Skip to content

BAŞA SAR

Chapter 6 · 5 min read

BAŞA SAR

Chapter 6

6. B�L�M

EVET şuan bildiğiniz nezarethane'deydik. Karşı tarafta erkekler yani bizimkiler vardı. Diğer tarafta yani burda ben ve diğer kızlar vardı.

Ne arasan vardı.

Örneğin Ayşe abla. Ayşe Abla oğluna sevdiği kızı istemeye gitmek için ne zaman müsaitsiniz amaçlı soru için Ferhunde teyzeye sormaya gitmiş. Ferhunde teyze ben size kızımı vermem demiş. Sonrada oğlana yani Mustafa'ya bişey demiş. Bizim Ayşe abada bunu tavuk gibi yolmasın mı?

Yolmuş vallaha. Sonu burası.

Sonra favorim Sultan abla. Cidden adı gibi. Sevgilisi onu evine çağırmış. Oda gitmiş. Biraz konuşmuşlar. Sonra sevgilisi buna tüm sosyal hesaplarını kapatacaksın diye bağırmış. Ablamda kapatmıycam hem sen kimsinki bana bağırıyorsun demiş. Erkek cinsi varlık Sultan ablaya el kaldırmış. Asol son komsondo bono boğırıyoson. Demiş. Tokat atmış. Ablamda bunun üzerine sandalyeyi almış kafasında ve sırtında kırmış. En sonda bıçak çekmiş. Go girl. Ne kaos ama.

Tek nefeste anlattım ayol.

Böyle işte şuan kafeste Ferhunde abla, Ayşe abla, Sultan abla ve Mustafanınki Meryem var.

Şuan canım sıkıldığı için bağıra bağıra ALİ CABBAR söylüyordum.

"SEVDİĞİN KIZ BAŞKASINA VARMIŞ

OYNAR EL OĞLUYLA ÇALAR ALİ CABBAR.."

"Kızım bi sus ya" diye carladı Barış.

"Asıl sen sus erkek." Tmm itiraf ediyorum erkekleri sevmiyorum,nefret besliyorum. Ama bazı kişiler hariç..

Mesela YAVUZ KARASU, FETİH KULAKSIZ, FEYZULLAH ALTIPARMAK, ATEŞ ACAR.. gibi.

Daha bir çok kişi.

"Millet türkü söyler bizimki Ali Cabbar söylüyor." Dedi Yiğit.

"Ay sus ben bilmiyorum türkü. Bu hüzünlü şarkı diye dedim."

"Allah aşkına sus" dedi Barış.

"Aman siz zaten sanattan ne anlarsınız." Diyerek trip atıp, önüme döndüm. Şimdi ise son olayları değerlendiriyoduk.

"Kız senin şu dövdüğün adam varya."(Ayşe abla)

"Aman be abla oda adam mı?"(Sultan abla)

"Cidden he Ayşe"(Ferhunde abla)

"Her neyse neydi kız onun adı?"(Ayşe abla)

"Hasan mı?"(Sultan abla)

"Evet hee. O seni aldatmış olmasın. Yoksa sana neden hesaplarını kapattırsın. Görmeyesin diye."

"Doğru diyo."(Meryem)

"O zaman gider biraz daha döverim"(Sultan)

"İdolümsün be abla"(Melis)

"Ay sağol bebeğim"(Sultan)

Şuan sadece çekirdeğimiz eksik. O sırada Polisler bir kadını tutarak bizim kafese geldi. Açarak kadını bırakıp kapıyı kapatıp gittiler.

"Ay oğlum bişey yapmadım diyorum size niye anlamıyorsunuz?" Diye bağırdı arkalarından.

"Ay teyzecim gel geç otur şuraya." Dedi Ferhunde.

Onun yanına oturmak yerine gelip benim ve Ayşe ablanın ortasına oturdu.

"Ne olduda düştün buralara?" Dedi Ayşe teyze.

"Ne olacak kızım bizim oğlan evde kalacak. Kız arıyorum ona. İstemeye gittiğimde Vermediler kızı bana. Bi bulsam güzel, hanım gibi bi kız. Yemek yapsa, temizlik yapsa yeter zaten. İşte en son istediğim kızı vermediler. Aman sanki çok meraklıydım kızlarına daha temizlik yapmayı bilmiyo."

"Anladım teyze anladım"(Ayşe abla)

"Sensin be teyze. Size taş çıkartırım ben kızım"

Hepimiz şok olmuştuk. Nerden baksan 65 yaşında falandı. Tabi teyze veya yaşlı demek ayıptı ama. Bi an söyleyince şok olmuştuk. Gülme isteğimi bastırdım.

"Ay ne diyeyim bilemedim pardon."(Ayşe abla)

"Kaç yaşındasınız hanım efendi?"(Sultan abla)

"64 yaşındayım. Ne yaşlısı? Yaşlı 65 yaş üstü bunaklara denir!"

Hepimiz hafif kıkırdadık.

Teyze aman abla biraz sakin. Biraz relax. İnanamıyorum şuan ortam aşırı iyiydi.

Sonra bana döndü.

"Sen nasılsın güzel kızım adın ne?"

"Melis adım. İyiyim hanımefendi siz nasılsınız? Bu arada isminiz nedir?"

"Sağol kızım iyiyim. Adım Sevda."

"Anladım."

"Seni benim oğlanı biliyon mu? Ay nasıl mert, nasıl dürüst. Çok iyi bi işinde var. Araba,evi var. 29 yaşında. Bi görsen çok seversin. "

Sadece tebessüm ettim. Napim lan ben senin oğlunu. Banane.

