Skip to content

DİVALAR 😎🍯🎸❤️‍🔥

Chapter 5 · 4 min read

DİVALAR 😎🍯🎸❤️‍🔥

Chapter 5

Hasta mısın adam?

---Bu bölümü sırf kendimi eğlendirmek için yazıyorum. Moralim bozuk, kafamı dağıtmam lazım. O yüzden yani bölüm kötü olabilir çünkü kafam neredeyse yerinde değil. Sonra bana gelip “bölüm niye kötü” demeyin amk. Ve yorumlarda “neden üzgünsün, bişi mi oldu?” diye şeyler görmek istemiyorum. Sizene amk, moralim bozuk ve sizinle ilgili değil. Yani tamamen özel hayat amk. Neyse, bölüme geçelim. Bölüm şarkısı - çakal - aşk olsun ---Size otele geçtiğimizi söyledim dimi? Her şey şuan mükemmel gidiyor. Hepimiz odalara yerleştik ve yine odalar ikişerli olduğu için birimiz tek kalmak zorunda ve o kişi yine benim. Bu sefer ben istedim, sanırım uçaktaki olaydan sonra kafamı biraz toplamam lazım. Adam bildiğiniz bana yürüdü. Of offff… Erkeklerden nefret ediyorum ulan. Lezbiyen olmak vardı. Denedim, evet lezbiyen olmayı denedim ama kendi cinsime hiçbir zaman o anlamda yaklaşamayacağımı anladım. Yarım saat sonra 🫩 Kızlarla sahile inmek için anlaşıp hazırlandık. Odadan çıkıp asansöre bindik. Zeminkatın düğmesine bastık ve beklemeye başladık. Bir anda asansör değişik sesler çıkartıp durdu ve asansörde kaldık. Ulan, otelde asansörde kalmak nasıl bir şeydir ya? Bitto: Biz tam olarak sırf beş yıldızlı diye bir otele geldik ve şuan o otelin asansöründe mahsur mu kaldık? Hepimiz aynı anda gülmeye başladık. Sinirimiz epey bir bozuldu çünkü. 5 dakika sonra “Pembe küçük dudağın söyledi şarkımızı,pembe küçük dudağın söyledi şarkımızı,indi bahar Ankara'nın sisli yamaçlarına,içli sesin ah ne kadar açtı gönül yasımızı…” Evet, şarkı söylemeye başladık. Ve kabul ediyorum ki bu çok eğlenceli. “Önce biraz gülecek kalbe ümit katacak,önce biraz gülecek kalbe ümit katacak,sev diyecek, sevmeyecek, belki de ağlatacak…” Ece: Ulan, bir şarkı nasıl bu kadar haklı olabilir ya? İrem: Seviyorum ulan, seviyorum. Bitto: Ulan, tam Ayaz’ı anlatıyor şarkı. Crzy: Haklı, sev diyor ama sevmiyor. Egosunu siksinler. Deniz: Sevemiyorum olm, sevemiyorum. Ama şöyle şarkılarda hüzünlenmemek elde değil. Yeni şarkıya geçtik. “İlk bakışta aşk mı olur?Yoktur öyle şey.Kandırıldım a dostlar, varmış öyle şey.Gelin görün halimi, gelin görün halimi.Eskilerim sarhoşluk eseri ama hanımefendi sarhoşluk sebebi.Ve on’la bakıştıktan sonra ben kesildim.Ne Roma, ne Londra, ne Madrid, ne Viyana.Bir İstanbul beyefendisi gibi.Bir İstanbul beyefendisi.Agresif ama oldukça nazik.Bir İstanbul beyefendisi.Ve paylaşmıyor sevgisini bir İstanbul beyefendisi.Centilmenlik akıyor her yanından bu aşkın hanımefendisi.Gamzesiz gülümsüyor ve bence çok güzel.” Deniz: Ulan millet niye gamzeyi bu kadar abartıyor? Gamzesiz gülüş de güzel bikerem. Ece: Benim keko da gamzesiz gülümsüyordu. Bitto: Ulan, ben onun her şeyine tutulmuşum. Gamze ne ki? İrem: Ben gülüşünü bile bilmiyorum. Bana hiç gülmedi ki… (Aga be.) Crzy: Ulan, gamze edebiyatı yaptık az önce. Ve