تخطٍ إلى المحتوى

AŞİYAN

الفصل 33 · قراءة 12 دقيقة

AŞİYAN

الفصل 33

23.BÖLÜM

23.B Ö L Ü M

"Aşk"

Okumadan önce sol alttaki yıldızı parlatırsanız sevinirim ve de bolca yorum yapmayı unutmayın.

Benden oylarınızı esirgemeyin, lütfen 🤍🌹

Sizi çok seviyorum 🤍✨



EsAr🌹

Oy:250

Yorum:400

(Bu arada yazı tipini değiştirdim,nasıl olmuş?)

Kitap nasıl ilerliyor?

Karşımızda onlarca adam duruyordu ve hepsinin de eli silahlıydı.O adamların önünde de liderleri olduğunu düşündüğüm kel bir adam vardı.İşte o adam elindeki silahıyla havaya durmadan ateş ediyordu.

Bizi görünce ateş etmeyi bıraktı ve yüzüne yerleştirdiği pis bir sırıtışla arama bakıyordu.Bakışlarım tekrardan arama yönelmişti ve belindeki o silah beni aşırı tedirgin ediyordu ve korkuyordum.

Liderleri olduğunu düşündüğüm adam,bir adım atıp arama yaklaştı.

"Ne bu sinir,aram ağa?"dedi ve bir adım daha attı.Bense her an o dazlak adama saldırmak için hazırda bekliyordum.

Sonuçta aram'ın adamları burada değildi.Sadece şoför vardı ama biz 3 kişi olarak, karşımızda duran onlarca adamı altedemezdik.

Aram o kel adamla konuşmaya başlayınca pür dikkat onu dinledim.

-"çok önemli bir anda bana bu tür bir gösteri hazırlaman elbette sinirimi bozdu,dewran!"dediğinde aklıma az önce yaşananlar geldi.

İstemsizce dudağımın kenarı kıvrılmıştı.

Fakat şuan içinde bulunduğumuz durumu göz önüne alırsak, sırıtmamam gerekirdi.

O adam tekrardan konuşmaya başladı.

-"ne yapalım?kısmet.Neyse şimdi biz konumuza gelelim,öyle değil mi aram ağa?"dediğinde hala yüzünde alaycı bir tavırla bakıyordu.

Aram,başını sağ ve sola yatırıp kütlettikten sonra elini,o adamın omzuna koydu ve "aslında ben seni bulacaktım ama sen kendin ayağıma geldin,ne yapalım?kısmet."dediğinde hiçbir şey anlamamıştım.

O adam kimdi ve şuan hangi konudan konuşuyorlardı?

Tavırlarına bakmak gerekirse,iki düşman gibi görünüyorlardı.Zaten o kel adamın da arama bakışları nefret doluydu.

O adamın bakışları omzunda duran aram'ın eline kaydı ve tekrardan arama baktı.

-"tek başınasın ve oldukça iddialı konuşuyorsun aram.Yoksa arkandaki sarışına mı güveniyorsun?dediğinde aram bir anda yumruğunu o herifin yüzüne indirdi.

Haketmişti.

Aram'ın yumruğunu tattıktan sonra o adam burnunu tutarak geri geri adımlıyordu.Burnundan kanlar akıyordu, tiksinirek bakıyordum ona ve hiç beklemediğim bir anda bakışları bana kaydı.

Sinsi bir bakıştı.

Aram parmağını o adama doğrultarak "hâlâ söylememen gereken şeyleri söylememeyi kavrayamamışsın,dewran."dedi.

O kel adamın adamları hızlıca aram'ın etrafını sarmışlardı.

Korkuyla arama bakıyordum.Aram

da korktuğumu hissetmiş olacaktı ki,bana dönüp "sakin ol, birşey olmayacak güzelim."dedi ve bana güven dercesine bir bakış attı.

Bende ona başımı sallayarak onay vermiştim.O adam,burnunu tutarak konuşmaya başladı.

-"cesaretine hayranım,aram haznedar.Fakat bugün son günün maalesef.Merak etme sen öldükten sonra karına çok iyi bakacağım."

Dedi ve tekrardan o iğrenç bakışlarını bana yöneltti.

Bende sabrımın son raddesine gelmiştim.Ona tiksinircesine ve nefretle bakıyordum.Şerefsiz herif

-"sen önce kendi kel kafana saç ektir,dazlak herif."dedim.

O sırada aramda çoktan delirmişti ve o dazlağa ulaşmak için önündeki adamları teker teker yumruk manyağı yapıyordu.

Doğrusu hayret etmiştim.Onlarca adama tek başına karşı koyuyordu ve o adamlar hiçbir şey yapamıyordu.Aram insan falan değildi,onda delicesine bir güç vardı.

O dazlağın konuşmasıyla tekrardan ona baktım.Tabii ki tiksinircesine bakıyordum.

-"güzel espriydi,seni sevdim."dediğinde onu gebertme isteği artmıştı.Pekala bunu kendi istedi, hızlı adımlarla yanına geldim ve yüzüne sert bir tokat indirdim.O sırada aram hala adamlarıyla uğraşıyordu.

Bana karşılık vermesine imkan tanımadan, erkekliğine tekme attım ve diz çökmesini sağladım.

-"kusura bakma."dedim ve bu seferde karnına doğru tekme attım.

Sanki bilerek karşılık vermiyor gibiydi,bu durum tuhafıma gitmişti.

