Odanın kapısı açıldığında Namjoon elindeki sigarayı arkasındaki korumalardan birinin eline tutuşturdu koruma sigarayı elinde ezerek söndürüp cebine attı Namjoon bıkkınlıkla yerinde doğrulduğunda karşısındaki adamın yüzünden yine beklenen sonun yaşandığını anlamıştı
"İçeriyi temizleyin "korumalar başlarını salladığında
Yoongi ellerini cebine sokup "gidelim" dedi
Namjoon yorum yapmadı birşey demedi sadece patronunu arkasından takip etmeye başladı
Arabaya bindiklerinde de yine kimsenin
konuşmaya cesareti yoktu Yoongi "eve gidelim "dedi
Namjoon saatine baktı boğazını temizleyerek "saat onda toplantımız" var diye mırıldandı
Yoongi onu duydumu emin değildi bu onun tanıdığı gaddar acımasız Yoongi değildi o çok değişmişti artık o acımasız değildi gaddar değildi çok daha fazlasıydı o artık şeytanın ta kendisiydi acıdan besleniyordu her türlü güzelliğe karşıydı sese karşıydı o artık bir insan değildi bir canavardı kana susamış bir canavar ve doymuyordu her gece başka bir kadınla yada oğlanla yatıyor onların güneşi görmediklerinden emin oluyordu her sabah han nehrinin kıyıssına bir ceset vuruyordu artık polisler bile bu duruma alışmıştı herkes bunu kimin yaptığını biliyor ama dile getiremiyordu
Yoongi Namjoon'a döndü biliyorum dedi
Namjoon şaşkınlıkla hıı dedi
"toplantı olduğunu biliyorum "
O kendisi ile konuşmuşmuydu Namjoon şaşkındı bir yıldır toplasan birkaç cümle ancak kurmuştu
Yoongi "salak salak yüzüme bakmasana "
Namjoon başını öne eğip" özür dilerim efendim" dediğinde
Yoongi öfkeyle "dileme Namjoon asla benden özür dileme bir daha affetmem özür dilemek hiç birşeyi değiştirmez zamanı geri almaz,yaşananları silmez" sonra sesi kısıldı" gideni geri getirmez"
Namjoon birşey demedi yorum yapmadı Yoongi'nin ne söylediğini bile anlayamadı bu sırada arabada gösterişli evin kapısından girmişti
Namjoon eve daha doğrusu malikaneye şöyle bir baktı burası Yoongi'nin eski evine çok benziyordu sadece artık bahçede çiçekler yoktu evde sessizlik vardı Namjoon burayı ne zaman görse üşüyordu
Yoongi eve girdi Namjoon cebinden bir sigara çıkarıp yaktı içeri girmek istemiyordu Hektor "Bay Kim içeri gelmeyecek misiniz?" dediğinde Namjoon elindeki sigarayı yere attı kurallar açıktı Bay Min evin salonunda beklenecek Namjoon bıkkınlıkla eve yöneldi salonda oturmuş Yoongi'yi bekliyordu
Yoongi üzerini değişmiş salona gelmişti Namjoon'a bakıp "ne bu halin "diye sordu" son zamanlardaki halini hiç beğenmiyorum biraz toparlan kendine gel "dedi
Başkası söylese bu sözler insana güven verebilir mutlu edebilirdi ama bu kelimeler Yoongi'nin ağzından çıktığında tehdit gibi hissettiriyordu
Namjoon" peki efendim "dedi
Yoongi şirkete girdiğinde ortamda sessizlik hakimdi bu sessizliği seviyordu kimsenin sesini duymaya hatta gülen bir insan görmeye tahammülü yoktu o mutsuzdu o mutsuzsa tüm dünya yerin dibine batmalıydı ve öylede yaptı şu an dünyanın dört bir yanında savaşlar vardı devletler birbirleri ile savaşıyor ama neden savaştıklarını bile bilmiyorlardı hemen hemen tüm ülkelerde iç karışıklıklar vardı ve hepsinin tek sebebi tabikide Yoongiydi
Jimin ile olan ayrıldıklarından sonra Yoongi çok değişmişti canı yanıyor canı yandıkça oda can yakıyordu keşke tüm dünyayı kibrit çakıp yaksam diyordu
Yoğun geçen toplantılardan sonra sonunda öğle yemeğine çıkabilmişlerdi
Jin restoranın kapsını iterek açarken" bu adam hepmi böyleydi acaba, yoksa her geçen gün dahada acımasız bir adamamı dönüşüyor ben anlamıyorum, artık işe gitmek benim için bir işkence oldu ,her sabah keşke bu gün işten kovulsam diyerek uyanıyorum" dedi
Taehyung ve junkookkun yanlarına gidip oturduklarında Namjoon" bende, bende bıktım artık ceset toplamaktan bıktım bu sabahki çocuğun yüzü tanınmaz haldeydi hayır onlarda kızıyorum bu adam psikopat işte kiminle yatsa öldürüyor daha neden kabul edip geliyorsunuz o lanet olasıca otele "
