تخطٍ إلى المحتوى

BAŞA SAR

الفصل 1 · قراءة 6 دقيقة

BAŞA SAR

الفصل 1

1. Bölüm

EVET şuan saçma bi dünyanın sabahına uyandım.

Evde kimse yoktu büyük olasılıkla. Çünkü genelde öyle olurdu. Olmayan ailemi soracaksanız. Şöyleki;

Anne işkolik,ilgisiz, kendini beğenmiş bir kimse.

Baba işkolik, ders dışında yüzüme bakmaz, kendi istediği olsun ister. Sert biri.

Ve bendeniz ben.

Mükemmel ötesi bişeyim. İnatçı biri olmamla tanınırım. Çoğu şeyi takmam yoksa bu hayatta böyle yaşanmaz. Sağ soluma belli olmaz. Saçmalamaya bayılırım. Boş işler müdürüyüm ve 15 yaşındayım. Melis'im ben sadece Melis.

Kısa ve öz.

Yatağımdan kalkıp elimi,yüzümü yıkadım. Okul kıyafetlerimi giyip aşağı indim. Canım kahvaltı etmek istemiyordu.

Direk evden çıktım. Şoför beni okula bıraktı. Okulun kapısında Emre'yi gördüm. Emre kim mi?

O benim biricik erkek kankim. Sırdaşım,dostum. Hatta tek dostum.

Koşarak sırtına atladım. Slk tutamadı düştük. Klasik bi durum.

"Yaa kızım neden aniden atlıyosun? Al bak

düştük. "

"Bi kerede tut be bi kere." O sırada kalktık.

"Kes be. Bu arada çıkışta bizdesin. Burçin Sultan döktürmüş. Melis kızımı özledim gelsin diyo."

Bu arada Burçin Sultan Emre'nin annesi.

"Ay bende özledim Burçin Sultanı. O yüzden okeyim."

"Neyse hadi ilk ders Edebiyat. Hoca zaten bana kıl geç kalmayak."

"Neden acaba?"

"Abartıyo uyuz,takıntılı kadın"

"Olum hocanın üstüne aniden yılan attın. Kadının travması oldu."

"Oyucaktı ama"

"Ne farkeder?"

Sonradan normal konuşarak sınıfa çıktık.

Yanyana oturduğumuz için sıkıntı yoktu. Tek sıkıntı kapı tarafında en önde oturmamızdı. Yerimize oturduk. Ders başlayalı 10 dk olmuştu ve hoca yoktu. En sonunda içeri Arda girdi.

"Olum bugün hiçbir hoca yokmuş nöbetçi hocalar haricinde. Bi yürüyüş varmış ona katılmışlar."

Sınıftan

Nee

Yuppi

İşte bu

Yaşasın

Çığlıkları geliyodu bile. İşte bu beee. Emre'ye döndüm.

"Napak"

"Şeyy kanka ben bi tane kı-"

"Öldürürüm seni." Diyip omzuna vurdum.

"Yaa of tamam be"

"Neyse ben bi eve gidiyim üstümü filan değiştirip

gelirim."

"Tamam okey."

Çantalarımızı alıp aşağı inmeye başladık.

"Şu 12'lerden Ahmet varya şuleyi aldatiyo ."

"Nee ciddimisin sen Melo"

"Evet ama Ahmet onu Şule'nin en yakın arkadaşı Meryem'le aldatıyo. Ve üstelik Çınar'da Şule'den hoşlanıyor. "

"Oha amk"

"Sus be küfür etme"

"Pardon. Sizin şoför yok biz bırakalım seni."

"Yok ben biraz yürümek istiyorum."

"Sen bilirsin."

Vedalaşıp yürümeye başladım. Işıkların yayalar için yeşil yandığını gördüm. Yürümeye başladım. Tam yolu yarılamışken. Korna sesiyle şoka girdim. Az kalsın araba çarpıyordu. Araba sağa çekti. NOLUYO?

"İyimisin?"

"Sağol çok iyiyim az kalsın ölüyordum sadece sıkıntı yok."

"Özür dilerim. Dikkatli olmalıydım. Ama yeşil yanıyordu. Son anda farkettim."

"Ben geçerkende yayalara yeşil yanıyordu."

