تخطٍ إلى المحتوى

Heykel

الفصل 1 · قراءة 7 دقيقة

Heykel

الفصل 1

Açık arttırma

Bugün, üstünde uzun zamandır çalıştığım bir heykeli açık arttırmada satacaktım fazlasıyla heyecanlıydım evet diğer yaptığım heykelleri de açık arttırmada satiyordum ama bu başkaydı çok emek dökmüştüm akşam nasıl uyudum anlamadım bile

Kahvaltı yapmayı normalde pek sevmem ama bugün dinç olmalıydım hemen ballı ekmek yanına bir bardak süt ve peynir zeytin domates salatalıkları çıkarıp yemeye başladım kahvaltım bittikten sonra hemen hazırlanmaya başladım altıma bir tayt üstüme ise bana baya bol olan bir t-shirt geçirip saçlarimı da bir güzel tarayıp evden çıktım makyaj yapmadım çünkü açık arttırmaya yakın yapardım bunun için makyaj çantamıda yanıma almayı unutmadım.

Atölyeme geldiğimde yaptığım heykelin üzerini açtım ve arabam ile açık artırmanin olacağı yere götürdüm ortam çok kalabalıktı bu yüzden heykeli arka kapıdan içeri soktum ve resmi birşeyler giymek için soyunma odasına geçtim evden getirdiğim mor dekolteli elbisemi giydim makyaj olarak koyu bordo bir ruj rimel beyaz göz kalemi kontür ve tabiki farı da unutmadım makyajım bitince tekrardan sahneye geldim salonda boş koltuk yok denecek kadar azdı bu şekilde giderse onlarda bir beş dakikaya dolardı

Açık arttırma sonunda başladı fakat gözüme daha önce hiçbir açık arttırmada görmediğim bir adam çarpmıştı özelliklede herkesin aksine simsiyah giyinişi dikkat çekiyordu asıl önemli olan heykelle arasındaki benzerlikti tesadüflerle inanmam ama bu gerçektende garipti ben bunu düşünürken ışıklar daha da güçlendi ve heykel 10 bin dolar ile açık arttırmaya sunuldu git gide yükselen rakamlar 153 bin de durdu. Açık arttırmanın başından beri tek kelime etmeyen simsiyah giyinen adam gözlerimin içine baka baka sakin ve tok sesiyle 1 milyon dolar dedi insanların meraklı ve şaşkın bakışlarına rağmen o gözünü benden bir saniye ayırmadı ve mimiği bile oynamadı

***

Görevliler heykeli iceri götürüp paketlemeye basladı özenle paketledikten sonra gittiler bende heykeli alan adamı beklemeye başladım. Bir kaç dakika sonra heykeli alan adam yanında 3 kişi ile birlikte odaya girdi ve bana dönüp "Ben Yağız memnun oldum" dedi. Ben ise " Bende Efsun tanıştığımıza memnun oldum Yağız Bey" dedim ve selamlaştık arkasındaki adamlara işaret verip heykeli taşımalarini istedi ama biri Yağızın yanında kalmıştı Yağız tekrar bana dönüp "Abim Furkan" dedi ben "Memnun oldum Furkan Bey" diye karşılık verdim bir kaç dakika daha sohbet ettikten sonra gittiler gitmeden önce Yağız Bey heykelin ona benzediğini anlamış olacak ki "Bana özel yapsan bu kadar benzemezdi" diyince "Sadece bir tesadüf olmuş ben sizi ilk defa görüyorum" diyip yalandan gülümsedim. Onlar gidince burdaki işim bittiği için mor dekolteli elbisemi çıkarıp tekrardan tayt ve bol t-shirtümü giydim eşyalarımı toparlayıp arabama binmek için otaparka indiğimde ise Yağız Bey ne olduğunu bilmediğim bir sebepten dolayı yanındaki adamlara bağırıyordu biraz kulak misafiri oldugumda ise "adamı nasıl kaçırırsınız" diyordu gercekten bu adam ya deliydi yada bir iş çeviriyordu. Başımı belaya sokmak istemedim ve sakince arabama binip eve dogru sürmeye başladım.

