تخطٍ إلى المحتوى

Avukat

الفصل 2 · قراءة 2 دقيقة

Avukat

الفصل 2

İlk öpücük

Gece yarısını çoktan geçmişti. Salondaki büyük camlara vuran yağmur damlaları, sessizliği ritmik bir fısıltıyla dolduruyordu. Merve, çalışma odasından çıkıp mutfağa doğru yürürken adımları tereddütlüydü. Kafası darmadağındı; Ali’nin az önce söyledikleri, gözlerindeki o tuhaf bakış zihninde dönüp duruyordu. Ondan nefret etmesi gerekiyordu—ya da en azından kendisini buna inandırmıştı.

Mutfaktaki tezgahın üzerinde duran sürahiye uzandığı sırada, arkasında beliren gölgeyle irkildi. Ali, kapı eşiğine yaslanmış, kollarını kavuşturmuş halde onu izliyordu. Üzerindeki gömleğin üst düğmeleri açılmış, bakışlarındaki o sert ifade yerini daha önce Merve’nin hiç görmediği derin bir durgunluğa bırakmıştı.

"Uyumadın mı?" diye sordu Ali, sesi gecenin sessizliğine uyum sağlarcasına kısıktı.

Merve, bardağı elinde sıkıca tutarak arkasını döndü. "Kafam dolu. Senin yüzünden."

Ali yavaş adımlarla ona doğru ilerledi. Aralarındaki mesafe kapandıkça Merve’nin kalbi ritmini kaybetti. Bu adam ona tehlikeyi hatırlatıyordu ama aynı zamanda içini kemiren garip bir güven hissi veriyordu. Ali, Merve’nin tam karşısında durdu. Elini kaldırıp Merve’nin yüzüne düşen bir saç telini nazikçe kulağının arkasına itti. O sert, acımasız adamın dokunuşundaki bu aşırı dikkat, Merve’nin savunma duvarlarında çatlaklar açıyordu.

"Nefret ediyorsun benden, değil mi?" dedi Ali. Gözleri Merve’nin dudaklarına kaydı.

"Etmem gerekiyor," diye fısıldadı Merve. Sesi neredeyse bir yalvarış gibi çıkmıştı. "Ama yapamıyorum."

Ali’nin bakışları koyulaştı. Bir anlık duraksamanın ardından, belinden tutarak Merve’yi kendine doğru çekti ve dudaklarını Merve’nin dudaklarıyla buluşturdu.

İlk anın şokuyla Merve’nin elindeki bardak tezgaha sertçe çarptı. Zihni Ona karşı koy demesine rağmen, bedenı çoktan teslim olmuştu. Öpücük sert ve tutkulu başladı; Ali’nin içinde biriken tüm o gizli koruma içgüdüsü, Merve’nin ise bastırmaya çalıştığı karmaşık hisler bu dokunuşta patlak verdi. Ali’nin eli Merve’nin ensesine kayıp onu kendine daha da yakınlaştırırken, Merve de farkında olmadan ellerini Ali’nin göğsüne dayadı, gömleğini sıktı. Öpücük giderek yumuşadı, yerini her ikisinin de kabullenmekten korktuğu masum ve derin bir hisse bıraktı.

Ayrıldıklarında ikisi de nefes nefeseydi. Alınları birbirine değiyordu. Aralarındaki o buzdan duvarlar henüz tamamen yıkılmamıştı ama altından sıcacık bir kıvılcım sızmıştı.

Ali, dudaklarında hafif bir tebessümle geriye çekildi. "Bunu hiçbir kanuna sığdıramazsın, Sayın Avukat," dedi, sesi titriyordu.

Merve, hâlâ karıncalanan dudaklarına dokunarak Ali’ye baktı. Aşka giden o tehlikeli yola ilk adımı attıklarını ikisi de biliyordu; ancak bu hissi kabul etmek için ikisinin de biraz daha zamana ihtiyacı vardı.

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.