تخطٍ إلى المحتوى

EFSUNLU AŞK

الفصل 40 · قراءة 8 دقيقة

EFSUNLU AŞK

الفصل 40

40

Son gezi günümüz bittiğinde ne kadar bayılsam da bende bitmiştim. Çünkü feci yorulduk.

-"Liya ?"

Kendimi attığım yatakta doğrulup banyodan seslenen Atahan'a cevap verdim.

-"Efendim ?" diye seslendim.

-"Telefonumu şarja koy lazım."

Şarjı biten telefonunu pantolonundan çıkartıp bavuldan aldığım şarj aletiyle fişe taktım. İkinci günün sonunda yarın sabah ayrılacağımız bu oteli çok özleyecektim. Yeşilliklerin arasında lüks olmadan tamamen doğal ahşaplarla döşenmiş oda beni etkiliyordu. Keşke biraz daha kalabilseydik. Ama annemlerin işe geri dönmeleri gerekiyordu.

İlk İskoçya gezisini planladığımızda gidememiştik. Yaklaşık bir ay sonra ancak ayarlanabildi. Önemli toplantıları vardı.

Annem önce Atahan'la ikimizin aynı odada kalmasına karşı çıkmıştı. Sonra onu ikna eden tabiki Atahan oldu. Ne söyledi bilmiyorum ama etti.

Düşüncelerim arasında sızlayan ayaklarım kendilerini belli ettiler. Yeniden yatağa uzandım. Örtünün altına girmeye karar verirken kararan havanın etkisiyle uykum erkenden gelivermişti.

Son anda ruhumu uykunun kollarına teslim edecekken Atahan yanıma yatıp bedenimi göğsüne çekti. Mis gibi sabun kokusunu doya doya solurken çıplak soğuk göğsüne dudaklarımı değdirdim.

-"Üşüdün mü ?" diye sordum uykulu ses tonuyla. Göz kapaklarım kapandı kapanacak.

-"Hayır aşkım üşümedim."

Ama o aşkım diyen dudaklarını yerim senin Atahan.

-"Uyusak mı biraz ?" derken bile uyuyor gibiydim.

-"Önce sana bir şey söylemeliyim. Sonra uyuyalım olur mu ?"

Pek bilincinde olmasam da başımı usulca salladım. Elini enseme attı ve iyice kendine çekti. Saçlarıma bir bir öpücük bırakıp okşadı.

-"Nasıl başlayacağımı bilmiyorum ama senin daha önünde uzun yılların olduğunu biliyorum küçüğüm. Fakat ben gördüğün gibi oldukça yaşını başını almış bir adamım."

Konunun ciddiyeti nedeniyle bende uyku muyku kalmadı. Gözlerim olabildiğince açıldı.

Konuşmadan devam etmesini bekledim.

-"Liya'm...ben lafı uzatmayı sevmem. Kısa kesiyorum ve ben artık bir ailemiz olsun istiyorum. Evet böyle herşey çok güzel , seninle mutluyum. Ama tamamen benim ol. Evlen benimle sevgilim.. Evlenelim her sabah her akşam şuan olduğu gibi kollarımda olmanı istiyorum. "

Nutkum tutuldu mu deniyordu böyle anlarda?

Yoksa hadi ben öldüm mü ?

-"Ne ?" Sesim fısıltıdan ibaretsizdi. Ben bile duymadım. Şoktan vermeyi unuttuğum nefesimi hatırlayınca usulca üfledim.

-"Bir şey demeyecek misin ?"

Kollarından sıyrılıp yatakta oturur pozisyona geldim.

-"B-ben şey...şaşırdım."

Benim gibi oturup yüzümü ellerinin içine aldı ve burnumun ucunu öptü.

-"Ani olduğunun farkındayım. İstersen biraz düşün sonra konuşuruz."

Sessiz odada kalbim biraz daha hızlanırsa kolaylıkla duyabilir.

