Bir varmış bir yokmuş...
Eski zamanlarda bir kelebek varmış. Mavi kanatları, uzun gövdesiyle herkesi büyülüyormuş. Bu kelebek çok özgürmüş, etrafta özgürce uçan ordan oraya konan, kasabanın sevdiği bir kelebekmiş. Ama ondan nefret eden deve benzeyen bir adam varmış. Kasabadaki herkes ondan korkarmış. Bu kelebek bir gün özgürce uçarken o dev adamın evine konmuş. Adam bunu görünce sinirden kelebeği yakalamış. Kelebek ne kadar özür dilerse dilesin adam onu esir tutmaya devam etmiş. Kelebek bir gün kaçmayı denemiş ama kafes o kadar küçükmüş ki kanatlarına zarar gelmiş. Kelbek uçamadığı için birkaç gün içinde ölmüş kasabada duyan herkes üzüntüye bürünmü. Kelebek kendi sonunu kendi yazmış. O rahatça yaşadığı özgürlük onun sonu olmuş. Ne kadar özgürse o kadar tutsaymış.