تخطٍ إلى المحتوى

Avukat

الفصل 4 · قراءة 2 دقيقة

Avukat

الفصل 4

Bebek

Merve sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yataktan adeta fırladı. İçini kaplayan aniden gelen şiddetli mide bulantısı, ona düşünme fırsatı bile vermemişti. Banyoya koşup lavabonun önüne çöktüğünde, vücudunu sarsan o kramp gibi hisle neye uğradığını şaşırdı.

Gürültüyü duyan Ali, gözlerini açar açmaz yataktan fırladı. Üzerine bir şey almadan hızlı adımlarla banyoya geçti. Merve’yi o halde, çaresizce lavaboya tutunmuş görünce içini birden derin bir panik kapladı. Yer altı dünyasındaki binbir türlü tehlikeye göğüs geren o adam, karısının bu hali karşısında bir anda ne yapacağını bilemez hale gelmişti.

"Merve! Ne oldu, iyi misin?" Ali hemen yanına diz çöktü. Bir eliyle Merve’nin yüzüne dökülen saçlarını arkada toplarken, diğer eliyle sırtını nazikçe ovmaya başladı. Sesi endişeden titriyordu. "Zehirlendin mi? Dün akşam ne yedin? Hemen hastaneye gidiyoruz, adamları çağırıyorum—"

"Ali, dur..." Merve doğrulamaya çalışarak elini kaldırdı. Yüzü kireç gibi bembeyazdı, dudakları titriyordu ama gözlerinde bambaşka, karmaşık bir ışık vardı. "Hastanelik bir şey yok... Yani, düşündüğün gibi değil."

"Nasıl yok Merve? Rengin sapsarı!" Ali gözlerini karısının yüzünden ayırmıyordu, eli hâlâ sırtında korumacı bir reflekse sarılıydı.

Merve derin bir nefes aldı. Bedenini saran bu amansız bulantının aslında günlerdir süren o ufak tefek halsizliklerin ve gecikmenin son noktası olduğunu anlamıştı. Yavaşça doğruldu, aynadan kendisine ve arkasında gözleri endişeyle büyümüş Ali’ye baktı. Elini usulca hâlâ hafifçe kramplarla sarsılan karnına koydu.

"Bu mide bulantısı..." dedi Merve, sesi hem halsiz hem de tarif edilemez bir heyecanla kısılarak. "...bir zehirlenme değil Ali. Sanırım bir süredir iki kişilik yaşıyorum."

Ali bir an duraksadı. Sırtındaki eli donakaldı. "Ne... Ne demek iki kişilik?"

"Hamileyim Ali," dedi Merve, gözlerinden süzülen tek damla yaşla tebessüm ederek. "O çok korktuğun mide bulantısı... senin bebeğinin habercisi."

Ali’nin yüzündeki o sert, panik dolu ifade bir anda yerini derin bir şaşkınlığa ve ardından gözlerini parlatan bir gurura bıraktı. Yavaşça eğilip dizlerinin üzerinde kaldı, ellerini Merve’nin henüz dümdüz olan karnına, tam da o bulantının kaynağına koydu.

"Bebek..." diye fısıldadı Ali. Az önceki panik havası dağılmış, yerini karısına ve karnındaki o küçük mucizeye duyduğu sonsuz bir sahiplenme hissine bırakmıştı.

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.