Benim konuşamıyor oluşum kararsızlığımdan değil ki. Hiç beklemiyordum. Atahan daha önce böyle bir konuyu hiç açmadan ilk kez söyleyince haliyle şok oldum.

Ellerini yüzümden indirip ona yaklaştım ve boynuna sarıldım. Hiç beklemeden o sarılmıştı.

-"Hayır , düşünmeme gerek yok. Tabiki de kabul ediyorum !" diye sevinçle onayladım. Sırıtmaktan yüz kaslarım ağırma aşamasına geçerken sıkı sıkı sarıldığımız bedenlerimizi gevşettik.

Atahan beni kucağına çekince bacaklarımı beline doladım. Boynumu öpe öpe sırtımı yatakla buluşturdu. Dışarıdan gelen ışıklarla gördüğüm kadarıyla onunda yüzünde tebessüm vardı.

-"Çok seviyorum."

Nefeslerimiz birbirine değecek derecede yakınlaşmış bunu söylemişti.

-"Bende çok ." dedikten sonra dudağından öptüm.

Derin bir nefes çekip ikimizi de örtünün altına yatırdı.

-"Güzel ve minik bir karım olduğunu görenler beni kıskanıcaklar."

Gülüp yüzümü omzuna yasladım.

Aklıma gelen şeyle gülümsemem solarken elimi çenemin altına sabitleyip karşıya baktım.

-"Atahan ?" dedim yumuşak tonda.

Saçımın üstünü öpüp

-"Efendim bebeğim ?" dedi.

Tedirginlik hissettiğim konuyu bir an önce açmazsam daha hiç açamam.

-"Ailenle neden görüşmüyorsun ?"

Özel olduğunu biliyorum ama artık çok merak etmeye başladım. Söylemezse de anlayışla karşılarım.

Uzun geçen dakikalarda konuşmayacağına emin olmuştum ki tok sesi kulağıma ulaştı.

-"Konuşmayı istemediğim bir şeyi soruyorsun. Yine de tek sefer anlatacağım ki hayatıma girerken aklında soru işaretleri olmasın. Ailemle hiç bir zaman iyi geçinemedim. Daha doğrusu onların iyisi bana tersti. Sürekli farklı şeylere değer vermelerinden hep ters düştüğümüz için aramız kötüydü. Maddiyat onlar için en önemlisi. Belirli çizgilerde yetiştiremedikleri sadece bendim. Kardeşim Asil yarı yarıyaydı. Aramız onunla ciddi anlamda iyiydi , kardeşten öte arkadaş gibiydi."

Sessizliğe büründüğünde devam edebilmesi için bir kaç dakika tanıdım. Sağ elini saçlarına atıp geriye itti. Gözlerini tavana dikmiş bana bakmadan tepkisizce anlatmasına devam etti.

-"Bir gün evlenmeye karar verdiğinde ona evleneceği kadından hayır gelmeyeceğini anlatmaya çalıştım. Gözü aşktan kör olmuştu nasıl birisi olduğunu görmüyordu. Nişanlıyken bile kadının gözü benim üzerimdeydi. Anlarsın işte nasıl birisi olduğunu. Öyle böyle derken evlendiklerinde de bizim evde yaşıyorlardı. Sürekli iş yerime gelip rahatsız ederdi beni. Ailecek dışarı çıktığımızda Asil'e uzak bana yakın olmak isterdi. Oro- neyse işte. Git gide dedikodular aldı başını. Atay'lardan Atahan yengesiyle aşk mı yaşıyor ? Şok dedikoduydu. Ben onlara asla ihtimal vermemeleri gerektiğini anlatırken Cansel fırsattan istifade bunun üstüne atlayıp etrafta evet diye yalan söylemiş."

-"Yok artık ! Ona mı inandılar ?" dedim sözünü kesip.

Bu gece daha ne kadar şaşırabilirim ?! O nasıl kadın öyle ? Kim bu kadar ucuz olabilir ?!

