Lydia, boğaza karşı oturmuş, şarap kadehini elinde çevirirken eğlenceli bakışlarını Kerem’e dikti. Garsonlar hızla siparişleri alıp çıkarken Kerem hâlâ menünün şokunu yaşıyordu. “Gerçekten burada bir çorba 3000 lira mı?” diye tekrar sordu, menüye dönüp inanamaz gibi bakarak. Lydia kahkahayı bastı. “Ayy fakirler hep böyle fiyatlara şok oluyor, çok tatlısınız! Evet tatlım, çorba 3000, su 250, ekmek istersen de özel fırınımızda pişirildiği için ekstra 1000 lira.” Kerem menüyü kapatıp derin bir nefes aldı. “Siz gerçekten farklı bir evrende yaşıyorsunuz.” Lydia umursamazca omuz silkti. “Canım, ben bir Lydia’yım. Zenginlik benim doğuştan hakkım. Yani doğarken tanrı, ‘Bu kızın fakirlik çekmesine gerek yok’ demiş ve öyle olmuş. Senin için üzgünüm tabii ama ne yapalım, herkes Lydia olamaz.” Kerem dişlerini sıktı. “Bunu şu an bana mı anlatıyorsun?” Lydia başını salladı. “Evet, fakirler genelde neden fakir olduklarını bilmezler. O yüzden anlatıyorum. Yani biraz planlı olsan, kendine bir strateji geliştirsen, şu an burada fakir olarak oturmazdın.” Kerem derin bir nefes aldı. “Benim şu an fakir olmamın sebebi az önce 10 milyonluk arabaya çarpmış olmam.” Lydia sırıttı. “Tatlım, bak işte sorun tam olarak bu! Düşünsene, eğer benim gibi doğsaydın, fakir olmazdın!” Kerem ellerini yumruk yaptı. “Evet, kesinlikle benim suçum, fakir doğmam benim hatam.” Lydia gururla başını salladı. “Bak, anlıyorsun işte! Öğreniyorsun!” Kerem gözlerini kapadı, içinden 10’a kadar saydı. Tam o sırada garsonlar servis açtı, Lydia’nın sipariş ettiği pahalı yemekleri ve Kerem’in 5000 liralık burgerini getirdiler. Lydia, önüne konan tabaktaki yemeğe bakıp mutlu bir şekilde gülümsedi. “Ay harika! En sevdiğim yemek! Senin burgerin de pek bir sade görünüyor fakir, mutlu musun?” Kerem, önündeki hamburgeri inceledi. “Bunda altın falan var mı? Bu kadar pahalı olmasının başka bir açıklaması olamaz.” Lydia garsona döndü. “Altın yaprak koymayı unuttunuz mu tatlım? Çocuk şaşırdı fiyatına.” Garson gergin bir şekilde başını salladı. “Hemen getiriyoruz, hanımefendi.” Kerem anında elini kaldırdı. “Hayır! Sakın! Zaten yeterince gereksiz pahalı!” Lydia kahkahayı bastı. “Ayy fakir tepkileri çok eğlenceli ya! Kendini hâlâ fast food restoranında sanıyorsun.” Kerem derin bir iç çekti. “Bu yemek bitsin, ben gidiyorum.” Lydia kaşlarını kaldırdı. “Ama tatlım, ödevim bitmedi. Senin hayatını değiştirmem lazım. Daha fakirliği nasıl yenersin anlatacağım.” Kerem başını iki yana salladı. “Bence benim hayatımı değil, senin hayatını değiştirmemiz lazım.” Lydia dramatik bir şekilde gülerek başını arkaya attı. “Tatlım, ben zaten mükemmelim! Ama tamam, önce yemek ye fakir, sonra konuşuruz.” Kerem içini çekti ve zoraki bir şekilde burgerini yemeye başladı. Ama aklından tek bir şey geçiyordu: “Bu kız gerçekten gerçek mi? Yoksa bu sadece kötü bir rüya mı?” Lydia ise içinden bir şeyler hissediyordu. Bu adam çok sinirli ve komikti. Onunla daha fazla uğraşmak çok eğlenceliydi. Ve belki de bu oyun daha yeni başlıyordu…
الفصل 3
Şımarık Lydia ve Sinir Küpü Kerem – VIP Yemek
نهاية الفصل
0 تعليق
لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.