Sabah olduğunda uyanıp biraz yatağımda debelendim, tamamen uyandığımda ise ayağa kalktım ve etrafı inceledim yatağın ayak ucunda duvara yaslı olan kitaplığı incelemeye koyuldum.
Ersyius tarihi adlı bir kitap ilgimi çekti.
Kitabı raftan çekmemle etrafın toz duman olması bir oldu. İçeri dün boğazıma bıçak tutan çocuk girdi. Kapıyı açıp kapıyla sürüklendiği ve geri toparlandığı sırada gülmemek için kendimi zor tuttum...
Tutamadım ve kahkayı patlattım
Kolunu kapıya dayayıp bişey olmamış gibi davrandı ve kitabı elimden alıp arkaya doğru fırlattı
"Kahvaltı hazır"
Kitabı fırlatmasına şaşırırken kolumdan tutup beni odadan çıkardı.
Uzun bi koridordan sola doğru ilerlerken
"Adın ne senin?" Diye bağırdım hızlı hızlı.
"Zione" diye bağırdı ikimizde nefes nefese koşarken.
Benim adımı soramayacağını biliyordum çünkü adım dahil kendim hakkımda hiçbirşey bilmiyordum. Anılarımın hiç birini hatırlamıyordum.
Sonunda mutfağa geldik.
"Burnuma şimdiden güzel kokular" gelmeye başladı"
Cevap vermedi. Biraz yürüdükten sonra genişçe bir mutfakla karşı karşıyaydık
İçeride Lilth ve sevgilisi oturmuş mutlu mutlu yemek yiyolardı
Küçük daire bir ahşap masada karşı karşıya otumuş, bizim içinde iki sandalye ayarlamışlar.
Zione'yle aynı anda masaya oturduk ve yemek yemeye başladık.
Yemekler çok lezzetliydi önce bir tost, salata, peynir, zeytin derken yemek bitti .
Lilth, sevgilisine dönerek"çok lezzetliydi" dedi memnun bir sesle. Mutlu gözüküyordu...
Zione, Lilth'in sevgilisine dönerek "cidden Ares çok lezzetli" diyerek kendi tabağındaki son lokmayıda ağzına attı.
Ares mi? Ares. Doğru duydum.
Soru sorarcasına "Ares?" Dedim.
"Doğru onu tanıştırmayı unuttum"dedi lilth.
"Bu Ares kendisi benim beş yıldır..." devam etmedi. Sevgilisine baktı ve onay aldı
"bu benim beş yıldır sevgilim. Genelde çok konuşmaz ama sıcak kanlıdır."
"Memnun oldum" elimi uzattım.
Elimi hızla yakaladı"bende".
Nerede olduğumu kim olduğumu çok merak ediyordum artık. İlk başlarda çok sorgulamasamda uyumadan önce içimdeki merak duygusu iyice artmıştı ve artık bir şeyler yapmam gerektiğini düşündüm
"Dün sorduğum sorluların cevabını hâlâ vermediniz"
Hepsi birbirine baktı ve Lilth atıldı, "bugün uzun bi yolculuğa çıkacağız gideceğimiz yere vardığımızda öğreneceksin"
Tatmin olmamıştım. Hâlâ içimdeki merak duygusu sönmedi sanki içimde bir canavar vardı ve beni içten içe yiyip bitiriyordu. Yine de ne kadar erken gidersek o kadar kolay öğreneceğimi düşünerek;"Ee ne duruyoruz o zaman hazırlanın" Lilth yutkundu. Birbirlerine bakarak başlarıyla onayladılar. Tedirgin görünüyolardı.
☆
Güneş ağaçların arasına saklandı, Ay toprağa veda etti. Ve biz hâlâ yola çıkamadık. Çünkü Zione hâlâ salyangoz yemlerini bulamamıştı, evet salyangoz. Garip bi çocuktu Zione. Uzundu. Tamam biraz fazla uzundu hatta sırık gibiydi. Biraz inceyi ve birazda sakardı ama zekiydi, bunu görebiliyordum.
Ben düşüncelere dalmışken lilth'den bi ses geldi "hadi hazırız" bunu duymuştum. Belki ismimle hitap eder diye düşünüp bekledim, beklememle kaldım. Yanlarına gittim "hadi seni bekliyoruz"
Bu sefer konuşan Ares'di.