"Seni benim oğlana mı alsak?"

Ne diyon teyze? Abi takimi duysa bayılır amq.

"Gelirken görmüştüm yakın yerde nikah dairesi var hemen orda evleniverin. Oğlanıda çağırırım. "

LAN NOLUYOOOOOO.

Bişey demeden demir parmaklıkları tutarak

"İMDAT POLİS BEYYY BURDA GENCECİK YAŞIMDA ZORLA EVLENDİRİLİYORUM. KİMSE YOK MU?"

Diye bağırdım.

"Kızım ne bağırıyorsun çok mu heyecanlandın?" Dedi Sevda Teyze.

Abimler ise ordan bağırıyordu.

"NE EVLENMESİ LAN!"(Pusat)

"KIZIM SEN BİZİ DELİRTMEYE Mİ ÇALIŞIYON?"(Yiğit)

"BURDAN ÇIKARSAM ORAYI YAKARIM!"(Barış)

"AY SUSUN!"(Melis)

Sevda Teyze bana yaklaşırken Feridun ve Ayşe abla onu tutuyordu. O sırada kapıyı tutuyordum. Aniden kapı açıldı.

Olum bu kapı nasıl açıldı lan?

Hızla dışarı çıktım. O sırada kapıda polisler belirdi.

"Bu kapı neden ve nasıl açıldı?"

"Ay polis beyciğim bende bilmiyorum. Ben şu yandaki deli kadından kaçıyordum. Aniden açıldı. "

Evet polislere ve askerlere zaafım var.

"Sen neden kaçıyordun?"

"Şöyleki şurdaki kadın beni 15 yaşımda sap biri olarak, 29 yaşındaki oğluna almaya çalıştı. Dediki gelirken ben nikah dairesi gördüm orda hemen evleniverin. "

Polis beyciğim derin nefes aldı. Senin aldığın nefese kurban.

"Hanım efendi size kaç kere diyeceğiz her gördüğünüz kızları oğlunuza istemeyin. Her hafta burdasınız yeter artık."

BEN NEREYE DÜŞTÜM.

Yandaki polis." Komiserim bi ben evlencem oğlunla demediğiniz kaldı. "Demesiyle öndeki polis ve Sevda Teyze hariç herkes gülmeye başladı.

Sevda teyzenin "Olur" demesiyle hepimiz dumura uğradık. Lan!?

"Ay bayılcam şimdi ben ne biçim ortamdayım"(Sultan abla)

"Bende abla bende" dedim. O sırada Pusat abim öndeki polise döndü.

"Lan Kunt çıkar lan beni burdan. Aç kapıyı." Adını öğrendiğim Kunt abimleri çıkardı. Onlar yanıma gelip etrafımı sardılar.

Kunt bey, Pusat'a dönerek "Amirin odasına gidiceksiniz" dedi. Oraya gittik. İçeri girdik.

"Selam amirim." Dedi Pusat. Amiri önümdeki abi takımından dolayı göremiyordum. Aralarından sıyrılıp amire baktım. Tanıdıktı sıkıntı etmeden öne çıktım.

"Ooo Tarık Kral nabersin? "

"Oo iyiyim Melis Hanım sen nabersin bayadır yoksun."

"Ya evet bizim işler karışık. Olaylar falan oldu. O yüzden uğrayamadım."

"Noldu kız yine bişey mi yaptın?"

"Ayıp ediyosun ben bişey yapmadım." Dedim koltuğa oturdum. Abi takımını gösterip.

"Abilerim ortaya çıktı. Hayatım değişti filan."

"Ne yani sen bi dakika?" Diyerek ayağa kalktı.

Pusat abime dönüp "O mu?" Dedi.

Off durmadan olay, durmadan olay. Hayır bende bişey anlamıyom ki.

"Şş kara böcü Masal sen misin?"

"Evet ta kendisi."

"Vay bee yıllardır tanıdığım kız. Yiğenim çıkıyo"

WTF?

"NEEEEĞ SEN BENİM AMCAMSIN?"

"Bağırma kara böcü burası karakol. Ben amcanım yani babanın en yakın arkadaşından biriydim."

"Vay be kral 40 yıl düşünsem amcam olduğun aklımın ucundan geçmezdi be. "

"Öyle ama olmayanıda olduruyoruz."

Hepimiz gülmeye başlamıştık. İlk günden olay çıkarmıştım. Ne yim ben bela mıknatısı mı?

Pusat abime döndüm. Oda bana bakıyordu. Boş boş sırıtıyorduk. En son Pusat abim olayı anlattı. Bir kaç rapor imzaladı.

"Masal'ın velayetini üstünüze almanız gerekiyor. Ve kimlik işlemlerini bir an önce yapın. Yoksa çok sıkıntı çekerseniz." Dedi Tarık.

"Tamam Tarık amca halledicez." Dedi Pusat.

"Ben bi kantine gidicem Melis ve Yiğit'te gelsin" (Alper)

"Barış sende git çocuklarla. Hem avukatıda ara. "

"Tamam abi." Dedi Barış.

Tam çıkacağımız sırada içeri KUNT ÇOCUK girdi.

"Ben geldim baba benim mesai bitti."

Bu çocuk Tarık amca'nın çocuğuymuymuş. Hay MaşAllah. Sonra bana döndü. Sert Bit yapısı vardı.

"Sen şu Masal olmalısın?"

"Evet öyleyim." Dedim.

"Anladım. Senin durumlar nasıl geçti?"

End of chapter

2 comments