***

Arabamı garaja park ettim evim müstakil olduğu için garajı vardı evimin kapısını açtım iceri girdim hemen beni kuzenim Nisa karşıladı "Ee nası geçti bakalım açık arttırma" nerden başlayacağımı bilemediğim için olanları başından başlayarak anlatmaya başladım "Şimdi herşey iyi atölyeye gittim aldım heykeli götürdüm açık arttırmanın olcağı yere salon dolup taşmış zaten neyse sonra açıldı 10 bin dolardan 153 bin dolarda durdu sonra hiç görmediğim simsiyah giyinmiş bi adam gözlerimin içine baka baka 1 milyon dolar dedi adı Yağızmış birde söyle birşey var heykel ile Yağız o kadar çok benziyorki gören ona bakarak yaptım sanar birde bana öyle bir bakıyorki sanki bakışları beni deldi geçti o derece birde abisi varmış Furkan son olarak bana gitmeden heykeli bana özel yapsam bu kadar benzemez gibi birşey dedi ve piç gülüşü attı dedi bende tesadüf diyip geçiştirdim" Nisa şok olmuş bir şekilde bana baktı ve "Kızım adam sana tutulmuş nası anlamadın" ardına birsürü soru sıraladı "Soruların bittiyse yemek yiyelim Nisa" dediğimde anında sustu ve yemek yemek için mutfağa geçtik sofrayı kurduk ve yemeğimizi yedik ve içeri geçtik.

***

Televizyonu açıp film izlemeye karar verdik film için mısır patlattık ve bir kaç abur cubur getirdik ve filme başlamıştık filmin adı 'Alaca Karanlık' ve konusuda bir kızın bir vampire aşık olmasıydı ve aşkı için herşeyden vaz geçer gibiydi insan aşık olunca gerçekten herşeyden vaz geçermiydi? Pek sanmam yada bilmiyorum hiç aşık olmadım galiba filmi izledik ve bitti bence güzel bir filmdi bulaşıkları da toplayıp makineye yerleştirdikten sonra biraz daha Nisayla sohbet edip uyumaya karar verdik saat 2.30 olmustu yatarken son olarak bir instagrama gireyim dedim ve herkes tebrik mesajları mesaj kutumu doldurmuştu herkes Yağız Beyin 1 milyon doları sakinlikle ve rahatlıkla söylemesini ve ne kadar başarılı ve ünlü bir insanın duyulmamış bir heykel traşdan heykel almasını anlamıyordu.

Duyulmamış bir heykel traş olduğum doğruydu ama bence çok başarılı bir heykel traştım sadece daha yüksek yerlere gelip ismimi duyurmam gerekiyordu ama ben bunun için daha erken olduğunu kendimi daha fazla geliştirmenin yollarını bulmayı düşünüyordum. Ayrıca orda bu kadar başarılı ve ünlü biri diyordu Yağız Bey gerçekten ünlümüydü? Kafam allak bullak olmuştu gerçekten ünlüyse niye adını hiç duymamıştım daha soy adını bile bilmiyordum ama şuan bunları düşünücek halde bile değildim fazlasıyla yorulmuştum göz kapaklarımı açık tutmakta bile zorlanıyordum telefonumu şarja taktım ve uykuya daldım

***

Sabah uyandığımda kendimi çok dinç hissediyordum erken de yatmamıştım Nisa zaten uyanmıştı normalde çok geç kalkardı ama bugün erken uyanmıştı güne garip başlasam da kahvaltının tadını çıkarmak için sofraya oturdum tam o sırada zil çaldı. Gelen kargoydu ve oldukça da büyük bir paketti,paketi sürükleyerek içeriye götürdüm. Paketi açmak için Nisadan makas istedim. Paketi açtığımda ise içinde bir heykel vardı. Heykeli paketten çıkarıp bakınca fark ettiğim ilk şey bana çok benzemesiydi hatta tıpa tıp aynımdı. Pakette bir not veya bir isim yazmıyordu bunu sonra düşünürüm diyerek heykeli incelemeye başladım. Heykel ile bu kadar çok benzememize Nisada çok şaşırmıştı. Kulağı,gözü,saçları gerçekten aynımdı.

