Seeelaaamm okuritolarıımm nasılsınızz sizi çok bekletmeden hemen bölüme ışınlıyorum. 1…✨ 2…✨ 3…✨ Dıkşııınnn…✨ Sevmediğin ot burnunun dibinde bitermiş. “Ne işin var lan senin burada.” Evet ben gayet kibar biriyimdir. “Sanada merhaba junior soylu.” “Ne diyosun sen be.” Asansörün kapıları kapandı ve on katlı binadan en yukarıya doğru çıkmaya başladı. İkimizde tek kelime etmiyorduk ki bir anda asansör durdu ve ışıklar kapandı. “Neler oluyor?” “Ne o korktun mu soylu.” “Kes sesini kuzgun.”Asansörde kalmıştık ışıklar yoktu ve ben karanlıktan gerçekten çok korkuyordum en kötüsü ise bora kuzgun tam yanımdaydı. Hemen telefonumu çıkartıp ablamı aramaya çalıştım ama telefon çekmiyordu. “Hay sikeyim böyle işi.” Diye homurdandım. “Abartma soylu yemem seni merak etme.” Ses aşağı taraflardan geldiğinde onun ne ara oturduğunu sorguladım bende onun karşı tarafına geçip oturdum tam dizlerimi kendime çekecekken elbisemin kısa olduğunu hatırladım ve ayaklarımı uzattım. “Ee soylu anlat bakalım nasılsın.” “Bu seni hiç alakadar etmez.” Alaycı bir şekilde güldü. Rahat bir şekilde oturamadığım için yerimde huysuzca kıpırdandım. “Off ne zaman çıkartacaklar beni.” “Yalnız biz burda iki kişiyiz.” “Yani ne yapayım.” Tekrardan yerimde kıpırdanınca karanlıktan bir ceket görüş alanıma girdi ve yüzüme fırlatıldı. “Hayvan herif.” Diye homurdandım, bacaklarımı kendime çektim ve hemen ceketi üzerine attım. Rahat oturmanın verdiği huzurla derin bir oh çektim ama hâla karanlık yüzünden huzursuzdum. Aklıma gelen fikirle telefonuma uzandım tam elime alacaktım ki telefonum karanlıkta sürüklenmeye başladı. “Noluyo lan.” “Hep böyle kibar mısındır Soylu.” Dedi alaycı bir sesle. “Telefonumu ver kuzgun yoksa-” “Yoksa ne soylu ablana mı şikayet edersin ha.” Kendime hiç düşünme fırsatı vermeden karşı tarafa doğru atladım ve bingo! Tam olarak boranın üstündeydim. Artık siyah saçlarını, hafif çıkmış sakallarını, kömür karası gözlerini ve dudaklarındaki alaycı sırıtışı daha iyi görebiliyordum. “Bir daha söyle kuzgun, söyle seni tam şuan geberteyim.” Uzun tırnaklarımı boğazına dayadım. “Hemen yap bunu durma intikamınızı al ama unutma küçük soylu senin elinde ölmeyi yeğlerim.” Dedikleri karşısında şok olmuştum. “S-sen ne diyorsun be.” “Ben gayet açık konuştum soylu seninde anladığını ikimizde biliyoruz.” “Pislik herif.” Diyerek ona tokat attım bu tokadı beklemediğinden olsa gerek afalladı ve kafası omzunun üzerine düştü. “Ula seni gebertmezsem baa da Selin Soylu demesunlar.” Karadeniz şivem de geldiğine göre gerçekten sinirliyim demektir bu bizde genetik aslında babamda ablamda hepimizde bu özellik var. Ben sinirden delirirken o birden gülmeye başladı evet gülmeye başladı. “Ula ne dema güliysun ayı mi oynatayruk da.” Ben konuştukça gülmeye devam etmesi gerçekten çok sinir bozucuydu. “Şivene gülüyorum selin soylu.” Pardon, sen benim şiveme kurban ol köpek. “Fuşki yiyenun uşağı.” Dediğimde gülmesi biraz olsun kesilmişti.“Daha önce bu kadar güzel şive duymamıştım gerçekten.” “Ne?” Dedim ani gelen iltifata karşı. “Üzerimden kalkmayacak mısın, soylu ha kalkmak istemezsen benim için sorun yok.” Daha az önce söylediği şeyi sindiremediğim için son söylediklerini idrak edemedim. Tam idrak etmiş kalkıyordum ki asansör bir anda aşağı düşmeye başladı bende korkuyla çığlık atıp boranın boynuna sarıldım, ben sarılınca bunu beklemediği için biraz gerilmişti ama daha sonra kollarını sırtımda hissettim.Yaklaşık bir dakika sonra asansör durdu ve kapılar açıldı.