تخطٍ إلى المحتوى

ÇİLLİ

الفصل 5 · قراءة 2 دقيقة

ÇİLLİ

الفصل 5

BÖLÜM 5: Saklı Defter

Hafta içi günler birbirini takip ederken, sınıfta görünmeyen ama hissedilen bir şey vardı. Deniz her teneffüste Ayaz’ın yanına daha az çekinerek gidiyor, Ayaz ise artık sadece başını eğip kalem çevirmiyordu. Bakıyordu. Gülümsüyordu. Hatta bazen şaka bile yapıyordu.

Ama hâlâ çok şey söylemeden…

🎒Kayıp Kalemlik

Çarşamba günüydü. Deniz çantasını açtığında kalemliğinin yerinde olmadığını fark etti. Tüm sıranın altına baktı, çantasını tekrar karıştırdı ama yoktu.

Yasemin:

“Dün kantinde unutmuş olabilir misin?”

“Sanmam… Ama o kalemlik çocukluğumdan beri bende. Çok özel.”

Ayaz sessizce sırasından kalktı. Bir şey demeden dışarı çıktı. Ne Yasemin, ne Deniz bir şey sordu.

Dersten sonra Deniz kantine gitti, kayıp eşya kutusuna baktı ama kalemlik orada da değildi.

📦Sürpriz Paket

Ertesi gün sabah Deniz sıraya oturduğunda bir şey fark etti. Masasının üzerine küçük, kraft kâğıtla sarılmış bir paket bırakılmıştı. Üzerinde sadece şu yazıyordu:

“Eşyalar da insanlar gibi… kendilerini doğru kişide bulunca susmazlar. — A.”

Deniz hemen paketi açtı. İçinde kaybolduğunu sandığı kalemlik vardı. Ve kalemliğin içine sıkıştırılmış küçük, siyah kaplı bir defter.

Deniz’in kalbi hızlandı. Defteri yavaşça açtı. İlk sayfada el yazısıyla yazılmış bir cümle vardı:

“Bir gün biri gelir… ve sessizliğini bile dinler.”

Altında bir tarih vardı: 6 ay önce.

📖Ayaz’ın Defteri

O gün teneffüste Deniz, Ayaz’ı bahçede yalnız buldu. Yanına sessizce oturdu. Elinde hâlâ defter vardı.

“Ayaz… Bu senin özel defterin mi?”

“Evet. Eskiden sadece annem bilirdi.”

“Neden bana verdin?”

Ayaz gözlerini kısacık ona çevirdi, sonra tekrar önüne baktı.

“Çünkü sen… bana ilk ‘niye sessizsin’ demedin. Sadece baktın. Bekledin.”

Deniz’in içi yumuşadı. “İnsan bazen sadece anlatacak birinin varlığını ister.”

Ayaz başını eğdi. “Ben… bazı şeyleri yüksek sesle anlatamıyorum. Ama yazarsam daha kolay oluyor. Bu defter… ben büyürken sustuklarım.”

Deniz defteri okşar gibi tuttu. “O zaman bu defter artık biraz da bana ait.”

Ayaz dönüp gözlerinin içine baktı. Hafif bir gülümsemeyle fısıldadı:

“Dikkatli ol. Bazen bir sayfa, bir kalpten daha çok sır saklar.”

🌌Gecenin Cümlesi

O gece Deniz penceresini açtı. Rüzgar sessizdi ama içindeki kıpırtılar gürültü gibiydi. Deftere bakarak yazdı:

“Ayaz’ın iç sesi… belki de bu defterin sayfalarında. Ve ben onları okumaya hazırım. Hem de tek tek, sessizce, sakince…”

Ve ilk kez, yazdığı cümlede onun ismini kelime gibi değil, his gibi taşıdı:

“Ayaz’ın içinde bir fırtına var. Ve ben, rüzgarında savrulmak istiyorum.”

نهاية الفصل

1 تعليق