Merhabalar yorum yapmayı ve beğenmeyi unutmayın! ✨
---
Tolga, İtalya’daki dairesinde sabahın ilk ışıklarıyla uyandı. Yatakta tek başına olduğunu fark etti; son zamanlarda Ezgi çoğunlukla misafir odasında yatıyordu. Son birkaç ayda aralarındaki ilişki hızla değişmiş, küçük tartışmalar büyük kavgalara dönüşmüştü. Eskiden Ezgi'nin yanında huzur bulurken, şimdi onunla aynı odada bile nefes almak zor geliyordu.
Başını yastıktan kaldırıp boş odaya bakarken, bir an her şeyin çok yanlış gittiğini düşündü. Aslı’dan boşandıktan sonra, o anın sıcaklığı ve heyecanıyla Ezgi ile yaşadıkları tutku dolu günler Tolga’nın aklını başından almıştı. Fakat şimdi bu ilişki çok farklı bir hal almıştı. Ezgi'nin kıskançlık krizleri, sürekli ilgi talebi, onu kendi yalnızlığına itiyordu.
Ayağa kalkıp mutfağa yöneldi. Kahve makinesini açarken, kendisini boşluğa düşmüş gibi hissediyordu. Aslı'yla evliliğindeki dengeyi ve güveni kaybetmişti. Aslı’nın sakinliği, hayatına getirdiği düzen, geçmişte ona belki de sıkıcı görünmüştü. Ama şimdi, yaşadığı bu çalkantılı hayatın ortasında, o eski dinginliği özlüyordu.
Bir bardak kahve doldurup salondaki pencerenin önüne geçti. Dışarıda güneş, Floransa’nın dar sokaklarını yavaşça aydınlatıyordu. Bu şehir, başta ona heyecan verici gelmişti; yeni bir başlangıç, farklı bir hayat... Fakat zamanla bu şehir de ona yabancılaşmıştı. Şu anda, tam anlamıyla bir yabancı gibi hissediyordu burada. Yanında Ezgi’nin olması bile bu duyguyu değiştiremiyordu. Artık ne eski yaşadığı ülkeye ne de bu yeni hayata ait gibi hissediyordu.
Ezgi'nin ayak seslerini duyunca içini hafif bir sıkıntı kapladı. Ezgi mutfak kapısından bakıp onu süzdü. Yüzünde o alıştığı kızgınlık ve sorgulayan ifade vardı. "Tolga, seninle konuşmamız lazım," dedi, sesi sitemkardı.
Tolga içini çekip başını salladı. "Ezgi, sabah sabah yine neyi konuşacağız?" dedi, sesi yorgun çıkmıştı. Ezgi ona yaklaşarak ellerini beline koydu, gözleri hafifçe dolmuştu. "Böyle devam edemeyiz, Tolga. Sen hâlâ Aslı'nın etkisindesin ve bunu görmek beni yaralıyor."
Tolga, Ezgi'nin söylediklerini duysa da zihni Aslı'daydı. Bu ilişkiyi kendi hayatından uzaklaşmak, hata yaptığını kabullenmemek için sürdürüyordu belki de. Ezgi’yi sevmişti, ama o sevgi bir yandan bambaşka bir öfkeye dönüşmüştü. Bu ilişki, gitgide daha fazla yaralayıcı bir hal alıyordu.
Ezgi birkaç adım geri çekilip sinirle mutfaktan çıktı. Tolga, derin bir nefes aldı ve kahvesini yudumladı. Kendini daha da yalnız hissediyordu. Salonda gezinen bakışları, eski fotoğraflara ilişti. Aslı’yla çektirdikleri fotoğraflardan geriye kalanları İtalya’ya taşınırken atmıştı. Yine de zihnindeki anılardan silinemeyen pek çok şey vardı. Aslı’nın gülüşü, mutfakta ona çay hazırlayışı, birlikte izledikleri filmler, gittikleri yerler…
Yüzündeki acı tebessümle iç geçirdi. Bir an hayatında yol ayrımında olduğunu hissetti. Yaptığı seçimlerin ağırlığı altında ezilmekten yorulmuştu ama artık geri dönmek için çok geçti.
Bu düşüncelerle telefonunu eline aldı. Birkaç mesaj vardı, ama gözleri Aslı’nın profilini bulduğunda kalbi daha hızlı atmaya başladı.
----
