Skip to content

Çarpışma

Chapter 21 · 5 min read

Çarpışma

Chapter 21

20. Bölüm

"ne o korkup fare gibi saklanacak mısın gerçekten!?" Diye bağırdı haktan. Korumaların hepsi silahlarını çıkarmıştı ki karan konuştu. "Açılın!" dedi korumlara.

onlar kenara çekilirken karan da üç adım önümdeydi. Haktan sinirle karana bakarken gözleri bana takıldı. Şaşırdığı çok belliydi.

"sen... senin ne işin var burda nehir?" Dedi şaşkınlıkla.

asıl onun burda ne işi vardı? Ayrıca o silah ne alakaydı!?

"sen ne yaptığını sanıyorsun!?" Diye yükselerek karşısına geçtim. Karan artık arkamdaydı. "Yanımdan geçti kurşun! Kafayı mı yedin!?"

"Nehir... burda ne işin var?" Dedi aynı şaşkınlıkla.

arabanın diğer tarafında olan gökhan da şaşkındı. "Nehir..." diye mırıldandı.

arkadan karanın sesi duyuldu. "Siz tanışıyor musunuz?" Hiç şaşkın gibi değildi ya da bana öyle gelmişti. Bilemiyorum...

"asıl senin ne işin var burada!? Hem de silahla!"

karanın gülme sesini işittim. Hızla ona döndüm. Sakin olmalıydm, işten atılmak istemiyordum. Tekrar haktana döndüm. "Karan beyin asistanıyım."

kaşlarını çattı. "Seninle sonra konuşacağız." Diyerek karana döndü ve iki adım attığında önüme geçip karana yaklaştı. "Hangi güç sana benim projemi almanı sağlıyor!?"

haktan etrafına tekrar baktı ve ona çekilmiş olan silahları farketti. Kısa bir an arkasını dönüp bana baktı ve belinden silahı çıkarıp karanın başına yasladı. "ne yapıyorsun!?" Diye bağırarak yanına gidecektim ki gökhan beni tuttu. O da belinden silahı çıkararak karanın hemen arkasında olan korumaya doğrulttu.

"söyle indirsinler silahları." Dedi haktan sakin bir sesle.

"niye? Kız korkuyor diye mi?" Dedi kaşlarını kaldırarak.

"indirsinler dedim." Dedi baskın bir sesle.

karan önce haktana sonra gökhana ardından bana baktıktan sonra korumalara seslendi. "İndirin silahları!"

hepsi tek tek indirirken haktan ve gökhan da indirmişti. Derin bir "oh" çektim.

"güzel... şimdi bütün haber bültenlerine karahanlı holdingin projesini çaldığını ve özürlerini ilettiğini söylüyorsun."

neyden bahsediyordu? Ne oluyordu burda?

karan kahkaha attı. "Bazen çok komik biri oluyorsun. Bayılıyorum bu ultra komik hallerine."

"tamam... özür dilemesende olur." Dedi. Yüz ifadesini göremiyordum.

"bir dakika bi asistanımla konuşmam lazım." Diyerek bana döndü. "Sence nehir..." derken haktan sözünü kesti ve tam önüne geçip benimle olan bakışmasını kesti. "Hanım diyeceksin... nehir hanım. Senin asistanlarınla konuşman böyleyse iki gün sonra yine asistansız kalırsın sen."

"bizim patron asistan ilişkimiz böyle beğenmiyorsan ikile."

Haktan "Sıçtırtma ilişkinize!" Diye bağırdı.

"a aa... asistanımın yanında olmuyor böyle. Neyse... biz konumuza dönelim." Diyerek hafif yana eğilerek tekrar bana döndü. Gökhan ise hala kolumdan tutuyordu ama sert değildi.

"sence dediğini yapmalı mıyım nehir hanım." Dedi. Hanım kelimesini bastırarak.

tepemde dikilen gökhana döndüm. "Ne oluyor?" Diye sordum sessizce. O esnada arkada duran haktanın birkaç korumasını gördüm. Diğerlerine göre azlardı.

"proje benim! Ve sen benim olan projeyi kendinmiş gibi kullanamazsın! Hemen şimdi dediklerimi yapacaksın!" Diye bağırdı haktan.

gökhan kolumu bırakıp bana baktı. "Bizim olan projeyi kopyaladı ve kendisiymiş gibi bir de temeli bugün atılacak diye haber kanallarına yaydırmış."

şaşırmıştım. "Neden böyle bir şey yapsın ki?"