"Işık bozukmuş o zaman"

"Galiba"

"Size özür amaçlı yemek ısmarlamak isterim."

"Teşekkür ederim ama gerek yok"

"Israr etsem"

"Yooğk"

"Siz bilirsiniz bu arada ben Berk"

Napim. Sanki bi daha görüşcez?

"Bende Melis Tanıştığıma memnum oldum."

"Bende Dalgın Baykuş"

"Dalgın Baykuş?"

"Aşırı canın sıkkın gibi istersen dinlerim."

Tanımadığın birine sıkıntını anlatırsan iyi geliyo diye duymuştum. Doğrumuydiki?

"Dinlermisin cidden?"

"Dinlerim tabiiki"

"Oturalım o zaman" Oturduk.

Ailemi anlattım ona. Oda dinledi.

"Hay. Sen canını sıkma. Kurtulacaksın en kısa sürede?"

"Kurtulacaksın?"

"Şey okuyup güzel bi kadın olup gidersin heralde.O anlamda."

"Sen anlat birazda hep ben anlattım."

"Ben Berk Sönmez. Basketbolcuyum. Kaptanım. Yakışıklıyım,sempatiğim,komiğim. Daha ne olsun. Mükemmel bişiyim. 2 baş belası kardeşim var. Biri senle yaşıt 15 yaşında diğeri benden bi yaş küçük 17 yaşında. Bide babam var. Komiktir ama diline düşme kolay kolay unutmaz. Anam var bi tane. Taş gibi kadın. Sevecen bi tip tanısan seversin. Öyle işte."

"Anladım güzel bi ailen varmış. Bu arada yaşımı nerden biliyosun?"

"Tahmin ettim diyelim." O sırada telefonum çaldı. Ben Emre'yi unuttum.

-Nerdesin sen?

- Yoldayım geliyom.

- Noldu?

- Gelince anlatırım.

-Tamam.

Berk'e döndüm. "Gidiyomusun?" Dedi.

"Evet. Ama tanıştığıma memnum oldum. Basketbol o kadar bilmem ama favorim sensin yakışıklı."

"Sağol dalgın baykus. Gitmeden bugünün anısına fotoğraf çekilelim mi?"

"Olurr" dedim. Son model telefonunu çıkartıp çekildik.

"Baysss" dedim ve el salladım.

Ardından Emrelere doğru yol aldım...

YAZARDAN (1 gün önce)

Pusat kardeşini bulmuştu. Onca yıldan sonra bulmuştu. Götürmüştü annesi onu. 3 Yaşında ayrılmıştı minik kardeşi yanından. Terk ederken yanında götürmüştü. Babası vardı her daim yanında duran. Oda 3 sene önce vefat etmişti. O bakmıştı kardeşlerine. Bulamamıştı kardeşini Pusat. Pes etmişti sonradan oda gitti sanmıştı. Peşinden ayrılmayan kardeşi unutmuştu belki onuda. Ama hatırlardı belkide onu. Hatırlardı dimi?

Şuan amcası Fatih vardı yanında ikiside sevinçten ağlıyordu. Fatih de bulmuştu yeğenini. Hiç unutmamıştiki amca diyişini. Hep Yağız ile bıcır bıcır oyun oynarlardı. Mesela Masal ondan hep çikolata isterdi. Evet Masal'dı o Melis değil.

Ama nasıl çıkacaklardı karşısına? Bozulmazmıydı düzeni? Sevinirmiydiki? Gelirmiydi onlarla?

Asıl soru bunu kardeşlerine nasıl açıklayacaktı.

Fatih ve Pusat göz yaşlarını silip aşağı salona indiler. Barış anlamıştı bişeyler olduğunu abisinin gözlerinden. Endişeleniyordu onun için. Bazen kendini kaybediyordu, bazen sinir krizleri geçiriyodu. Korkuyordu küçük bir çocuk gibi.

Alper ve Yiğit abisinin onlara bişey diyeceğini anlamıştı bile. Ama biraz çekiniyo gibiydi. Demekki önemli bi konuydu. Diğer türlü abisi onlardan çekinmezdi.

