Şöyle ki ben de şu anda bulunduğum noktada olacağımı bilmiyordum.
İki sene önce hayatımın değiştiği gün tek yaptığım her zamanki gibi hazırlanıp işe gitmek olmuştu. Onunla tanışana kadar hayatım aynı tekdüzeliğiyle devam ediyordu. Ben aynı bendim, bir değişiklik yoktu. Üniversiteye giden, yaşamak için canımı dişime takıp kendimi paralayan bir kızdım. Aynı rutinleri tekrarlıyordum; sabah uyanıyordum, duş alamadan derse yetişmeye çalışıyordum, daireme geri dönüp işime gidiyordum. Bilmediğim şey ise aşkın beni aniden pençelerine alacağıydı. Onunla tanıştığım anda dünyam durmuştu. Elektriği hissedebiliyordum, tanıştığımız anda gözleriyle beni kendine çekmişti. O an kalbimin atışlarını herkesin duyduğuna emindim.
Sadece iki sene önce cebimde olmayan paralarla yaşamaya çalışıyordum, aşkın ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu. Hayat, karşınıza sürprizlerle çıkmayı seviyordu. Artık bunu biliyordum.
Ona âşık olmak hayatımı tamamen değiştirdi.
Benim için dünya sadece onun varlığıyla anlamlı bir hale geliyordu. Hayatımda bir dönüm noktası oluşturmuştu.
Onunla tanıştıktan sonra küçük bir hayal dünyası oluşturmuştuk. İnsanlar onu tanımıyormuş gibi davranırdık. Balonumuzda yaşamak bizi özgür kılıyordu. Onunla bir ilişkiye başladığımda, onun ünü sayesinde beni de tanıyacaklarını bilmiyordum. Magazinlerden, karmaşalardan, gürültülerden haberim yoktu. İnsanların ilgisinin ne demek olduğunu bilmiyordum. Beni ne kadar etkileyeceklerini bilmiyordum.
Şimdi ise herkesin tanıdığı biri olmuştum.
Ben Melissa Goméz.
Hikayem Chris ile başladı. O benim diğer parçam oldu. Artık küçük kızlara anlatılan “o kız” benim. Anneler parmaklarıyla beni gösterip büyüdüklerinde kızlarına ben gibi olabileceklerini söylüyorlar. Ün’ün nasıl zor olduğunu ve sizi ne kadar etkilediğini bilmiyorlar.
İşte size anlatacağım hikâye bu; Chris ve benim hikayemiz. Bizim sessiz, kimse olmadan başlayan ışıltılı hikayemiz.
Artık herkes duyacağına göre çokta sessiz bir hikâye değil, değil mi?