"hırs çünkü nehir... hırs. İnsana her şeyi yaptırır." Ben öylece ona bakarken kime inanacağımı bilememiştim. "Farkındayım kime inansam diye kararsızsın. Şuan yanımda kanıtlar yok ama istersen gelirsin bizim şirkete ve gösteririz sana kanıtları. Şuan ise kime inanıp inanmayacağın senin kararın. Haktan ve ben her türlü arkandayız, bunu unutma."

gözlerimi kapatıp derin bir of çekerken saçlarımı geriye doğru attım. "Proje benim, aksini iddia dahi edemezsin!" Diye bağırdı haktan.

"proje benim. İlk başta da ben bulmuştum zaten fikri ve sen de bu fikri çaldın. Şimdi ise proje sahibinde." Dedi ve işaret parmaklarıyla sırıtarak kendisini gösterdi. "Yani bende..."

haktan sinirle karanın yakasına yapışınca bir adım atmıştım ki gökhan yine tuttu beni. O esnada ise karanın korumaları silahlarını kaldırdılar. Karan elini kaldırarak durdurdu onları.

korumalar silahları indirirken hızla gökhana döndüm. "Bir şey yapacak adama, bırak beni!" Diyerek hızla sıyrıldım elinde ve haktanın yanına geçtim, kolunu tuttum. "Yapma."

Karanı yakasından tutup hızla geri iterken bana döndü. "Proje benim nehir. Ve bu piç o projeyi değiştirip kadın çocuk bakım evi yerine gizliden kumarhane işletecek. Anlatabiliyor muyum?"

Şaşırmıştım ama belli etmemeyi tercih ettim.

"anlıyorum ama bunu daha legal yollarda halletsen olmaz mı? Silahla veya şiddetle bir şeyi çözemezsin."

"Asistanımı dinle, zeki kız." Dedi karan.

haktan tekrar hızla karana döndüğünde "yeter!" Diye bağırdım. Haktanı kenara çektim. "Bak işim var. Çalışıyorum. Hatta ilk günüm. Yapma bunu bana, atılmak istemiyorum."

haktan sinirden yüzünü avuçladı ardından ellerini çekip konuştu. "Nehir bu nasıl bi iş. Böyle iş mi olur anasını satayım! Sen kimin yanında çalışıyorsun haberin var mı!?"

"bana bağırma!" Dedim yükselerek. "Sal beni ya, sana ne benim nerde ve kiminle çalıştığım!? Bi bırak beni!"

"nehir..." bir şey diyecekti fakat yutkunarak vazgeçti ardından devam etti. "Bu adam tehlikeli nehir, anlatamıyor muyum?"

"Tehlikeli olup olmadığı beni ilgilendirmiyor. Bana karşı bir yanlışı yoksa sıkıntı da yoktur benim için."

"illa başına mı gelmesini bekleyeceksin. Sen delirmişsin!"

"düzgün konuş benimle! Benim çalışmam lazım, para kazanmam lazım. İşime engel olmazsan sevinirim." Diyerek yanından geçecekken kolumdan tutup tekrar aynı yerime ilerletti beni.

"ben sana dedim. gel benle çalış, garanti işin olur dedim. Ve sen de bana düşüneceğim dedin."

"düşündüm..." dedim dedim hızla.

"düşündüm öyle mi?" Dedi kaşlarını kaldırarak.

"Evet düşündüm. Fakat sonra bir iş teklifi gelince o teklife yöneldim. Ne var bunda?"

"tehlikeli diyorum kızım. Anlamıyor musun!?" Dedi sinirle.

birkaç adım ilerimizde olan gökhan ise bize yaklaşıp haktanın kolundan tuttu. "Sakin ol, onun bir suçu yok biliyorsun. O adamı da tanımıyor. Bütün öfkeni ona kusma."

haktan, gökhana dönüp kısa bir süre bakıştılar. Ardından "hadi ama karahanlı! Tek başıma canım sıkıldı burda, biraz da benle sohbet et!" Karanın sesi duyuldu.

haktan hızla arkasını dönüp ona ilerlerken ben de hızlı adımlarımla ona yetişmeye çalışıyordum.

haktan yumruğunu karanın suratına geçirince karanın yüzü sola düştü. "Seninle sonra görüşeceğiz!"

karanın korumaları silahları tekrar doğrulturken haktanın korumaları da silahlarını tekrar çıkarmıştı.

hızla göğsüne vurup itekledim. "Ne yapıyorsun ya sen!?"

bir bana bir karana bakarken tekrar bana döndü. "Pişman olacağın şeyler yapıyorsun, umarım pişman olacağın şeyler yaşamazsın nehir. Tek temennim bu." Diyerek arkasını döndü ve arabaya doğru yürümeye başladı.

haktan uzaklaşırken gökhan kulağıma yaklaşıp "dikkat et. Bir şey olursa ara." Dedi ve o da arkasını dönüp gitti.

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.