Jin "sen her sabah işe neden geliyorsan onlarda o yüzden geliyorlar
Çaresizlikten seçme şansımız mı var " dedi bu kimsenin dile getiremediği korkunç gerçeği Jin sen sonunda söymişti masada bir sessizlik oldu ölüm gibi bir şeydi sessizliği Taehyung bozdu
"ben artık bıktım gidip Jimin'le konuşacağım onlar ayrıldıktan sonra başlamadı mı tüm bunlar onları barıştırırsak herşey hallolur" dedi
Namjoon" denemedimmi sanıyorsun onları yemeğe bile çıkardım tüm gece tek bir kelime etmeden sesizce yemek yediler sonrada evlere dağıldılar
Taehyung" tamam işte buda birşeydir, kavga etmemişler ,yemeğe gelmem dememişler ,demekki ikiside birbirini görmek istemiş bence umut var şansımızı deneyelim ne kaybederiz bundan kötüsü olmaz artık"
Junkook "peki jimin o nasıl" diye sordu
Namjoon gülümsedi "bilmiyorum dışarıdan çok normal görünüyor ama Hoseok'un dediğine göre perişan haldeymiş zamanının çoğunu çalışarak geçiriyormuş biliyorsunuz çocuk giyiminde bir numara oldu harika kıyafetler tasarlıyor sonra kimsesiz çocuklar içinde çalışıyormuş öyle işte"
Taehyung" son bir kez şansımızı deneyelim yoksa ben dayanamayacağım istifa edeceğim "dediğinde masa buz kesmişti herkes susmuştu aslında hepsinin düşündüğü şeyi Taehyung
yüksek sesle söylemişti
Jin "saçmalama dedi istifa etmek demek ölmek demek bunun anlamını bilmiyor musun "
Taehyung " şu an yaşamıyoruz ki zaten, sıksınlar kafama yeter artık bıktım, ben MIT den derceyle mezun oldum şu an şu halime bak patronum sevgilisi ile ayrıldı diye cehennem azabı çekiyorum bu ne saçmalık " dedi
Namjoon "peki tamam haklısınız ben de bıktım bu durumdan zaten her şekilde sonumuz ölüm bari şansımızı deneyelim" dedi
Jin "peki Jimin'le kim konuşacak yani ben konuşurum isterseniz ama pek bir samimiyetim yok" dedi
Namjoon "ben konuşurum beni huyungu olarak görüyor geri çevirmez" dedi
Taehyung" ben konuşayım biz çok samimiyiz" dediğinde junkook "olmaz seni ateşe atamam" dedi
Masadaki herkes onların bu tatlı hallerine bir anlık gülümsemişti
Taehyung "hayatım ben zaten ateşin içindeyim hepimiz öyleyiz bilerek isteyerek yanıyoruz "dedi
Namjoon" yinede önce ben bir konuşayım olmazsa sonrada sen şansını denersin" dedi
Jin endişeyle sevgilisinin yüzüne baktı Namjoon onun ne düşündüğünü az çok anlıyordu "merak etme bir planım var ben birşey yapmayacağım onlar kendileri barışacak ben sadece onlara yol göstereceğim" dedi
Jin "bu nedense bana daha korkutucu geldi" dedi
Namjoon "merak etme eğer aklımdaki plan işe yararsa kısa zamanda bu dertten kurtuluruz" dedi "şu anda onların sedece birbirlerini ne kadar çok sevdiklerini anlamalarını sağlamamız gerekli" dedi
Namjoon telefonunu çıkardı Hoseok'u aradı telefon ilk çalışta açıldı
+Alo
-Hoseok merhaba Bay Min'in provası için saat üçte gel Bay Min sadece o saatte müsait
+Merhaba Bay Kim ,henüz hazır değillim bu gün provaya gelemem
-Ben hazırmısın demedim gel dedim Bay Min'i biliyorsun ,zaten bu aralar iyi değil sen elinde olanları al gel
+Tamam efendim
-Hoseok bu arada bende yeni takımlar istiyorum acil çok kilo aldım giyecek birşeyim kalmadı
+Kusura bakmayın ama mümkün değil ancak önümüzdeki ay bu ay Bay Min'in takımlarını ancak yetiştiririm
-Peki tamam,o zaman jimin gelsin o ölçülerimi alsın
+Ama bilemiyorum yani modaevine gelseniz
-Hoseok Bay Min'i bilmiyorsun sanki, şirketten bile çıkamıyorum jimin gelsin işte
Hoseok sıkıntılı bir nefes aldı
+ peki söylerim ama söz vermiyorum diyerek telefonu kapattı
Masadaki herkes Namjoon'a bakıyordu Taehyung kollarını göğsünde bağladı arkasına yaslanıp "akkındaki plan bumuydu kendine takım diktirmek aman ne parlak fikir "dedi
Jin Namjoon'a dönüp "sen bir dahisin dedi
Junkook "ne anladın acaba, anlatta bizde anlayalım" dedi
Namjoon "şimdi hastaneyi arayalım da bir ambulans göndersinler" dedi
Jin "sana birşey yapmaz değilmi?"diye korkuyla sordu
Namjoon gülerek " benim için değil Yoongi için çünkü kıskançlıktan delirtecek" dedi