-"Evet , bu iftiraların gündemde olduğu anda hamileymiş o öğrenildi. Asil benim yüzüme bakmaz durumdayken boşanma davasını çoktan açmıştı. Ben zaten ilk inanıp benim karşıma geçtiklerinde evden ayrılmıştım. Sonra ondan direk boşandı. Cansel para koparamayacağını anladığında feryat figan itiraf etmiş bana iftira attığını ortalıkta söylediği yalanları , herşeyi. Dna testi de yaptırıp bebeğin Asil'den olduğunu kanıtladı ama boşa oldu."

Elimi karnına yaslayıp hafif doğruldum ve yüzünü inceledim. En ufak duygu kırıntısı yoktu.

-"Gerçekten bunu sana yaptıklarına inanamıyorum ! Sonra ne oldu ? Öğrendiklerinde ne söylediler ?" diye hızlı hızlı sordum.

İğrenç bir yargılama.

Büyümüş gözlerimi görünce küçük gülümsemesiyle yanağımı öptü.

-"Bir şey olmadı. Pişman oldular , kapıma geldiler. Onlarla konuşacak tek kelimem olmadığını söyleyip gönderdim yıllar önce. " dedi ve sustu.

Alnına düşmüş saçlarını geriye atıp yanağını uzun uzun öptüm.

-"Senin mükemmel bir insan olduğunu görememişler. Ama geçen yeğeninin doğum gününe gittiğini söylemiştin."

-"Evet. Yeğenimi seviyorum. Arada sırada görüşüyoruz." dedi.

-"Bir kız kardeşin daha olduğunu söylemiştin. O da diğerleri gibi mi düşündü ?"diye sorunca yüzü gerildi.

-"Düşünmedi ama benim orada kalmamı istedi. Ona istediğinde yanıma gelebileceğini söylesem bile gelmedi. Tercihini onlardan yana kullandı , saygı duydum."

Bütün ailesinin ona saf almasına oldukça üzüldüm. Haksız olmaları bir yana en önemlisi Atahan gibi insanı kaybetmişlerdi.

-"Teşekkür ederim bana anlattığın için." dedim içtenlikle.

Ensemden çekip dudağıma uzandı. Öpüşünü kısa kestikten sonra beni üzerine çekti.

-"Sen benim herşeyimsin."

-"İyi ki varsın sevgilim." dedikten sonra gözlerimi huzurlu ve bir o kadar mutlu uyku için kapattım.

'

Evlerimize geri döndüğümüzde daha eve adım atmadan Atahan kimliğimi alıp öyle gitmişti. Acele etmesini biraz tuhaf karşılasam da sesimi çıkarmadım. Bu mutlu haline çok seviniyorum. Bir an önce evlenebilmek için nişan gibi şeylerde istememişti.

Annemlere ise uçakta gelirken bu kararımızı anlattık. Erken istemediğini biliyorum ama benim için sevindiğini gözlerimle gördüm. Akın abi ise ikimizi birden sıkı sarılmalarla tebrik etmişti.

Ertesi hafta Melike teyzeler , Eylül , Talia ve Atahan'ın arkadaşları dahil olmak üzere çoğu kişi evleneceğimiz haberini aldı. Ben her geçen gün daha çok strese kapılıyordum.

-"Anne istemiyorum ama ısrar etme." dedim binlerce kez.

Abartılı düğün istemediğimi günlerdir anlatmaya çalışıyorum. Atahan bu seçimi bana bırakmıştı. Annem ise kesinlikle en dikkat çekeninden düğün yapmamı istiyor.

-"Ay kızım bir dünya tanıdığımız var kimi çağıracağıma nasıl karar vereyim ben ?!"

Omuz silkmem onu iyice çileden çıkartırken telefonuyla bahçeye çıktı. Akın abi kahkahasıyla saçımı okşayıp yanımdan ayrıldı.

İçim içime sığmazken beni sakin tutan tek şey Atahan'la her gün yaşayacağım düşüncesi. Hayatımın en büyük şansı.