***

Heykeli salonun güzel bir köşesine yerleştirdikten sonra aç olduğum için çokta sorgulamamaya karar verdim büyük ihtimal annem veya babam göndermiştir diye düşündüm ve kahvaltımı bitirip atölyeye gitmek için hazırlanmaya başladım. Üstüme siyah bir crop altıma ise kargo pantalon giydim hava düne göre daha soğuk ve yağmurlu olduğu için deri ceket aldım saçlarımı at kuyruğu yapıp hafif bir ruj sürdüm ve çantamı alıp botlarımı giydim. Evden çıkıp arabama bindim arabam oldukça kirliydi ama yıkatacak zamanım yoktu hızlıca arabaya binip sarkı açtım,şarkı dinleyerek atölyeye geldim ve eşyalarımı bıraktım bugün yeni bir heykele başlayacaktım. Önlüğümü giydim ve malzemelerimi hazırladım. Bir Yunan tanrısı olan Zeus heykelini yapacaktım bu belkide aylar sürebilirdi ama değermiydi sonunda görecektik. Heykelin az bir kısmını bitirdikten sonra neredeyse akşam olmuştu hızlıca ortalığı topladım ve eşyalarımı da toplayıp eve geçtim. Eve geldiğimiz anda Nisa heyecanla "Hadi Efsun çabuk hazırlan clube gidiyoruz" dedi bende "Benimde bi heyecana ihtiyacım vardı çok sıkılmıştım" dedim ve vakit kaybetmeden hazırlanmaya başladım üstüme siyah yırtmaçlı ve göğüs dekoltesi olan bir elbise giydim saçlarımı hızlıca maşaladım siyah bir far ile gözlerime buğulu görüntü verdim ve son olarak kırmızı mat bir ruj sürdüm ayakkabi olarak ince topuk,topuklu bir siyah ayakkabı seçtim takılarımı taktım ve Nisanın yanına döndüğümde Nisa çoktan hazırlanmıştı Nisa "Nehir ve Sudeyi de alıyoruz bu arada unutma" dedi bende hiç itiraz etmeden kafa salladım ve arabaya bindik

***

Sude ve Nehiri aldıktan sonra cluba doğru sürmeye başladım Sude Nehir ve Nisa gerçekten çok güzel olmuşlardı. Clubun önünde durduğumuzda gerçekten çok büyük bir mekan olduğunu anladım içeriden ışıklar ve sesler yükseliyordu içeri girmeden kızlara "Çok içmeyin ve bir olay olmasın lütfen" dedim çok içmeyin konusuna itiraz etseler de tabiki de kabul edip içeri girdik bar bölümüne gidip oturduk ve hafif bir içecek söyledik içeceklerinizi içtikten sonra dans etmeye başladık. Deli gibi dans ediyorduk dans etmekten artık ayaklarımızın çıkacağı anda oturmaya karar verdik oturduğumuzda Sude bana dönüp "Şu çocukta seni kesiyor ha" dedi ve güldü bende dalga geçerek "Yoksa şu çocukta senimi kesiyor ha" dedim ve güldüm ama Sudenin gösterdiği çocuk gerçekten beni kesiyor olacak ki olduğu masadan kalktı ve bizim masamıza doğru gelmeye başladı. Aşırı rahat bir şekilde bizim masamıza oturdu ve bana dönüp sanki normal birşey yapıyormuş gibi "Ben Alper" dedi ve elini uzattı. Kızlar bana dönüp sanki adamın elini tutmasam öldürecekmiş gibi baktıkları için yavaşca "Bende Efsun memnun oldum" diyip selamlaştıktan sonra hızla elimi çektim tanımadığım bir adama daha fazla dokunmak istemiyordum. Adam kızlarla sohbete başlayınca onlara ayak uydurmak için sohbete dahil oldum ama adam benle konuşurken yüzüme değil göğüslerime bakıyor gibiydi. Bundan fazlasıyla rahatsız olmuştum bunun için tuvalete gidiyorum diyip masadan kalktım.

Dışarı çıkıp hava almak istedim clubun önüne çıkıp oturmaya başladım 5-10 dakika daha oturduktan sonra gine simsiyah giyinmiş bir adam hızla arkasında adamlarla içeri girdi bende üşüdüğüm için kızların yanıma gitmiştim ve lanet adam hala oradaydı kızların yanına giderken deminki gördüğüm adama daha dikkatli bakma şansım oldu. Dikkatli baktığımda ise bu kişinim Yağız Bey olduğunu farkettim bu adamin giyecek siyahtan başka rengi yokmuydu?

Biraz kısa oldu ama diğer olayları diğer bölüme sakladımm>

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.