تخطٍ إلى المحتوى

DİLEK

الفصل 2 · قراءة 6 دقيقة

DİLEK

الفصل 2

1. Bölüm

İnsan en sevdiğini,her zaman yanında olanı,annesini kaybedince üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin içinde hep bir boşluk oluyor yeri asla dolmuyor. Babamın hakkını yiyemem annem öldükten sonra ne kadar üzülüp kahrolsa da benimle hep ilgilendi bana hep destek oldu ve bana sevgisini göstermekten hiç kaçınmadı.

Sıkıcı pazartesi günlerinden biri ve ders coğrafya yan sıramda oturan Sena bana dönerek “teneffüste sigara içmeye gideceğim ben de gelmek ister misin” dedi sessiz bir şekilde, “benim paketim bitti sen bir dal verirsen neden olmasın” dedim ve göz kırptım.Sena mavi gözlü sarışın bir kız,okulun arka bahçesine gidip en köşe yere oturduk Sena, bana bir dal uzattı ve ikimizin de sigarasını yaktı,Sena çok yakın olduğum bir arkadaşım değildi gerçi benim yakın arkadaşım yok da yani arkadaşım yok değil sadece çok yakın arkadaşım yok, Sena sessizliği bozmak için “Lena” dedi ciddi ve sakin bir sesle “Efendim” dedim Sena,“Eğer bir daha kavga edersen babanın senin kurtaramayacağını biliyorsun değil mi” dedi kastettiği son sınıftayız ve lise hayatında en az 4 kez babam kıçımı kurtarmıştı ve son kavgam anneme,en hassas noktama küfür ettiği için çocuğun yüzünü,burnunu kanatmıştım“evet ama o piç hak etmişti hatta az bile yaptım” dedim “evet de yine de dikkat et” dedi bir süre sonra ders saati geldiği için sınıfa gittik. Son dersin bitmesine on dakika kalmıştı cama baktım hava güzel gözüküyordu eve yürüyerek gitmek yarım saati bulurdu, çantamdan telefonu çıkarıp şoförün gelmemesi bugün yürüyerek eve gideceğimi söyledim telefonu kapattım. Madem yürüyerek gidecektim ünlü bir kahve markasını çok sevdiğim için biraz ters bir yoldan gideceğim, biraz daha geç kalacağım için babama yazdım derste çok rahat olmasa da rahat bir şekilde telefona bakabiliyoruz

Karamelli soğuk kahveyi alıp kafeden çıktım yürümeye başladım biraz yürüdükten sonra hava kararmıştı şu anda geçtiğim caddeler eski evler değildi ama serseriler olabiliyordu, evimi yaklaşık 5 dakika vardı, yolda yürürken sokak lambasının altındaki çocuğun bana dik dik baktığını gördüm sinirimi bozduğu için “ne bozuyorsun önüne dön” dedin sinirli bir şekilde mavi gözlü esmer uzun boylu çocuk üzerime yürümeye başladığında korkmuştum ama bunu ona belli etmek istemediğinden geri doğru adım atmadım çocukla arımızda neredeyse bir adım bile yoktu ve çocuk dudağının kenarına kıvırarak “oo birileri yürek yemiş bakıyorum da” evet sanırım yürek yemiştim çünkü onu tam bir şey diyecekken arkamda bir sıcaklık hissettim yerdeki gölgeden arkanda duran adamın boyunun uzun olduğunu fark ettim içimden birdi iki oldular diye geçirirken daha arkamdaki adamın kim olduğuna bakmadan “bu kız ne yemiş bilmiyorum da eğer buradan tümezsen ben sana yürek yedireceğim” diyen yabancı ses sinirli çıkıyordu saçlarımı sıcak nefesini hissetmemden çok yakında olduğunu anlamıştım mavi gözlü çocuk buradan giderken ben bir adım öne gidip arkamdaki çocuğa döndüm tam teşekkür edecektim ki kumral hafif dağınık saçları, yeşil gözleri ve müthiş fit bedeniyle karşımda duran kusursuz yakışıklı çocuğu tanımıştım bu oydu küçükken sırılsıklam aşık oldum o çocuktu bu, o an aklıma tküçükken, Yıldız kayarken dilediğim Dilek geldi “tekrar karşılaşalım o da beni sevsin” bu bana "kaderin bir oyunu muydu yoksa dileğim gerçek mi oluyordu" içinden bunları düşünürken gözlerim dolmuş bir şekilde onun gözlerine bakıyordu, yüzü sokak lambasının ışığı ile aydınlanıyordu elini omzuma koyarak “iyi misin” dedi sakin ve huzurlu bir sesle "bir insanın sesi bile mi yakışıklı olur" diye içimden geçirirken elinin omzuma değmesinden rahatsız oldum ve geriye çekildim “istersen evine kadar eşlik edeyim ya da bu sokaktan çıkınca ya kadar”dedi “yo-yok sağol”dedim panik bir ses tonuyla “Emin misin korkmuş gözüküyorsun gözlerin dolmuş da” dediğinde hayır anlamında kafamı salladım ve “ben iyiyim ha bu arada teşekkür ederim” deyip bir şey demesini beklemeden yolumu devam ettim yolda aklımda bir sürü soru vardı ama bunların en önemlisi acaba beni tanımış mıydı umarım hatırlamazdı kim küçükken çirkin diye zorbaladığı diye kızı hatırlamak isterdi neyse duygulanamam sonuçta o zaman çirkindim artık işler değişti.Aklımda yeni sorular dönüyordun, buralarda mı oturuyordu? acaba yine görür müydün onu? ya da görmek ister miydim? aklımda bunun gibi birçok soru varken eve yürüyordum.

