تخطٍ إلى المحتوى
Kami

Falling Star

روايةمستمررومانسي

"Falling star festivali için bir şekerleme ister misiniz" Umursamaz bakışlar. Ahhh. Ne kadar itici insan formları. Birkaç şekerleme alsalar ölürlerdi sanki. Yeteri kadar bağırmıyor muydum? Yada daha yüksek yerler bulmalıyım. Garip şapkam ve festivale uygun kostümümle yeteri kadar dikkat çekmeyi ummuştum halbuki. "Pekii, belkide daha etkili yöntemler bulmayımdır" Adımları yaşına rağmen hala bu festivale inancı olduğunu gösteren ve en az benim kadar dikkat çekmek için garip giyinmiş yaşlı adama doğru çevirdim.Bu haline reğmen hala dilek dilemesi içimi ısıtıyordu. "Üzgünüm, Bayım galiba bu bana ait" Dememle mikrofonu aldığım gibi arkama bakmadan kalabalığa karışmam bir oldu. Nee! Amacımın o bunağa yardım etmek olduğunu düşünmediniz herhalde. Peki. Plan işe yararsa ona da yardım ederim. Gözlerim Herkesin beni görebileceği bir yer aradı.Sesimi duyurmam için sadece ödünç aldığım binevi-zorla beş dakikacık el koyduğum- mikrofan işe yaramazdı. Yeşil Heykel. Tabi ya. Bu Elbise ve Şapka kendini birtek burada belli ederdi.Yada öyle umuyordum. Son sürat Yeşil Heykele doğru koştum. Heykel üç basamaktan oluşuyordu ve üçüncü basamağın sonunda heykelle karşılaşıylrdunuz. Heykel genel olarak ülkemizin güzellik tanrıçası olduğuna inanılan kadının çuplak bütün bölgelerinin sarmaşıklarla kaplanmış bir şekilde olmasını ve elinde birisi saplam diğerinin ise çürük olduğu iki kova tutmasından oluşuyordu. Sağlam olan kova barışı Çürünk olan kova ise savaşı temsil ederdi. Bu heykelin yeşil olması ülkeyi temsil ettiğigibi biz satirlerin savaş veya her hangi bir saldırı olduğunu bu heykelden anlardık.Eğer savaş varsa tanrıçanın çürük kova tutan eli bütün kasabanıngörebileği bir şekilde havaya kalkardı. Ve heykel çok büyüktü. Benim beş altı katım kadardı. Ne tanrıça ama. Heykeli zor bela da olsatırmanmıştım ve tam önünde üçüncü basamaktaydım. Mikrofonu elime aldım ve bağırmaya başladım. "Tıpkı Falling Star gibi sıcak ve tutkulu aşklarınızın, zarif ve arzulu öpücüklerin için biraz şekerleme almak ister misiniz" Bana çevrilen bakışlar. Pekala galiba işe yarıyordu. Sonunda etrafıma daha dikkatli bakınca odak noktasının ben değil heykel olduğunu anladım. Bir çığlık. Upppss bu iyi birşey değil. Heykelemi zarar verdim. Sarmaşıklara. Başımı geriye doğru atarak arkaya doğru döndüm. Sikerler. Kova yukarıdaydı. Fakat sorun sadece kova değildi. Elfler. Ormandan bize doğru gelen bir sürü elf vardı ve bu kovadan da kötüydü. "Asırlık saldırı. " Ne! "İmkansız kasaba korumada" Gözüm kalabalıktan tekrar ormana çevrildi. Heykelin üstünde bir haraketlilikgörünbaöşım yukarıya çevrildi. Nefesimi tuttum. "Kimsa kıpırdamasın. Melezi istiyoruzNefesimi verdim.

الفصل
0
قراءات
0
إعجابات
0
التقييم
—
قيّم العمل

أعمال مشابهة