yine yeni şarkı: “Sevilirken bilmedin mi?Ben söylerken gülmedin mi?Falımızda hasret var, ayrılık var demedim mi?Anlamazdın, anlamazdın, kadere de inanmazdın.Hani sen acı veren kalpsizlerden olmazdın?” Ece: Ulan bu ortamda bile şarkı söylüyoz. Hani madem söylüyoz, eğlenceli bir şeyler söyleyelim. “Aşk Olsun” falan söyleyelim. Bir de biz hiç kurtulmak için çaba sarf etmedik. Normalde insanlar bu durumdan kaçmaya çalışır, biz şarkı söylüyoz. Deniz: Ben acil durum düğmesine bastım, 10 dakikaya çalışır. Bitto: Harbi biz niye asansörde kaldık ya? 5 yıldızlı değil mi bu otel? İrem: Olm, ben çok dertlendim ya. Piç kurusu bana bir kere bile gülmedi. Crzy: İrem bronz oldu. Deniz: “Her akşam votka, rakı ve şarap, içtikçe delirir insan, olur hep harap.” Ulan adam şarkıyı söylerken sarhoş ama çok güzel söylüyor be. Bitto: Sen de taktın bu şarkıya. Evin içinde bu şarkı, dışarıda bu şarkı, asansörde bu şarkı… Ulan hadi bunları da geçtim, bir insan suyun kaynamasını beklerken bu şarkıyı söyler mi? Bitto bunları söyledikten sonra asansör bir anda aşağı inmeye başladı ve aniden durup kapısı açıldı. Asansör resepsiyonun tam karşısındaydı ve haliyle oradan geçen herkes bizi görüyordu. Herkesin yüzünde şaşkın bir ifade vardı. E tabi, ben de asansörde çapraz kurup oturan 5 kız görseydim ben de şaşırırdım.Hepimiz ayağa kalktık ve asansörden çıktık. Şuan hiçbirimizin asansör hakkında konuşacak mecali yoktu. Bu yüzden hızlıca sahile doğru ilerledik. Herkes kendi halinde takılmaya başladı. Akşama doğru otele geçmek istediler ama ben biraz daha sahilde kalacağımı söyledim. Sahil seviyorum arkadaş.Onlar gittikten bir yarım saat sonra ben de kulaklığımı takıp yürüyüş yapmaya karar verdim. Ve hangi şarkı çalıyor sizce? Tabii ki “Her akşam votka, rakı ve şarap.” Ama seviyorum, adam gerçekten çok güzel söylemiş. Ayrıca en iyi overthink suyun kaynamasını beklerken yapılandır. 2 saat sonra 🐣 Sahilde yeteri kadar yürüdüğümü anlayıp odaya geçmeye karar verdim. Otele girdim. İlk başta asansör mü, merdiven mi diye düşündüm ama yine de asansöre bindim. Eğer tekrar kalırsam bu sefer daha fazla dertlenirim. Asansöre binip 6. kata bastım. Asansörden inip odama girdim. Fakat bir terslik var. Yerde açık bir valiz yok ve oda derli toplu. Lan, ben odayı topladım mı? ???: Ne yaptığını sanıyorsun sen? Hızlıca ışığı açtım ama açmaz olaydım. Yatakta yatan bir beden ama üstü yok. Deniz: Kusura bakmayın, ben yanlış geldim. Kafamı adamın yüzüne çevirdim ve bingo: uçaktaki sapık. ???: O kadar yanlış mı, emin misin? Deniz: Üzgünüm bayım, yanlış odaya gelmişim. Kusura bakmayın. ???: Doğru oda olmasını isterdim. Bir şey demeden hızlıca odadan çıktım ve hemen kendi odama girdim. Böyle tesadüf mü olur? Bir de yan yana olan odalardayız. Ama hasta gibiydi, göz altları mosmordu. Acaba uykusuzluk mu çekiyor? Ne diyorum ya ben? Banane. ---Bölüm sonuuuu wooaoaoaoaoaoaw 🤙🏻 ❤️‍🔥❤️ 💅🏻💋💋 🐣🐤🐥🍫🍯😎😈🎸

End of chapter

5 comments