Tam cevap vericekken Zione'dan iniltiyle karışık garip sesler çıktı. Sesin geldiği yöne baktığımda muhtemelen eşyaları taşımak için alınan atı gördüm üç at vardı ve Zione bir atın üzerine eşyaları yüklemeye çalışıyodu "ne aldınız bu kadar ağır" diye sordum ve zionenin yanına doğru yürüdüm .
Sırtındaki ağırlıkları aldım ve atın üzerine koydum. Ağır değildi, binlerce katını kaldırabilirdim.
"Zargana" diye söylendim sessizce.
Lilth seslendi "Zione'yle siz gidin biz Ares'le gideceğiz"
Gerçekten mi, lilthle gitmek varken Zioneyle mi gidecektim? Saçmalık.
"Ciddi misin sen? Seninle birlikte gidebiliriz" dedim
Lilth cevaplayacakken Zione'nin sesi geldi "Yemem seni. Korkma"
Arkamı döndüm çocujça bir hareketti evet ama, dil çıkardım. Zione gözlerini devirdi ve önümü döndüm. Tam Lilth'le konuşacakken sağ omzumda bir el hissettim "yada belki de yapabilirim" fısıldayarak konuluyodu ve konuşmasından güldüğü anlaşılıyordu
sol elimle sağ omuzumdaki eli tuttum, elimi ileriye doğru çektim arkamdaki her kimse bana yaklaşmıştı. Eş zamanlı olarak sağ dirseğimi bi silah olarak kullanarak hızla arkamı döndüm. Olan oldu dirseğim adamın burnunu hedef almıştı topallayarak geriye düştüğünde anladım ki o Zione'ymiş
Burnundan kanlar akıyodu. Sol başparmağıyla ne kadar kanadığına bakmak için burnuna bastırdı. Hemen yanına eğildim "çok özür dilerim sen olduğunu bilmiyorudum" mahcup oldum. Utanarak "canın çok acıyormu"
"Yok yok sorun yok alışkınım ben" diyerek yatıltırdı Zione. Tatmin olmamıştım. Hemde hiç
Elini indirdim. Elimle burun kemiğini sıvazlayarak kırık olup olmadığını anlamaya çalıştım Zione sırıtıyordu "endişeleme, sorun yok" dedi ve tutup elimi indirdi. Elimi setçe çektim "daha düzgün kırayım mı? Kaşınıyosun"
"Tamam tamam sakin"
Lilthe döndüm ve "gerekirse yürürüm ama bununla yolculuğa çıkmam" dedim.
"Tamam tamam" dedi lilth "Ares sen Zione'yle git biz lilthle gidelim" Ares başıyla onayladı ve diğer atın yolunu tuttu.
Yola çıktık
Acaba yanımdakilere fazla mı güveniyorum? Gerçi, güvenmesem de kendim hakkımda pek bi fikrim yok ve hiçbişey hatırlamıyorum güvenmeyip ne yapacaktım ki ayrıca güvenilir insanlara benziyolar. Lilth onların annesi gibi ama sanırım Ares Lilthden büyük.
Ben düşüncelere dalmışken Lilth seslendi. Arkasını tam olarak dönemiyordu "yol neredeyse bitti kendini toplasan iyi olacak" sahiden de birkaç dakika gittikten sonra yol bitti. Ama etrafımızda sadece bir çeşme ve biraz ileride minik bi kasaba vardı. Atlardan indik. Zione bacaklarını esnetirken "işte geldik" dedi ve çeşmenin arkasına geçti. Belinden yukarısı görünüyordu. Eğilip bir kapak açtı ve içine atladı. Ben şaşkınlıkla bakarken peşinden Ares atladı ve Lilth elimden tutup beni çeşmenin arkasına götürdü, aşağısı sislerden gözükmüyordu. "üç diyince atla" dedi "bir, iki..." beni içeri itti yere çakılacağımı üşündüm ama aşağıda bir minder vardı. Mindere çakıldım. Çokta bişey değişmedi. Zione beni elimden tutup çekti ve tam o anda mindere Lilth atıldı o ayakta durmuştu beni ayağa kaldırıp "Ucuz atlattın" dedi Zione ve elimi bıraktı. Lilth yanıma yaklaştı ve ellerini iki yana açtı.
"İşte sorularının cevabı"