Merhabalar ilk kurgum diyebilirim daha önce yazdım ama yayinlamadim bu kurgum baya hoşuma giti ve yayınlamak istedim eyer bana bir şans verirseniz bir yazar kazanmış olacaksınız bende birden çok okurlar kazanacağım sizi daha tanımıyorum ama tanımadan seviyorum iyi okumalar :)
Dip not = öncelikle ilk bölüm ve fazla destekçimiz yok ve sinir koymak en iyisi diye düşündüm iki bölüm birden atacaktım ama okunma sayısı ve beyeni sayısı eşit deyil öküzden şimdilik SİNİR SAYISINI 50 BEYENI 50 YORUM GELIRSE IKINCI BOLUMU YAYINLAYACAGIM
Not : elinizden geldikçe kurgumu paylaşmanızı rica ediyorum .
İlk bölümlerdeki karakter tanıtımı .
Aliana soygun
18 yaşında londrada özel fbi ajanı olarak yetistirilecek

Miraç koz
22 YASINDA OZEL FBI AJANI OLARAK EYITIM ALMIS VE FBI lideri nin
SAG KOLU

Suanlik iki karekter konuşulduğu için ilerdeki bölümlerde diyer karakterlerin resminde koyacağım.
.............. .................. ................... ................... .................. ................... ................... ..
Yağmurlar darılmaz mesela… Ne üstüne basana ne şemsiye açana
Umut belki de gelecek sayfadadır. Kapatma kitabı…
Mantıksız geldikleri için hislerimi inkar edecek kadar buyumemistim daha
Dıstan herkez nekadarda mutluymuş gibi halbuki herkesin bir iç savaşı vardır.
Küçükken hep anneme sarılmak isterdim .hani ağlarsınız birinin gelip teseli etmesini istersiniz bende öyleydim ağladığım zaman annemin veya babamın beni teselli etmesini isterdim ama bu mümkün deyildi beni seven bir ailem yoktu. Bir elimdeki küçük çantaya baktım birde yaşayamadığım çocukluğumun geçti eve baktım .buna kaçmak mı kurtulmak içinmi desem hangisi bilemedim .kacicaktim buralardan şiddet gördüğüm ailemden beni sevgisiz büyüten ailemden herseyden . Saatime baktım zamanı gelmişti havalimanina gitmek için bir taksi çağırdım. bileti de yoktu alirlarmiydi beni . Burdan kaçıp londraya gidecektim. Kim isterdiki memleketinden gitmek eyer başka şehre gidersem beni bulmaları kolay olurdu ama başka ülkeye gidersem beni bulamazlardi kendIMI eyitip gelistiricektim yeni bir karekter yeni bir benlik. Havalimanin gelmiştim .yakında olan danışmanın yanına gittim" iyi günler ben londraya gitmek istiyorum ama pasaportum ve bileti m yok ama param var bana yardımcı olurmusunuz" danışman beni süzmeyi birakip" maalesef pasaportsuz ve vizesiz bilet alamasizni size yardımcı olamam " danışmanı bakis atıp ayrıldım ondan annelerin benim yokluğumu farketmeden ülkeden çıkış yapmam lazımdı havalimanindan çıkıp etrafıma göz gezdirdim biraz ilerledikçe sonra bir ara sokağa girdim ilerde pilav satan bir vardı zaten açıkmıştım annemden çaldığım para bana 1 hafta yeterdi pilavcinin yanına gidip" kolay gelsin pilav alabilirmiyim"dedim adam başıyla tamam anlaminda salladı pilavı doldurmaya başladı etraf gereğinden fazla sesizdi havada kararmaya başlamıştı " buyurun 15 TL afiyet olsun" tesekur edip parayi uzatim hem yiyip hemde yürüyordum sakin sakin pilavımı yerken yanımdan hızla geçen siyah bir bwm geçip ilerde durdu yerde biriken şu birikintisi üzerime fiskirmisti" hey ben senin süreceğini arabayı " arabanın arkasından söylene söylen duran arabanın yanına ilerledik arabada durmuştu heralde özü r diliyicek " nasil araba kullanmak bu böyle üzerimi hepsini islatiniz" adam bana garip garip bakıyordu tamam danışmanları böyle bakmisti galiba kıyafetim düzgün deyildi kafama koyduğum tülbent birlikte gerçekten ya dilenciye benzettiler yada çingeneler komik geldi biyan adam cami tamamını açıp para uzatıp AA harbi beni dilenci sanmış bu salak herif" burdan bi uçarım sana insan gibi özür dilersen anlarız dilenci deyilim para uzatıyorsun al paranı tövbe yarabbim " pilavını bitmişti çöpü adama fırlatıp geldiğim