Şu an sevdiğim dersler biri olan biyoloji dersindeyim, Meltem hocayı dinleyen nadir kişiler biriyim. Bugün mutluyum ne kadar dün yaşadıklarım aklımdan çıkmasa da, amcamlar Almanya'dan bize geliyor ve tek iyi anlaştığım kuzenim Elayda.Ders bitti Sena, Ayaz ve ben öğle arası olduğu için yemekhaneye indik, kare masalardan birine oturduk Ayaz bize tost ve gazoz getirdi. Ayaz uzun boylu, buğday tenli bir çocuk.Tostlarümızı yerken Ayaz, “ bartu'nun partisi var gidecek misiniz” sena,“ bilmem siz gidecekseniz giderim” “ o çocuğa pek ısınamadım değişik bir tip” dedim somurtarak Sena,“ sen gitmezsen ben de gitmem sen, sen gidecek misin Ayaz” “benim bazı arkadaşlar gidecek ben de giderim” dedi Sena ile başımıza onaylarcasına, sen bilirsin der gibi salladık Ayaz “ben bir tane daha tost alcam istermisiniz” Sena ile aynı anda “saçmalama” dedik Sena,“ voleybol oynayacağız unuttun galiba sen de takımdasın Ayaz” “Of ya niye hatırlatıyorsun kızım”güldük ben voleybol oynamayacaktım ama bir tost bana fazlasıyla yetiyor, voleybol oynamayı biliyorum ama çok iyi olduğumu söylenemez.Voleybol kapalı spor salonunda oynanacak ve birazdan aşağıya ineceğiz spor salonu zemin katta olduğu için asansörle indik Sena ve Ayaz soyunma kabinlerine gittiler bense oynayan takımları izlemek için ortalarda boş bir yere oturdum Bizim sınıf ve d sınıfı yarışacaktı.Maç sena'yı tezahürat etmekle geçti herkesin çıkmasını bekliyordum herkes çıkınca ben de sınıfa gitmek için çıktım ben çıktığımda koridorda kimse yoktu, merdivenlerin başında duvara yaslanan Bartu beni görünce dudağının bir tarafı kıvrıldı ne alakaydı bu şimdi umarım sabrımı sınamaz diye içimden g çirdim,ona bakmadan merdivenlere yöneldim tam bir basamağı adım atacaktım ki Bartu kolu.dan tuttu ve gitmemi engelledi derin bir nefes aldım ve ona döndüm “Ne var ne istiyorsun dedim” tahamulsüz bir sesle “Sakin ol ya sadece partime davet edecektim güzellik ” “güzellik?” dedim pardon dercesine “her neyse davetin için sağ ol ama gelmeyeceğim” dedim beni bileğimden tutup kendine çekti “Hadi ama naz yapma be güzelim”“ Ne nazından bahsediyorsun lan sen ne güzelim'i” dedim öfke ile ve elimi çekmeye çalıştım ama elimi sıkı tutuyordu eğer ona vurursam okuldan atılırdım bu yüzden ona sinirli ve sessiz bir ses tonuyla “eğer beni bırakmazsan s*p*k var diye bağırıp Çığlık atarım ha kimse duymazsa bu sefer hiçbir şey umurumda olmaz gerekeni ben yaparım” dediğimde bileğimi bıraktı ve arkama bakmadan merdivenden çıkmaya başladığımda arkamdan “peki bu seferlik öyle olsun dedi” gülerek ya sabır hala bu seferlik diyor diye homurdandım ve hızla sınıfa çıktım kapıyı çalmadan öfkeli bir şekilde içeriye girdim herkes bana bakıyordu çantamı aldım Sena ne oluyor dercesine bana baktı “sonra anlatırım” dedim ve hocaya “karnım ağrıyor hocam ben çıkıyorum” dedim ardından hızlı çıktım sinirim bozulmuştu eve gitmek istedim Arası yani koruma mı aradım ve beni almasını söyledim okulun kapısında beklerken araba geldi ön koltuğa oturdum Aras kızardığımı ve öfkeli olduğumu anlamıştı ki “Lena hanım iyi misiniz dedi şaşkın bir şekilde” Aras benden 9 yaş büyük yani 28 yaşında “ne oldu Lena hanım” ona bana Lena hanım dememesi için uyarmayacaktım çünkü beni dinlemeyecekti “Manyağın biri bana yürüdü ama öyle değil kendi kendine halleddi Yok güzelim yok naz yapma mal ya beni partisine davet etti ama tabii ki gitmeyeceğim" s**** diye homurdandım kendi kendime“Yapmam gereken bir şey var mı lena hanım” Gerek yok ben şimdilik hallettim” ““Çocuğa zarar vermeden nasıl kurtuldun ayıp olmazsa” dediğinde kıkırdadım

Eğer beni bırakmazsa s*p*k var diye bağıracağımı söyledim eğer yeterli olmazsa gerekeni kendim yaparım dedim zaten daha önce birkaç çocuğun canını yaktığım için bir şeydemedi ve beni bıraktı”dedim gülerek ikimizde güldük. Evin kapısını çalışanlardan biri açtı ve kapıyı açan çalışana siyah deri ceketimi verip arka bahçeye sehpaya bir tane kahve koymasıni söledim.

*******

Umarım bölüm keyifli geçmiştir bölümün devamı diğer bölümde iyi okumalar.

Diğer bölümü 4 Haziran'da atmayı düşünüyorum.

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.