Skip to content

EFSUN

Chapter 3 · 3 min read

EFSUN

Chapter 3

Papatyalar ve İlk Aşk

Babasının uyuduğuna emin olduktan sonra anahtarı ayakkabılığın içine koyarak kardeşi Hasan Aliy'e mesaj attı.

"Ablacım anahtarlık her zamanki yerinde, sakın geç kalma! ben dershaneye uğrayıp hemen geleceğim."

O nelerle uğraşırken dert edinirken kardeşi Hasan Ali dünyanın en gamsız insanı gibi davranıyordu.

Sanki anneleri hiç onları terk etmemiş, babaları sakat kalmamış gibi düz hayatına devam ediyordu tabiki üzülsün istemezdi ama, kardeşi bu hayatı resmen alaya alıyordu.

dershaneye sonunda gelmişti kapıyı tam açacaktı ki kapı kilitliydi normalde pazar günleri hariç her zaman açık olurdu. Bi bu eksikti diye sızlanırken yanından geçen adam onu aydınlattı.

"Bugün yılbaşından dolayı resmi tatil ablacım her yer kapalı!"

Efsun eliyle suratını kapatarak bu kadar şaşkın olmamayı dilerken bir ses daha işitti.

"Efsun?"

"Yavuz abi?"

gördüğü kişi karşısında hayrete düşmüştü Efsun, bu Safiye teyzenin büyük oğlu Yavuzdu.

Efsun merakla sordu

"Ne işin var burada Yavuz abi?

Yavuz her Efsun ona abi dediğinde sanki birisi ona

tokat atıyormuş gibi hissediyordu. Elinde tuttuğu papatya demetini Efsuna uzatarak. "Biraz konuşabilir miyiz ?" diye sordu.

Efsun yeşil gözlerini devirmemek için zor tutuyordu kendini, bu konuyu onunla tam beş senedir konuşuyordu. Ona karşı bir şey hissetmediğini onu abisi olarak gördüğünü defalarca ona anlatmıştı, ama Yavuz bunu bir türlü anlamıyordu.

Efsun suratındaki ciddiyeti koruyarak cevapladı.

"Buyur abi! seni dinliyorum." abi kelimesini bastırarak söylemişti.

"Gel bir kafeye gidelim burada ayaküstü olmaz."

Efsun sabrının taştığını hissediyordu ama kalp kırmakta istemiyordu.

"Gerek yok, Zaten işlerim var hızlı olursan sevinirim."

Yavuz ellerini saçlarında gezdirerek tedirgince konuşmaya başladı.

"Annem söyledi dershaneden ayrılacakmışsın, bak Efsun yaşadıkların zor ama dershaneden ayrılmak zorunda değilsin."

Efsun gözlerini kısmış bu konuşmanın nereye gideceğini merak ediyordu.

"nasıl yani?" diye sordu

"Eğer benimle evlenirsen, seni hem okuturum hem de babana bakarım." dedi elindeki papatya demetini alması için uzatmıştı.

Efsun bu teklifi kabul edeceğini düşündüğü için Yavuz'a bir aptala bakar gibi bakıyordu. Ne sanıyordu gerçekten onunla evleneceğini mi?

elindeki papatya demetini alıp sinirle konuştu.

"Bak Yavuz abi seninle yıllarca konuştum beni anlamadın, böyle bir şeyi bana nasıl teklif edebilirsin ben daha yeni reşit olmuş bir kız çocuğuyum sen ise kazık kadar herif bana gelmiş,

Resmen benimle evlenirsen sana şunu şunu yaparım diyorsun. Arada Safiye teyze var diye sana her zaman kibar olmaya çalıştım ama artık yeter bir daha sapık gibi karşıma dikilip bana saçmasapan tekliflerde bulunma" deyip arkasını dönüyordu ki Yavuz kolundan tuttu.

"Ama Efsun ben senden başkasını sevemem sen benim ilk aşkımsın." dedi mahzun gözlerle.

Efsun bıkmış bir ifadeyle açıklama yaptı.

"Beni rahat bırak lütfen, zaten hayatım zor bu papatyaları da kıyamadığım için alıyorum. Başka bir anlam yükleme lütfen!" diyerek arkasını dönüp gitmeye başladı.

Haddinden fazla sinirlenmişti.Evet hayatı zordu ama kimseye de ihtiyacı yoktu. Bu zamana kadar masallarda ki prenseslerin hepsi onları bir prensin gelip kurtarmasını beklediler. Rapunzel kulede bekleyerek, uyuyan güzel bir öpücükle gelip onları bir adamın kurtarmasını beklediler. Oysa buna gerek yoktu herkes kendinin kahramanı olmalıydı.

Arkasına dönüp baktığında Yavuzun hala onu izlediğini gördü. Aşk'a gerçekten sevenlere saygısı çoktu. Ama Yavuzun hırs yaptığına o kadar emindiki bu yüzden ona karşı kibar olamıyordu.

Elinde tuttuğu papatyaları çöp kutusuna atarak yürümeye devam etti.

Arkasında ise bazı ilk aşklar ve bembeyaz papatyalar bırakmıştı.

End of chapter

6 comments