yönün tersine yürüdüm arkamdan geldiği belliydi araba sesi geliyordu araba yanımda durdu " hala hala ne istiyorsun kardeşim hem dilenci yerine koy hemde özür dileme aksam aksam başım iş açmayın valla bisi istemiyorum zaten ben gidiyordum "diyerek hızla koştum başka bir sokağa girdim nefes nefese kalmıştım " evemi döneyim bu gidişle sokaklarda kalırsam iki günde kalmaz ölüm çıkar "kendi kendime söylenirken bitane aynı arabadan yanima yaklasiyordu galiba adam mafya beni öldürmeden bırakmaz peşimi yaklaşan arabanın arka cami açıldı içinde bitan genc biri vardı " hanımefendi eyer yanlış anlamazsınız arabaya binermisiniz" haha dalga geçiyor benle galiba " tanımadığı birinin aracına neden bineyimki" adam hafif siritmisti" eyer binip tanışırsın tanımadığım birinin aracına binmiş olmazsiniz" bak doğru konuştu şimdi saçmalama aliana adam bildiğin gel paşa paşa bin bende seni kaçırayım diyor enayi burdan arkama bakmadan hızlı hızlı yürütmüştüm ama arabaninda sesi yaklasiyrdu " eyer londraya gitmek istersen seni goturebilirim" Bu cümle durmama yetmistii benim londraya gideceğimi nerden biliyor " siz benim londraya gideceğimi nerden biliyorsunuz dedektif falan misiniz" adam azonce yaptığı siritisi yapmisti" eyer arabaya binersen sana herseyi soylerim binmesesnde yarım saat sonra büyük ihtimale birilerinin eline düşersin ya olursun yada neyse geliyormusun " tabi tanımadığın sokaklara girersen boyle kinsanalrla karsilas sonrada seni korkutup tehdit etsin korkmuştum maalesef binmem gerekiyordu eski beni londraya götürürdü " ac kapiyi" dediğimde öndeki galiba şoförü kapiyi açmıştı bende binmistim" sizin beni kacirmayacaginzi ne malum" adam elindeki sigara paketini açıp uzatmisti " kulanmiyorum" diye terseledim kendine birtane cikarip içmeye başladı " aliana soygun doğduğundan beri şiddet gören sevgisiz büyütülen aile sevgisi görmemiş herseye mahrum kalan 18 yaşına yeni basmış ve burrdan kurtulmak için londraya kaçmak isteyen bir isin " beni resmen araştırmış adam bildiğin beni tanıyor ama ağır takılmam lazim" beni nasıl bukadar iyi tanıyorsun akrabam falanmisin" adını bile bilmedim admala benim olmayan hayatımla alakalı sohbet ediyoruz düştüğüm duruma bak " akraban sayılmıyor seni koruması altına almak isteyen birinin sağ koluyum diyelim bukadar bilgi senin için yeterli şimdi seni kacak yollarla londraya kaçıracagiz gelmek istiyormusun diye sormayacagim çünkü gelemek zorundasın burda kalırsan babanin sana planladığı şeyler hiç hoş şeyler deyil londrada bir mesleğin olucak ama bu sıradan bir meslek deyil, bu meslek için özel ve zorlu bir eğitimden geçeceksin seni bir yeni doğan bebekmis gibi tekrardan yetiştirecek eyiticekler suanlık bukadar bilgi yeterli sormak istedin bisi varsa sorabilirsin bu gece saat 3 :30 yol çıkacağız gemi aracılığıyla kaçak malarla beraber sende gideceksin " aklım durmuş durumda ben ne diyeceğimi bilmiyordum " beni tanıyan yani senin sağ kolun olduğun adamı kadınmış herneyse benim neyim oluyor yani beni nerden taniyor" adam bitirmiş olduğu sigarasını küllük gibi bir sey e koydu adam dediğim genç birisiydi hafif sarışın 23 yaşlarındaydi " şuan sana herhangi bir bilgi veremem ama gideceğin yerde sana kendini tanıtır zaten orada güvenli olacaksın şimdi geç oldu ama gitmeden önce gidip üstüne bisiler alalim" sesimi çıkarmamtım aklıma adını sormak gelmisti " adın ne " pat diye sormustum bana bakıp hafif gülümser gibi olmuştu ama eski ciddiyetini almisti " miraç başka sorun yoksa inelim geldik" nereye geldik miraç inmişti daha doğrusu şoför inip ona kapiyi açmıştı " hiçte havalı deyil" inmeden bi bakış i vardı galiba söyledim şey distan söylemiştim " neymiş havalı olmayan" ona bakip omuz silkerek " hiç elin var ayagin var kendin