Skip to content

Fear

Chapter 16 · 2 min read

Fear

Chapter 16

Kimin hayali, kimin umrunda. /Kimin hayatı, kimin umrunda

BÖLÜM 16

HAYALLERİME YAKIN

GERÇEĞE UZAK

-SİNCERE IN ANLATIMIYLA-

Çook uzun zaman önceydi. Ben daha bebektim belki 2 aylıktım. O zamanlar bizim durumumuz biraz kötüydü. Eve zor ekmek alırdık. Biz Japonya nın en fakir köyünde yaşardık. O zamanlar bana bile zor yemek bulurlardı. Ben 3 yaşıma girince annem ortadan yok oldu.

Babam bana bakmaya başladı. Babam çok mutsuzdu. O kirli sakalları toprak içindeki yüzü ile duygusuz bir şekilde çer çöp yediğini gördüğümde o yaşta bile çok üzülürdüm.

Sonra bir gün otururken birden sirenler çalmaya başladı. Polis sirenleri. Sonra kırık tahta kapımızı yerle bir edip eve girdiler. Tam hatırlamıyorum Siyah maskeleri vardı. Öyle korkmuştum ki yırtık peluş ayıma sarılarak babamı bağırışlar arasında götürdüklerini hatırlıyorum.

Peluş ayımın kulağını ağzıma sokmuş ağlıyordum. Sonra herkes çıktı ve evde sadece ben kaldım tabi ona ev denirse artık o benim için travmalarla dolu bir malikane idi. Malikaneyi zaten biliyorsun o hep araştırdığın. Aslında malikane bizim değildi zaten terk edilmişti ve çok pisti ama biz yinede mecburen orada yaşardık. Babam gittikten sonra korkudan hareket edemiyordum. Ayıcığımın kulağını ağzımdan çıkarmıyordum çünkü bana güvende hissettiriyordu. Daha küçücüktüm.

Anlıyor musun daha 3 yaşında annesizliği yaşadım 3 yaşındaydım daha sadece ÜÇ…

Sonra babamı aldılar götürdüler benden uzaklara orada kaldım öyle tek başıma.

Aklımdan çıkaramıyordum babamın haykırışların bağırmasının kendini kurtarmak istemesinin nedeni aslında beni bırakmak istememesiydi.

Ben ise ne yapacağımı bilememiştim tam ayağa kalkacaktım ki bir maskeli adam beni yere attı. O an her yere çarpmış yüzüm kanlar içindeydi ama ben umursamıyordum.

Ne yapacağımı bilmiyordum şaşkına dönmüştüm ağlayamıyordum bile ağlamaya gücüm yetmiyordu yere yatmış kanlar içindeyken tek gördüğüm ve hatırladığım babamı oradan sürükleyerek çıkardıkları.

Sonra sayıklamaya başladım babamı.

Ve gözlerim kapandı kalbim bu olanları kaldıramıyordu ve uyuyakaldım…

*Yazarın anlatımıyla*

O an Fear dayanamayıp Sincere’a sarıldı.

Özür dilerim dedi Fear duygusuz bir şekilde.

Sincere ağlıyordu ama Fear’ın sadece içi acıyordu. Üzüntüsü dışarı hiç vurmuyordu. Koca bedeniyle siyah kazağını altında öylece ağlayan Sincere’a sarılarak ona güç vermeye çalışıyordu. Aslında sarılmak ona iğrenç gelirdi ama o an ona sarılmalıydı. Ona güç vermeliydi. Ve artık biliyordu ilk defa koruması gereken biri vardı ve ona gerçekten değer veriyordu. Gözünden o an bir yaş damlar gibi oldu ama yaş akmadan yanağında kurudu gitti. Fear hiç ağlamamıştı, doğduğunda bile ağlamamış ve ilk baş onun ölü olarak doğduğunu düşünmüş doktorlar. Şimdi ise kendini kötü hissediyordu. Ama kendisi için değil, Sincere için, arkadaşı için, dostu için…

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.