Sabah yüzüme soğuk su gelmesiyle bağırdım.
"Lan cimcime uyan la" Yiğit bittin sen.
"Canını seviyorsan kaçarsın. Ecelin geliyo"
Artık Yiğit önde ben arkasında onu kovalıyordum.
"Sen kimsinde beni sabahın köründe soğuk suyla uyandırıyosun buraya gel. Öldürcem seni. " diye seslendim.
En sonunda salonu koşarak tavaf ettikten sonra Yiğit durdu. Bende sırtına çıkıp, saçını çekmeye başladım.
"Ya kızım tamam pes ediyorum ya. LAN BIRAK SAÇIMI. MASAL BIRAKSANA."
Masal mı? Önceki adım Masal mıydı? Ay nedensizce içimde kıpırtılar oluştu. Hatırlıyordum sanki.
"Bırakmıycam saçlarını yolucam. Beni uyandırmak neymiş görürsün."
Elleri ile beni tuttuğu için engel olamıyordu.
Yaaa Yiğit yerim seni. Ben Yiğiti yolarken biri beni belimden çekti. Pusat..
Pusat beni omzuna almıştı. Tek eliyle tutuyordu.
"Yaa bırak beni."
"Anlaşıldı. Bugün sıkıntılı geçicek. Prenses uykusuz. Yiğit'i yoldun zaten. Odana git üstünü çıkar nasıl ıslandın sen? "
"Yiğit geldi beni soğuk su ile ıslattı."
En sonunda indirdi beni. Sonra beni süzdü. Sırıtmaya başladı. Arkadakiler ise gülüyordu. Yiğit'de sırıtıyordu. Ne varmış yani unicornlu tulumumda. Çok şirin bi kere.
"Ne gülüyorsunuz?"
"Çok güzelmiş üstün"(Alper)
"Eskisi gibi değişik huyları, sevdiği şeyler var."(Barış)
"Ve hala uykusuna düşkün"(Pusat)
"Bi de aşırı şeklinde çok kötü saç çekiyor."(Yiğit)
Son dediğin işi bozdu dadaş. Galiba beni tanıyorlar.
"Siz benim güzel olmamı kıskanıyorsunuz bi kere kıskançlar. Kıskanın. Bu arada Alpercim çok teşekkür ederim." Dedim ve saçımı savurarak odaya çıktım. Üstüme siyah crop, altıma ise siyah paltolonomu giydim. Kan alacakları için kahvaltı yapmayacaktık. İğne ve kanıda hiç sevmem. Kaçma olasılığım var mı? VAR. Offf bu işler filmlerdeki gibi saç teli yada tükürükle olmuyo mu yaa. Aşağı indiğimde herkesin beni beklediğini anladım.
"Kız cimcime bu üst ne? "(Yiğit )
"Crop bu? Çok güzel dimi?"
"İğrenç hem çorap üstemi giyilir. Pü yeni nesilde hiç saygı kalmamış. "(Yiğit )
"Yaa ne alaka çorap,crop diyorum. Bu arada çok güzel ağlama."
Sabır çekti. "Bence üstünü değiştir. Yani hava soğuktur o yüzden"(Barış)
"Yok iyi hava" Ayakkabılarımızı giyip arabaya bindik.
Alper ve Yiğit'in ortasında oturuyordum. Yolculuk boyunca sohbet etmiş ve müzik dinlemiştik. Güzeldi. Pusat danışmanın yanına gitti.
"İyi günler Bartu Doktor odasında mı?"
"Evet beyefendi." Onayladı ve yanımıza geldi.
"Bartu kim?"(Melis)
"Arkadaşım. Korkmana gerek yok eli hafiftir. Hem biz yanındayız." (Pusat)
"Sen öyle diyorsan. Sana güveniyorum." Pusat sırıttı.
"İstersen kan alınırken elimi tutabilirsin abicim."(Alper)
Neee abicim mi?
"Gerek yok dayanırım. Bana bakın abim olsanız bile benden hemen abi dememi beklemeyin. Alışmam lazım."
"Yoo hemen abi diyeceksin ilk bana" dedi Yiğit sırıtarak. Barış Yiğit'in ensesine vurarak "İlk sana değil bana abi diyecek." Dedi.
Nerden biliyon dayı?
"Sence ilk kime abi dersin?"(Alper)
"Zamana bağlı." Dedim. Asansöre bindik. Bizim ile beraber 3 kişilik çete vardı. Pis erkekler galiba kavga etmişlerdi. Bide bana bakıyorlardı ıyy. Abi grubu ciddileşmişlerdi. Yiğit'te dahil. Artık bakışlarından rahatsız olmaya başlamıştım.
"Ne bakıyonuz kardeş. Sıkıntı mı var?"
"Varsa bilelim"(Alper)
"Yok be güzelim. Güzelliğine bakıyorduk." Dedi.
Pusat öne atıldı. "Hayırdır. Sen kimin kardeşine Güzelim diyosun?" Pusat'ın öne geçtim. Sessizce
"Sakin ol olay çıksın istemiyorum." Dedim.
Pusat bana baktı ve geri adım attı. Ardından onlara dönüp konuştum.
"Sizde önünüze dönün. Bakmayın bana. İşinize bakın."
"Emredersin prenses." Dedi bir diğeri. Bunlar kavga istiyo galiba.
"Bana bak puşț herif kardeşimle doğru düzgün konuş. Uzak dur kardeşimden."(Yiğit)
Beni yanına çekip. Ellerini belime sardı. Sırtım ona dönüktü. Barışta sinirlenmiş gibiydi.
