Skip to content

DİMA

Chapter 13 · 2 min read

DİMA

Chapter 13

13. Bölüm

PERA

Sabah uyandığımda Güneş tam gözüme vuruyodu yatakta doğrulduğumda yatağımın sağ tarafında bir hırka olduğunu gördüm hırkayı elime aldığımda dünü hatırladım ama eve nasıl geldiğini hatırlayamadım ceketi tekrar yatağın üstüne bırakırken cebinden bi kağıt düştü , ilk başta özel bişey olabilir okuma dedim ama merakına yenik düşüp açtım bu not banaydı.

Kağıtta bir telefon numarası ve bir dip not vardı.

~bu benim numaram uyanınca ara lütfen ve dün çok iyi vakit geçirdim umarım sende keyif almışsındır, bidahaki buluşmayı iple çekiyorum~

Buda neydi şimdi bidahaki buluşmamı ben bunu sadece o günlük kafa dağıtma sanmıştım komidinimin üzerinde duran çantamın içinden telefonumu alıp numarayı çaldırdım üç kere çaldıktan sonra açtı.

-Alo

-kusura bakma duştaydım duyamadım geç döndüm.

Geç dediği sadece üçüncü çalıştı!

-sorun değil zaten numaramı kaydedersin diye aramıştım.

Sesinden hemen ben olduğumu tanışımmıydıki.

-anladım o zaman hastanede görüşürüz.

-nasıl, ne hastanesi?

-kanser olduğunu unuttum galiba bi gecede ama sende haklısın alışman uzun sürecek.

-hayır unutmadım da...

-sana hastaneden mail gelmiş olmalı randevuna dair.

-bilmiyorum yeni uyandığım için daha bakamadım.

-o zaman hastanede görüşürüz.

- ee unutmadan,ben dün için teşekkür edicektir üzgünken moralimi düzelttin ve keyifli vakit geçirmemi sağdın her şey için teşekkürler.

-ben bişey yapmadım, sadece birlikte eylendik o kadar.

Hafif tebessüm ettim.

-o zaman görüşürüz

-görüşürüz.

Aramayı sonlandırdıktan sonra maillere girdim ve bu gün için randevum olduğunu gördüm iki saat sonraydı tam onesnada kapım tıklatıldı bu tıklatma milo'nun du üç kısa iki uzun kapı açıldığında sadece kafasını kapıdan çıkartıp;

-kahvaltı zamanı uyan artı... Uyanmışsın zaten

-yemicem

Aşşağı inmek istemiyordum ve kimseyle muhattap olmakta istemiyordum.

-olmaz hadi kalk herkes seni bekliyor aşşağıda.

-milo işlerim var gitmem gerekiyo.

Yatağından kalkıp Miloya doğru yürüdüm ve kapıyı kappattıp kitledim giysi dolabında bir krem rengi Kazak ve kahverengi pantolon giydim ayağımada beyaz botkarımı giydim lavaboya gidip saçlarımın hepsini yukardan bir at kuyruğu yapıp topladım. Komidinimin üzerinde duran çantamı ve yatağımın üstündeki Hırka ve telefonumu aldıktan sonra aşşağı indim mutfaktan sesler geliyodu ama onlara aldırmadan dış kapıya yürüdüm koridoru döndüğümde ise dış kapının ününde ellerini göğsünde birleştirmiş olan sofiayı gördü.

-biraz konuşabilir miyiz Pera.

-neyi konuşucaz daha doğrusu konuşçan. Baban senin olsun benim ihtiyacım yok senlede bununtartışmasına gitmicem.

Formantodan ceketimi aldım.

-pera o gün dediğim şeyler gerçek değildi sadece çok sinirlenmiştim ve o anın şokumile onları dedim.

Sofiatı dinlerken anahtarlıktan arabamın anahtarını aldım , bi an olsun göz teması kurmuyodum çünkü gözlerinin içine bakarsam ona aklına gelemiceği kadar sert davranmak zorunda kalırdım sofiayı hafifçe kenara itip kapıyı açtım ve sol omzumun üstünden ona bakıp

-o gün bende senle aynı şeyi öğrendim ve aynı şoku yaşadım ama senin kadar inciltici olmadım.

End of chapter

1 comments