تخطٍ إلى المحتوى

D.İ.P

الفصل 2 · قراءة 4 دقيقة

D.İ.P

الفصل 2

Dar Sokak

Aras Demir..

Kaderiyle daha bebekken tanışmıştı. Anne babasının yokluğunda, mahallede unutulmuş bir çocuk olarak dünyaya gelmişti ve yaşamı, kendini savunmakla başlamıştı. Kimi zaman yalnızlığın soğuk sessizliğiyle boğuşmuş, kimi zaman ise mahalledeki sert hayatın küçük darbeleriyle sınanmıştı.

Bebeklikten bırakılmıştı bir evin önüne . Evin sahibi Fevzi abi alıp büyütmüştü onu .Kendi evlatlarından ayırmamıştı. Babası olarak onu bilirdi Aras .Küçük yaşta yanına alıp işi de iyice öğretmişti ona. Fevzi abinin işini de artık o yapıyordu.

Mahallenin saygın ,efendi delikanlılarındandı. Kimsenin karısıyla kızıyla işi olmaz kafası hep yerde gezerdi. Ağır abi diye bilinirdi her yerde. Adının anlamını taşıyan adamdı o .

Fevzi abi onu kapının önünde bulduğunda bileğindeki künyesini hala saklar. Belki de bir gün ailesi gelir diye bekler ama ne gelen vardır ne giden.

Aras ise aile konusunu dahi açmaz kimsenin yanında .Bir babam var Fevzi diye bir de ikiz kardeşlerim var Anıl ve Beste adında derdi . Aile diye onları bilirdi. Onların da annesi ,Aras geldikten dört yıl sonra terk edip gitmişti.

Tek başında üç tane evlada hem analık hem babalık yapar, mahalleli Fevzi baba diye hürmette kusur etmezlerdi ona.

Aras bu şartlarla bile kendini bu yaşa kadar iyi getirmişti. Kendine has bir delikanlıydı sahiden . Mahalledeki her kız ona hastaydı ama onun kimseyle işi olmadığı gibi, aşkla da işi yoktu.

Gençler en ufak bir sıkıntısında ona gelirdi. Parası biten gelir yardım ister bir kişiye bile sırtını çevirmezdi. Kötü yola düşen gençleri bile tek tek yola getirirdi. Herkes korkardı ondan gören bir bakar ikincide kafasını yere indirmek zorunda kalırdı.

Bazı geceler arkadaşları ile gezer mahallede volta atar. Bazı geceler sıkıntılarını dökmek için de eğlenmeye çıkardı. Bazen de kabuğuna çekilir dükkanda araba tamiri yapardı.

Gece yarısıydı. Mahalle sessizdi sadece rüzgârın eski binaların arasında uğultusu duyuluyordu. Aras ,dükkânın arkasındaki küçük odasında tavana gözlerini dikmiş yatıyordu.

Oda karanlık, tozlu ve yağ kokusuyla doluydu. Aras’ın elleri motor yağıyla kaplıydı, yüzünde hafif bir yorgunluk çizgisi vardı ama gözleri işine odaklanmıştı. Hem eviydi , hem iş yeriydi burası onun için.

O gece dükkanın önündeki ışık sokaktaki karanlığı zar zor kesiyordu. Aras, motoru sökmek için elindeki anahtarı sıkarken, mahalledeki sessizliği bir çığlık böldü.

"İmdat"

"Yardım edin"

Aras önce duraksadı. Sessizlik içinde birinin çığlığı pek duyulmazdı belki de rüzgârın sesiyle karışmıştır diye düşündü. Ama çığlık tekrar etti. Bu sefer çok yakındı ve korku doluydu.

Aras, başını kaldırdı. Sokak karanlıktı ama ses, dar bir köşeden geliyordu. Ayakları onu dükkanın kapısına doğru götürdü. Kapıyı hızla açtı, soğuk gece havası yüzüne çarptı.

-

Defne , arkadaşının evine giderken navigasyonun gösterdiği kestirme yoldan geliyordu. Sokak dar ve eskiydi sokak lambasının ışığı varla yok arasıydı. Arabasının farları, sokak taşlarının arasına düşen karanlık gölgeleri aydınlatıyordu .

Motor birden titredi ve sustu. Anahtarı çevirdi ama araba hiç tepki vermedi. Defne, panikle telefonunu çıkardı; şarjı bitmişti. Kalbi hızla çarpıyor, nefesi kesiliyordu.

