buluşmaya gitmezdi hep yalnız giderdi. Bir gün aniden bir bildirim aldım Nehir'in sevgilisi bana mesaj atmıştı. "Nasılsın, iyimisin" diye sorular soruyordu ve bende kısa sevaplar veriyordum. Konuşmanın sonunda bana çıkma teklifi etmişti. Ben ise bu olayı eğer ki Nehir'e anlatırsam arkadaşlığımız biter diye ona söylememeye karar verdim. Gidip ona Ozan'dan ayrılması gerektiğini söyledim neden diye sorduğunda onun iyi biri olmadığı gibi şeyler söylemiştim. Fakat ayrılmamakta ısrarcıydı çok seviyorum diyordu. En sonda dayanamayıp "ya Ozan ya ben?" diye sormuştum. Beni seçiceğinden emindim ama bir anda Ozan'ı seçti o dakika tüm dünyam yıkılmış gibi hissetmiştim.
Okulda günlerce, haftalarca konuşmadık git gide uzaklaşıyorduk bir özür yeterdi affetmem için ama özür dilemiyordu. Sınıftan eskiden sevmediğimiz kızla arkadaş olmuştu. Tüm sınıf bana Nehir'in sevgilisini kıskandığı mı söyleyip uzaklaşıyordu. Sınıfta yalnız kalmıştım kimsem yoktu kos koca okulda. Her tenefüs uyumaya başlamıştım. Bir tenefüs yanıma sınıftan eskiden kavgalı olduğum bir kız gelip bana "Çok güvendiğin arkadaşın artık yeni arkadaşının kuzeni ile sevgili. Aslına bakarsan ben senin öyle birşey yapmış olabiliceğine inanmıyorum. Sen hep arkadaşını düşünüyordun. O çocuğun nasıl biri olduğunu herkes biliyor. Ben sana güveniyorum ama sen arkadaşına güvenme!" diyip gitmişti. Kimse inanmaz iken onun bana inanması gerçekten beni şaşırtmıştı.
Peki ya Nehir en yakın dostum, sırdaşım benle küsme sebebi olan kişiyle benle küstükten sonra ayrılmış mıydı? peki neden bana söylemedi?
Bunu gidip sormaya vakit bulamadan zil çalmıştı sınava giricektik. En ön sırada hocanın masasının önünde oturuyordum. Sınavı bitirip ayağa kalkıp masaya bırakıcaktım kağıdı ama kalkmam ile yere yığılmam bir oldu kafam pencereye değmişti. Bir dakikalığına dünyam kararmıştı sanki herkes panikle bana baktı ben ise daha fazla rezil olmamak amaçlı iyiyim herkes sınavına devam etsin demiştim. Arkadan birileri bana gülüyordu Nehir ve yeni arkadaşları. Hem başım acıdığı için hemde utandığım için masaya kafamı koyup uyumuş gibi yaptım bir anda istemsizce gözlerimden yaşlar akmıştı.
Ağlamak istemiyordum ama olmuyordu. Bu kadar güçsüz bir kız mıydım? Benim için sorunlardan kurtulmanın en iyi yolu kaçmaktır eve gider gitmez yeni bir okula nakil başvurusunda bulunmuştum. Bu okuldak ki son günümde beklemediğim bir şekilde Nehir ağlamaya başladı ve gelip bana sarıldı. Benim canım yandığında bana gülen kişi bana sarılmış ağlıyarak gitme diyordu. Ama çok geçti o günden sonra bir daha asla onla görüşmedik.
Yeni okulum da güzel arkadaşlar edinmiştim ilk günden ama uyum sağlıyamıyordum ne bu okula ne de Kars'a. Bu şehir beni boğuyor du.
Aslında bu şehir değil insanları beni boğuyordu...
•Arkadaşlar ilk bölümde Nehir'in hayatını detaysız bir şekilde anlattım olaylar ileriki bölümlerde gerçekleşicek. Bu 4-5 bölüm sıkıcı geçicek ama sonrasında emin olun güzelleşicek.