ine bilirsin neye adamı yoruyorsun senin kölenmi" diye söylemiştim " seni ilgilendirmiyor bu onun işi ve bunun icin maaş alıyor daha fazla konuşma kafamı ağrıtiyorsun biton isimvar birde seninle uğraşıyorum in cabuk" sona doğru sesi yükselmişti gerizekali aptal salak beyinsiz agg ağzıma geleni söylemek istiyorum aptal kendini ne sanıyor bu yaa" inerim sonusta elim ve agagim var senin gibi beyinden engeli deyilim kulana biliyoru kimseye gerek kalmadan " tamam sacmalami olabilirim ama ne yapıyım beyni olmayanların bunu bilmesin lazım bende üstüme düşen vazifeyi yaptı on neyinin oldmadigini belirtik kötulukmu yaptım bence hayır iyilik yaptım arabadan inince koskocaman daha önce hiç görmediğim büyük bir mağaza karismdaydi ve kapalıydı " heralde bu kapali olan mağazadan beyenip gözmu doyuracagiz " Bana ters ters bakıp:" mağaza benim kapatırdım oldumu daha fala konusam ağzını bantlarım yürü hadi " beni gözüyle yürümemi işaret etti ben yururken oda arkamdan geliyordu telefonunu cikarip birini aradi" ac" iki kelime sadece iki kelimeyle telefon görüşmesi ne şahit oldum emir verir gibi biranda mağazanın ışıklarının yanmasıyla irkildim harbiden iki kelimeyle mağaza actrdi gerçi sahibi oydu nasil biriyle karşılaştım ben " yürü icerde bisler bul işini halet hemen geç olmadan londraya gitmemiz lazim gemi kalkmadan " hayhay zaten ben de makineyim ona ters bakış atıp içeri girdim oda arkamdaydi etrafa göz atiyim derken baya büyüktü ben göz atana kadar sabah olurdu ama benlik bisi yoktu" kıyafet alacaksın bakmayacaksın dimi ne duruyorsun alsan üzerine bisiler " benle dalga geçiyor heralde " galiba senin kafanda bir yerde bir sorun var sence bana uygun bisi varmi burda hepsi açık kıyafetli bunların hiçbirini ben giyemem farkındaysan ben teseturluyum" kafasına yeni dank etmiş gibi gözleri parladı arkasını dönüp "2 saniyeliğine bekle ben bulurum sana " arka taraflar gidince peşinden gidiyordum bende kumas pantolon bolumune gidiyordu evet pantolon giyerim ama dar giymiyordum eline aldığı kumaş bir siyah pantolon kaldırdı ve siyah bir ceket getirmişti yani giyebilirim bunları " hm bunlar olur galiba açık deyil ama çok resmi gözüküyor ama neyse ver gidiyim giyeyim ama burda galiba salda yok çünkü salda alamiz lazim bu taktığım tülbent beni dilenci gibi gösteriyor " Bana bakıp geri başka yerler giti bende kabin olan tarafa gidip üzerimi değiştirdim kafamdaki annemin eskisiydi hep bunu takarım bana yeni vermezdi eskilerini verirdi isteyerek kapanmıştım ve ailem buna karşı gelmsiti özelikle babam ama annem fazla karışmadı kenisidee teseturluydu üzerime olmustu bedenimi nerden biliyordu cuk diye oturdu hayatımda ilk defa marka li ve yeni bir kıyafet giyordum galiba ağlaya bilirdim ama hayır ağlamak artık yasaklamaliydim kendime " giyindinmi al buna bir bak olur galiba fular gibi bisi fazlada anlamıyorum en büyunünü getirdim olmazsa basak bir yerden alırız " kapiyi açıp elindekini aldım siyah bir fularadi ve başımdaki tülbent buyuklundeyi onu katliyim düzgünce bağladım ve çıktım olmustu galiba " oldu mu oldu galiba galiba gidelim madem beni götüreceksin eyiticeksiniz taa londralarda karnım acıkmış bir yemek yesek güzel olur hadi gidelim o halde " diyip onu arkada bırakarak arabaya doğru yürüdüm arkadan gulme sesini duymuştum, bir restoranda yemeğimizi yedikten sonra uykum gelmişti saat kaç bilmiyordum heralde 1 falandır baya karanlık olmustu ben gözüm yavaştan kapanmıştı en son miracin sesini duymuştum " efendim evet yanımda yemek yedirdim şuan uyuyor hanfendi... tamambirazdan yol çıkacağız malar guvende merak etme ... görüşürüz." Birden silah seslerini duydum yerimden sicradim anons sesleri ve siren sesleri gelmişti " hemen durun yoksa ateş açmam gerekecek " neredeydim böyle boş bir depo gibi bisiydi ama yanalrda tabuta benzer tahtadan sandıklar vardı kapının açılmasıyla irkildim iceri mirac girmiştı telasl bir şekilde elinde de silahı vardı " sakın ol ve benle gel baskın yedik" elimi tutup beni arkasından sürükledi sandıkların kenarında bir kapı vardı onu açıp içine girdik yine boş bir odaydı ama burda bisey yoktu elimi birakip zeminde bisiler yapmaya başladı ve telefonu çaldı banabakip cebindeki telefonu ciakrip bana uzati " şu telefonu aç hapörlere ver cabuk" dediğini yaptım oda yerdeki bir tahta parçasını açtı " alo baskın yedik ben kızı alıp gemiden uzaklaşırım mallarıda ateşe vericez polislerin ellerine geçmemesi lazim kapatıyorum " karşı tarafı dinlemeden konuştu " kapat telefonu" kapatmıştım ve oda çıkardı tahtanın altında iki kişilik bir bot vardı galiba gemiden kaçmak için tasarlanmis zekiyceydi ayağıyla vurup botu denize bıraktığı zaman " gel çabuk gitmemiz lazım " elimi tutup beni aşağı birakti fazla yüksek deyildi oada binince usta bir şekilde kullandı ve son hızla gemiden uzaklaşmıstik polisler bizi görmemişti "Bana ne oldugunu anlatırmisin " diye soylemistim" tek kelime etmeni istemiyorum " birazda ilerledikçe sonra kıyıya gelmiştik " cabuk in şimdi polisler gelecek " botan kıyıya geçince bende yardımıyla geçmiştim ve yanımıza aynı araba gelmişti arabaya bindik miraç telefonu bende kalmıştı ona uzatim" al telfonun" diye söyledim bana bakıp elimdeki telefonu aldı bisiler yapıp kulağına hoturdu" gemiyi patlatın " ney içinde insanlar yokmuydu nası, patlatabiliyodu" sen ne dedini duydunmu içinde insanlar yokmu nasil patalta biliyorsun hicmj vicdanın yok" beni duymamış gibi yapıp bidaha telefonla konustu" gemide deyiliz şuan... tamam kzi yanımda ... evet patlatik gemiyi can kaybı fazla yoktur gemide 25 kişi vardı sorun olmaz ama malar tarfindan çok zarar yedik ... tamam biz yarın uçakla geliriz ...tamam bende " diyip kapati telefonu " azonce dedign doğrumu nasil rahat rahat soyelyebiliyorsunya 25 kişi öldü ne demek saçmalıyorsun indir beni şimdi benide öldürürsünüz senle gelmek istemiyorum ben indirin '" kapiyi zorluyordum kolumu iki el tutu " birdaha bana hesap sorma benim ne yaptığımı ve kimi öldürdüğüm seni ilgilendirmiyor tamamı ve sen zaten öldürmesi bile ölüden bir farkın yok b*k gibi hayata yasadigini bikiyorsun sen benim yanımdayken şükretmen lazım seni yeni bir hayata hazırladığımız için şimdi kes sesini ve uslu dur" ellerini çekip şoföre birkaç bi yari tarif edip koltuğa yalandı gözlerini yumdu. Bana dediği alf ağrıma gitmişti sakince yerime sinip cama taraf döndüm gözümden akan yaşları farketmemistim bile taki miracin sesini duyana kadar " lafım ağır geldiyse benim lafimla ağlayacak bir krekterdeysen londrada seni çok kötü bir eyitim süreci olucak gibi gözüküyor her lafın altında kalma herseye ağlama ağlamak zayıflıktir güçlü durmalisin. " Bende ona dönüp "Bazen ağlamak istemezsin ama gözlerin seni dinlemez. Birde doğru söylüyorsun ben doğru dürüst bir hayat yaşamadım mesela hayatımda hiç gülmedim ama sen bunu anlamazsın " bisi söylemesini istemedigim için gözlerimi kapattım.
Yöneldim gözlerinize baktım
Orda yansıyan bana baktım
Yalnızlığımı nasil anlayacaktim.
Arkadaşlar ilk bölüm biraz kısa oldu kusura bakmayın diyer bölümleri hem yazıp hemde duzenlemedeyim ve vaktim fazla olmuyor yazım hataları var biliyorum bu nedenle sizlerden özür diliyorum . Bölümü beyenmeyi ve en önemlisi yorum yapmayı unutmayın yorumlarınız düşünceleriniz benim için çok kıymetli.
Kapak konusunda kararsızım kitap kapağı ile ilgilenen varsa yardımcı olabilirim bana .
Yeni bölümde görüşmek üzere .
Aliana soygun bırakıyorum şuraya ileri bölümlerdeki hali

Asker kıyafeti nede çok yakışmış:)