"Sakın ha, sakın ha bir bu eksikti olamaz ya"diye mırıldandı, kendi kendine.

Tam o sırada, üç adam sokaktan çıktı. Gençlerdi bir çocuk gibi çelimsiz, diğeri biraz tıknaz ,aralarındaki biri daha uzun ve sert görünüyordu.

Alaycı kahkahalar atıyor, sözleri havada yankılanıyordu. Defne irkilip geri çekildi, dar sokağın köşesine sıkıştı.

"Ne yapıyorsunuz burada, küçük hanım" dedi adamlardan biri, sinsi bir gülümsemeyle.

"Araban mı bozuldu güzellik" diye yanağından makas aldı diğeri.

Defne kendini geri çekti iğrenerek.

"Bırakın beni, uzak durun benden "

"Bırakmazsak ne olacakmış" diyerek saçlarıyla oynmaya başladı diğeri.

"Buralara nerden düştün sen, böylesini ilk defa görüyorum"

Adamlar köşeye daha da sıkıştırınca son gücüyle bağırdı Defne

"Yardım edin"

Aras, dükkanın arkasındaki odada başını kaldırdı. Başta duymazdan geldi, ama çığlık tekrar tekrar geldiğinde dayanamadı. Sinirle kapıyı açtı ve sokak karanlığına fırladı.

Dar sokakta bir kız, üç adam tarafından sıkıştırılmıştı. Adamlar üzerlerine doğru yürüyordu. Aras’ın gözleri karardı, kalbi hızla attı. İçinde sanki yıllardır biriken koruyucu öfke bir anda patladı.

Defne ellerini başının arasına almış savunmasız halde duruyordu.

"Rahat bırakın kızı, uzaklaşın hemen" koşa koşa gelip ayırdı onları. Defneyi arkasına aldı.

"Sanane lan çırak biz kızla baş başa konuşuyoruz ne gelip tadımızı kaçırıyorsun."

"Kaldırımı kanınızla boyamadan uzaklaşın buradan"

"Baksana delikanlımıza bizi dövecekmiş, ne diyor duydun mu Salih"

Alaycı kahkahaları sokakta yankılanırken Aras daha da delirmişti. Derin bir nefes aldıktan sonra bir adım attı ve yumruk attı. Defne daha da çok korkmuştu geri çekildi. Birini bırakıp diğerini dövüyordu.

"Uzak durun demiştim" küfür ede ede yumruk atıyordu.

Aras, yumruk ve tekmelerle karşılık vermeye devam etti.Birine vuruyor diğeri bir küfür edip vurmaya kalktığında onu da yere indiriyordu. Dar sokakta kavga başladı. metal çarpışmaları, devrilen çöp kutuları, ayak sesleri gecenin sessizliğini parçaladı. Defne, korku içinde arkasına sıkışmış ama Aras’ın müdahalesiyle korunmuştu.

Defne son dakika arabada babasının verdiği sopayı hatırladı. Hızlıca gidip eline aldı ne olur ne olmaz diye ama daha önce hiç böyle bir şeyi kullanmak zorunda kalmamış olacak ki ne yapacağını dahi bilmiyordu.

Aras birini yere yığınca sıra diğerine geldi. Onun işini bitireceği sırada diğeri arkasından tam geliyorken bir anda Defne bağırdı ve

"Dikkat et" diyerek arkasındaki adamın bacağına sopayla vurdu.

Kendi bile şaşırmıştı yaptığına önce elindeki sopaya sonra da yere düşürdüğü adama baktı.

Karşı gelemeyeceklerini anladıklarında kaçmak için kalktılar .

"Sizinle işim daha bitmedi"

"Sizi bir daha bu mahallede görmeyeceğim"

Adamlar sonunda geri çekildi. Aras, nefes nefese durdu, gözleri hâlâ kararlı ve uyanıktı. Defne titreyerek kenarda durdu, hâlâ tek kelime edemiyordu. Gece tekrar sessizliğe büründü. Mahalle karanlık ve sessizdi, sadece uzak bir köpeğin havlaması duyuluyordu. İki yabancı, birbirlerini tanımadan bir çığlık ve bir kavga sayesinde yollarını kesişmişti.

نهاية الفصل

1 تعليق