-"Gelin hanım buyrun portakal suyunuz."

Eylül'ün uzattığı bardağı alırken gülümsedim. Tatil olan okulundan geldiği gibi soluğu yanımda almıştı. Çiçeğimi seçerken bile yanımdaydı canım arkadaşım. Ayrıca muhteşem gelinliğim onun keskin gözlerine çarpmış benim hayran kalmama neden olmuştu.

-"Hala karar veremediniz mi ?" diye sordu dışardaki annemi işaret edip.

-"Sonunda ikna oldu bence." dedim.

Sade bir nikahla evde yapılmasını istiyordum.

-"Eniştemle kaçta buluşucaktınız ?"

Telefondan saate baktım.

-"Yarım saat sonra çıkarım." dedim.

Hem Atahan artık hangi güne tarih aldığını söyleyecek hemde ona takım seçeceğiz.

-"Bende seninle çıkar eve giderim."

Bahçe kapısından içeriye giren annem kötü bakışlarını üstümden çekmeden karşıma oturdu.

-"Bu yaptığın çok acımasızca ama hallediyorum. En yakınlarımı çağırmama rağmen kalabalık oluyoruz. " dedi somurtarak.

-"Olsun annecim senin elinden herşey gelir."

-"Bencede Tamay teyze. Liya belli ki kabul etmeyecek. Henüz bilmesek de nikah tarihi yaklaşmıştır. İstese bile yetişmez düğün." dedi Eylül.

Kesinlikle !

-"Kalbim çok zorluyor beni bu günlerde." Konudan bağımsız söyleyip elimi kalbime koydum. Günlerdir hızlı hızlı atıyordu.

-"Normal tatlım çok normal."

Derin bir iç çekip başımı elime yasladım.

-"Anne sana bir konuda soru sormak istiyorum."

-"Dinliyorum."

Sorup sormamakta kararsız kalsam da en iyisi sormaktı.

-"Atahan'ın ailesini de çağırsak mı ?" diye sordum bir kaç saniyenin sonrasında.

Aralık kalan dudaklarını kapatıp birbirine bastırdı.

-"Imm...yani buna ne diyeceğimi bilmiyorum. Atahan istemeyebilir bu yüzden o gün gerilmenizi istemem. Yine de güzel düşünmüşsün. Eğer istersen ona sor öyle davet edelim."

Başımı sallayıp onayladım. Zaten ondan habersiz çağırmazdım.

Geçen dakikalardan sonra Eylül'le beraber çıkmıştık. O eve giderken bende Atahan'la buluşacağım alışveriş merkezine ulaştım. Serhan arayıp kendisi de geleceğini söyledi. Onları beklerken girişte birkaç magazincinin sorularına zorla yanıtlamış öyle içeri girmiştim.

-"Liya ? Sende mi buradaydın ?" Arkamdan ismimi duymamla dönmem bir oldu.

Aydan'ı görünce gülümseyip sarıldım.

-"Nasılsın görüşemedik bir türlü ?"

-"İyiyim güzel gelin sen nasılsın ? Heyecan durumu nasıl ? " diye sordu kıkırdayarak.

-"İnanılmaz fazla !" dedim gerginlikle.

Düşündükçe daha çok geriliyorum.

-"Geçer geçer korkma. Sende Atahan'ı bekliyorsun galiba. Benimki de onlaymış bekliyorum. Onlar gelmeden düğününüz için son parçam ayakkabımı aldım. Senin herşeyin hazır değil mi ?"

-"Evet hazır." dedim dudağımı yukarı kıvırıp. Gelinliğimi giymek için sabırsızlanıyorum.

Aydan'la çok kısa süre bekledik. Geldiklerinde üçüne de hep birlikte takım elbise seçtik.

Sanırım Atahan gelmiş geçmiş en karizmatik damat olucak !

•••

Yakında düğünümüz var !

Umarım okurken keyif almışsınızdır. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere. Sevgiyle kalın ❤

نهاية الفصل

1 تعليق