"Abi iyi misin?" (Barış)

"İyiyim" (Pusat)

"Bi şey söyleyecek gibisin ?" (Yiğit )

Alper bişey dememişti. Kırılmıştı çünkü abisine. Sabah kavga etmişti. Kavga taraftarı değildi ama sabrını taşırmıştı. Kolay kolay kavga etmezdi. Abiside bilirdi. Ama geldiğinde sormadan baya bağırmıştı,kızmıştı ona.

"Evet önemli bi konu konuşmamız gerek hepimiz " dedi Pusat. Hepimizden kastı Yağız,Berk ve Berkeydi. İstemsizce dikleşmişti hepsi.

"Şimdi şöyleki biz amcam ve diğerleri ile..."

"Ne?"(Berke)

"Hadi abi çatlatma insanı"(Yiğit)

"Abi NOLUYO?"(Barış)

"Biz Masal'ı bulduk. Oh be"

"Abi ne diyosun?"(Barış)

"Ne ciddimisin?"(Alper)

"İşte bu be bulduk sonunda"(Berke)

"Prenses geri dönüyorrr"(Berk)

"Ne zaman geliyor?"(Yağız)

"Geliyo mu Masalım?"(Yiğit )

"Bulduk onu en kısa sürede onu alıcaz, konuşcaz merak etmeyin."

Bulmuşlardı Masal'ı.

ŞİMDİKİ ZAMAN~ Melis'ten

Emrelere gelmiştim. Burçin teyzem ve Emreye olanları anlattım. Sonrasında Burçin teyzeden terlik seansıda yedim. Emre'nin kızışlarınıda dinledim. Şimdi ise hiçbişey olmamış gibi sarma yiyordum.

Akşam olmuştu. Gitsem iyi olacaktı.

"Artık bana müsade."

"Kızım biraz daha dursaydın. Hemen gidiyosun."

"Evet Melo' yaa"

"Evdekiler sorun çıkarmasın şimdi daha sonra yine gelirim." Okul çantamı omzuma taktım.

"İyi madem bak arayı çok açmıyorsun"

"Okeyyss Burçin Sultan Mehmet amcaya selam söyleyin."

Onayladılar. Sağolsun kendi şoförleri beni bırakacaktı. Saata baktım 21.32'ydi. Evin anahtarını çıkartıp içeri girdim. Olum evde hiçbir eşya yoktu. Salon,mutfak hiçbir odadaki eşya yoktu. Birtek benim odam bırakılmıştı. Masamın üstünde bir not gördüm.

Anne kişiliği tarafından yazılmıştı.

Bundan sonraki hayatında biz yokuz. Belkide en büyük hatam senin ile o evi terk etmekti. O zaman ki kafamla intikam fln alıcam zannetim galiba ama kendime kötülük ettim. Ben gidiyorum git ve abilerini bul. Bulmazsan kendi başına yaşayıp geberirsin. Artık sorumluluğum dışısın. Açıkçası bu adam senin öz baban değil. Ben seninle sen 3 yaşındayken gerçek ailenin yani abinlerin ve babanı terk edip,senide kaçırıp bu adamla evlendim. Öz baban 3 yıl önce vefat etmiş.Abinler seni arıyolar. Onlarla git. Bu da sana son iyiliğim.

HAYATIM BAŞTAN BERİ ŞAKA GİBİ

Ne demek beni kaçırmıştı. Hayatımı çalmıştı lan.

Anne neden bunu yaptın he? Belki beni yanına almasa mutlu güzel bi ailem olabilirdi? Mutlu olabilirdim.

Bana niye bunu yaptım anne.. Niye hiç saçımı okşamadın? Niye sarılmadın bana? Niye beni sevmedin anne?

NEDEN HAYATIMI ÇALDIN ?

Neden yaptın bana bunu? Ben ne yaptın sana anne.. Madem bakmıycaktın, sevmiyecektin beni neden yanına aldın? Demek istedim. Ama yoktu işte. Yine yoktu. Hiç bir zaman olmamıştıki?

Bekledim sadece bekledim. Ay doğdu,battı. Güneş parıldadı. Ben gözümü kırpmadan bekledim. Uyumadım. Kimseyi bekledim. Hiç kimseyi...

Hayatım baştan beri yalandı be.

Abi bizim hayatı başa sar be..

نهاية الفصل

5 تعليق