"Basın gidin lan şurdan. " (Barış)
Korkmuş olmalılarki gittiler. Barış domatese dönüşmüştü. OMG. Kendi kendine söyleniyordu.
"Y@vş@k herif. Kardeşime sulanıyo." Sonra bana döndü. "Dedik giyme şu şeyi diye" dedi. Ay suçlu ben mi oldum?
"Ben naptım ya. Onlar baktıysa kıyafetim ile alakası yok bi kere. Üstüme başka bir şey giysem,Bu yinede değişmezdi Pislik olmaları kıyafetim ve benim ile alakalı değil." Sinirlendirmişti beni.
Alper elini omzuma koyup. "Sakin ol şampiyon"
dedi. Barış derin nefes aldı.
"Melis haklı."(Pusat)
En sonunda kapıya gelmiştik. Kapı çalıp içeri girdik.
"Ooo hoş geldin kardeşim."
"Hoşbulduk kardeşim."
Bize dönüp "Sizde hoşgeldiniz." dedi.
"Küçük hanım buyrun şuraya oturun lütfen. Pusat sende diğerine."
İlk Pusat'ın kanını almışlardı. Vampir misiniz niye kanımızı alıyonuz yaa. Sıra bana gelmişti.
Bismillahi Rahmani Rahim. Amin.
İğneyi öyle bi soktuki ölüyom zannetim. Kanımı alırken "Aa oha öldürseydin"
"Kızım bişey yapmadım"
"yapmadan öldürdün zaten katil doktor"
Bizimkiler gülüyordu.
"Kızım doğu düzgün dur. Yoksa canını acıtarak çıkartırım. Kanının hepsinide alırım."
"Kızım deme bana. Öyle bişey yaparsan yolarım saçlarını pis doktor. Denemişliğim var.Vampir kanımıda emme."
"Abi öyle bi hataya düşme bence. Çok acıyo" dedi Yiğit yüzünü ekşiterek.
"Doktor hayatımda bu kadar hakaret yemedim."
"Ben senin normal hastalarına benzemem." Barış gür bi kahkaha attı.
Çıkartırken "Belli" dedi. Yara bandı verdi. Bu çok sıradan ve sıkıcıydı.
"Kalem versene bana katil kılıklı doktor."
Pusat gülmeye başladı.
"Vereyim sıradışı hastam"
"Ben hasta değilim bi kere."
"Hastanede ne işin var o zaman"
"Sen hasta mısın?"
"Değilim"
"Hastanede ne işin var o zaman?"
Yiğit az daha yerlere atacaktı.
"Sen hastasın Ruh hastası."
"Puu müşteri hizmeti sıfır sıfır sıfır. Hastaneye sevmedim. Bi daha yanından geçmem. Zaten gençlerde saygı kalmamış."
"Tamam teyze"
"Teyze mi? Sen kendine bak dayı. Yüzün buruş buruş olmuş. Yaşlanmışsın. Yaşın kaç 30 mu yoksa 37 falan mı?"
Bartu doktır şok oldu. Pusat gülmekten kıp kırmızı olmuştu. Pusat'a dönüp "Gülme lan. Kardeşinde senin gibi birdiler iki oldular." Sonra bana kalemi verdi. Bende spirderman 'daki örümceği çizdim,yara bandının üstüne çizdim.
"Sonuçlar 2 saate çıkar. Şu kızı benden uzak tutun. Burda beklemeyin gidin başka yere. Biraz daha hakaret yiyemem."
Dil çıkardım. "Görüşmemek üzere Vampir doktır."
"Bencede" dedi. Dışarı çıktık.
"Bartu abiyi deli ettin. İnanamıyorum." (Yiğit)
"Gıcık vampir kılıklı doktır."
"Bu arada çizimin çok güzelmiş"(Alper)
"Thank you beybi"
"Bişey değil güzelim."
"Aferin minik kızıma" (Pusat)
"Daha kardeşiniz olduğum belli değilki."
"Ben hissediyorum sen bizim kardeşimizsin"(Pusat)
"Çok teşekkür ederim hepinize"
"Teşekkür edecek bişey yapmadık ki?"(Alper)
"Evet bişey yapmadık" (Pusat)
"Olsun"
"Cidden kuru kuru bir teşekkür mü?"(Yiğit)
"Ne yapmamı istersin?" Pusat kaşlarını çatarak Yiğit'e bakıyordu.
"Hiç bişey istemiyor!" (Pusat)
"Kusura bakma abi. O kadarda değil. Yanağımdan öpmezse olmaz"
Yanına gidip yanağından öptüm. "Oh be"(Yiğit)
"Aslında bide bana abi diyebilirsin?"(Yiğit)
"Şansını zorlama Yiğit."
"Tamam ya"(Yiğit) Pusat'ın kaşları düzelmişti.
"Şey Masal ben özür dilerim." (Barış)
"Neden?"
"Asansör olayı için. Sinirle oldu. Kusura bakma."
"Sıkıntı yok." Dedim.
"Afettin mi?"
"Küsmedim ki?" Dedim. Sırıtmaya başladı. Kahvaltı etmeye karar verdik. Daha hiç bişey yememiştim inanabiliyormusunuz? Arabaya binip, geçen gittiğimiz yere gitmeye karar verdik..
KESTİK 🧟♂️
İNŞALLAH BEĞENİRSİNİZ. KALPLEMEYİ UNUTMAYIN 🎀