————————————— Hera’dan Selin odaya daha gelmemişti bende eşyalarımı toplamış masamda oturuyordum. Kapı tıklatıldı verdiğim gir komutuyla içeri asistan kız girdi.“Hera hanım hemen gelmeniz gerekiyor Selin hanım Bora Kuzgunla asansörde mahsur kalmış.” Dedi telaşla “Ne?” Ayağa kalkıp askılıkta ki ceketimi giydim ve asistan kızla birlikte dışarı çıktık merdivenlere koştum ve on katlı binanın en alt katına kadar inmeye başladım. Aşağı kata geldiğimde ayaklarım nerdeyse yok gibiydi çok yorulmuştum, asansörün olduğu kısma doğru giderken ilk gördüğüm yüz Doğu Kuzgundu o da kuzeni borayı bekliyor olmalıydı. “Neler oluyor burada?” Çalışanlardan biri hemen yanıma geldi çok telaşlı görünüyordu sanırım çekeceğim azardan korkuyordu.“Hera hanım gerçekten kusura bakmayın küçük bir aksaklık yaşanmış ama hemen halediyoruz.” Otoriter bir sesle konuştum. “Ben onu bunu anlamam müdür kardeşimi sapasağlam getirmezsen olacaklara karışmam.” “Hemen efendim.” Dedi titreyen sesiyle, kardeşime bişey olursa ilk onları sonra kendimi öldürürdüm. Dakikalar sonra beni izleyen bir çift göze döndüm sanki boranın yukarda kalmasına hiç üzülmüyormuş gibi bakıyordu. Hiç muhattap olmak istemesemde yanına doğru yürüdüm. “Bu işte senin parmağın varsa- ” “Ne zamandan beri kendi şirketinin teknolojik arızalarını benden biliyorsun Soylu.” “Bu günden beri.” Sinirden yerimde duramıyordum artık ilk dakikalardaki gibi sakin değildim aksine çıplak elle herkesi boğabilirdim. “Acele etsenize ne bu aylaklık size bunun için mi para ödüyorum ben.” Diye bağırdım, o sırada kapıdan içeri sufi girmişti, hemen yanıma geldi. “Hippa sorun ne? Neler oluyor?” “Sufi selin asansörde kalmış hemde Bora Kuzgunla.” “Hassiktir.” Yaklaşık yarım saattir olduğum yerde sinirden dört dönüyordum, herkese emirler yağdırıyordum sonunda müdür yanıma gelip. “Hera hanım sorun halloldu birazdan asansör harekete geçecek.” “Sonunda.” Asansör hareket etmeye başladı ve birkaç dakika onu bekledik. Kapılar açıldığında hiç görmek istemediğim bir görüntüyle karşı karşıyaydım. Selin Bora’nın kucağında ve ona sarılmış haldeydi. Selin hemen bora dan ayrıldı ve ayağa kalktı, borada aynı şekilde ama daha rahat ayağa kalktı. Selin yanıma koştu ve “Ablam.” Diyerek bana sarıldı. “Bu konuyu sonra konuşacağız.” Dedim yutkunduğunu hissettim ve “Sen iyi misin yara aldın mı?” Sarılmaya son verip onu incelemeye başladım. “Merak etme ben iyiyim.” İçimi rahatlattıktan sonra herkese dağılmasını söyledim. “Kuzgun bir daha mekanıma habersiz gelme.” “Niye hazırlık mı yapacaksın Soylu?” “Seni ilgilendirmez, şimdi defolun burdan.” Daha fazla tartışmanın mantıksız olduğunu anlayınca çıkış kapısına doğru ilerlediler. “Hadi yürüyün artık daha fazla burda durmayalım.” Sufi ve Selinle birlikte eve doğru yola çıktık… ——————————— Seeeelaaamm Bölümü nasıl buldunuzz umarım beğenmişsinizdir Birazcık uzun bir ara oldu ama sonunda kavuştuk💕 Selin ve Bora’ nın uyumlarıı Sizce bu düşmanlık kaç bölüm sürer?? Yorum yapmayı ve aşağıdaki küçük kalbe dokunmayı unutmayıın Seviliyorsunuz… Görüşürüükkk…✨
Kitappad: veraaammm
Vavelya: veraaammm