Ayaz o sabah erkenden okuldaydı. Kalemini çantasından çıkarırken kapıdan giren sesi duydu. Dönüp bakmasa da kimin geldiğini biliyordu. Deniz’in adımlarını ayırt etmeyi öğrenmişti artık. Ne zaman telaşlı yürüdüğünü, ne zaman sessizce süzüldüğünü…
Deniz, sırasına geçmeden önce göz ucuyla Ayaz’a baktı. Ayaz başını kaldırdı. Göz göze geldiler. O an, bir kelime bile etmeden konuşmuş gibiydiler. Yalnızca gözlerde yazılı cümleler vardı.
Ders başlamadan birkaç dakika önce sınıfa Şeyma girdi.
Kısa boylu, ince yapılı, bir kızdı. Sınıfa girer girmez, birkaç arkadaşına gülümsedi. Sonra gözleri Ayaz’a kaydı. Yanındaki sıraya geçti ve eğilerek bir şeyler sordu.
Ayaz kısa cevaplar verdi ama gözünü Deniz'den kaçırmadı.
Deniz, sırasındaki kaleme odaklanmış görünüyordu ama Ayaz’ın Şeyma’ya dönük oturuşunu görmüştü. İçinde hafif bir sıkışma hissetti. Bu his, gün boyu peşini bırakmadı.
Teneffüs Zamanı.
Yasemin, Deniz’in yanına gelip koluna girdi.
“Bu kız bana fazla tatlı görünüyor, ama sanki biraz… yapay,” dedi kısık sesle.
Deniz gülümsedi. “Belki de gerçekten öyledir.”
Yasemin eğildi, “Yani… Ayaz’a bakışları normal değil. Sen fark etmedin mi?”
Deniz fark etmişti.
Öğle Arası. Okul Bahçesi.
Ayaz tek başına bankta oturuyordu. Elinde bir kitap vardı ama okumuyordu. Dalgındı. Deniz yanına yaklaştı.
“Sen hep böyle kendi başına mı kalırsın?” diye sordu.
Ayaz hafif gülümsedi. “Bazı sessizlikler, insanın en rahat ettiği yerdir.”
Deniz oturdu. “Ama biri gelip o sessizliği paylaşırsa daha kolay geçmez mi?”
Ayaz gözlerini onun gözlerine dikti. “Geçmez. Çünkü bazı sessizlikler özeldir. Sadece bir kişiyle paylaşılabilir.”
Deniz’in kalbi hızlandı. Ayaz’ın sözlerinde gizli bir itiraf mı vardı, emin olamıyordu.
O Akşam, Mesajlaşma:
📲 Yasemin: “Yarın okuldan sonra bizim oraya gidelim mi? Dondurma alırız.”
📲 Deniz: “Olur ama erken çıkmam gerek.”
📲 Yasemin: “Ayaz’la randevu muuu? 😏”
📲 Deniz: “Randevu falan değil… sadece... konuşuyoruz.”
📲 Yasemin: “Ay ne güzel ya, bak bu yaz sonu siz kesin sevgili olursunuz.”
Deniz telefonu elinde tuttu. Cümleye uzun uzun baktı. “Yaz sonu değil…” dedi içinden.
Belki daha da yakında…
Gece, Defterine Yazdığı Not:
“Bir kapı bazen aralıktır. Biri gelir, hafifçe iter ve içeri girer.
Ama bazen o kapının ardında bir başkası da bekliyordur.
İşte o zaman, içeri kim girer, kim dışarıda kalır…
İkimiz karar veririz.”