Aram"Esila geride dur."demişti ama bu herife haddini bildirmem gerekti.O yerde erkekliğini tutarak, acıdan geberirken bende keyifle gülümsüyordum."ya da bak."dedim.

Ardından arkama dönüp aram'ın yanına gidecekken ayağımda bir el hissettim.Tekrardan arkamı dönüp o dazlak herife baktım.Bacağımdan tutarak gitmemi engellemişti.

Bacağımı ondan kurtarmaya çalışıyordum ama nafileydi.Dazlak herif,ayağa kalkıp tam karşımda durdu ve kolumu sıkıca kavradı.

Kolumu aşırı sıkıyordu.Yüzümü ekşiterek "bırak beni dazlak şerefsiz,kel amip."dedim ve yüzüne tükürdüm.

-"asisin,asi kadınları severim.Eminim ki çok iyi anlaşacağız sarışın."dediğinde tekrardan yüzüne tükürdüm.

Dazlak herif,elini yüzüne götürüp tükürdüğüm yeri sildikten sonra elini havaya kaldırmıştı.O an bana vuracağını anlamıştım ve elimden hiçbir şey gelmiyordu.

Gözlerimi sıkıca kapatıp, çabucak bu andan kurtulmak istedim.Bir müddet gözüm kapalı beklemiştim ama hâlâ bana vurmamıştı ve kolumdaki elini çekmişti.

Ne olduğunu anlamak için yavaşça gözlerimi açtım.Aram,o adamları tek başına altedip,bana yetişmişti.

O dazlak herifin elini havada yakalamıştı ve şuan sinirle o adamın elini sıkıyordu.

Aram,o herifin kolunu tutarak önüme geçmişti.Önüme geçmesiyle o herif görüş alanımdan çıkmıştı.

Bu arada birşeyi farketmiştim.

Aram'ın omuzları çok genişti ve kaslarıda fazlasıyla belli oluyordu.

Bir iki adım geriye gittim, çünkü birazdan aram o herifin leşini yere serecekti.Aram,o herifin kolunu bırakıp yüzüne sert bir yumruk indirdi ve o herifin gömleğinden tutup kendine çekti.

-"sen benim olana,o çirkin laflarını ederken bir nevi ölüm fermanını imzaladın,dewran!Şimdi burada o çok güvendiğin büyükbaban da yok,seni elimden kim alacak?"dedi ve o herife kafa attı.

O sırada araba sesleri duymamla etrafima bakındım.Her taraf siyah arabalarla çevrilmişti ama baranı görmemle rahatlamıştım.Çünkü baran,aram'ın en güvendiği adamıydı.Onu ve diğer adamları görünce rahatlamıştım.

Aram,baranı görünce o herifi yere fırlattı.Ardından yanıma gelmişti.

Baranda yanımıza gelmişti.

Aram, elleriyle yüzümü avuçladı ve"birtanem sen konağa git,benim halletmem gereken işler var."dedi.

Bende hemen itiraz ederek"olmaz,sende benimle geleceksin."dedim.Ona birşey olmasından korkuyordum.

Zaten hâlâ korkudan titriyordum.

-"güzelim benim,korkma tamam mı? geçti,bana birşey yapamaz bu herif.Şimdi uslu bir kız ol ve sözlerimi dinle.Olabildiğince en erken saatte geleceğim."dediğinde dudaklarımı büzdüm."Söz mü?"dedim ve üzüntüyle ona baktım.

Aram'da gülümseyerek"Söz."dedi ve yanağıma bir öpücük bıraktı.

"Hem iyi iş çıkardın,senden beklemezdim."dedi ve yerdeki adamı gösterdi.Bende gülümseyerek"ee kimin karısıyım?"dedim.Aram'da gülümseyerek tekrardan yanağıma öpücük bıraktı.

Ardından binmem için aracın kapısını açtı.Ona ayak uydurarak arabaya bindim.Bindiğim gibi kapıyı kapatmıştı ve şoförün yanına giderek "Doğruca konağa götür."dedi.Şoförde"merak etmeyin,aram ağam.Bir sorun çıkmayacak."dedi ve kontağı çalıştırdıktan sonra arabayı sürmeye başladı.

Aram görüş açımdan çıkana kadar camdan ona bakıyordum.O da bana bakıyordu.Aram, görüş açımdan çıktıktan sonra önüme dönüp sıkıntıyla nefes alıp verdim.

Ardından başımı geriye yaslayıp gözlerimi kapadım.

______________________________

Aram'dan

O herifin,esilama o şekilde dokunması ve o sözleri sarf ettiğini görmem beni deliye çevirmişti.Bunların hepsinin bedelini en ağır şekilde ödeyecekti.

Dört bir yanımı çeviren adamların kırılmadık kol ve belini bırakmamıştım.Son kalan adamı da hallettikten sonra esilaya bakındım.

O herif,Esila'nın kolunu sıkıyordu.

Bir an öfkeden patlayacağımı sandım.Bu yaptıklarının bedelini fazlasıyla ödeyecekti.Esilaya vurmak için elini kaldıracağını anladığım an koşarak ona yetiştim ve kolunu havada yakaladım.

Dewran'ın kolunu kırarcasına sıkıyordum.Beni gördüğünde gözleri korkuyla açılmıştı ve hemen etrafına bakınmıştı.Büyük ihtimalle adamlarından nasıl kurtulduğumu düşünüyordu ve hepsini yerde gebermiş bir şekilde görmeyi beklemiyordu.

-"sen benim olana,o çirkin laflarını ederken bir nevi ölüm fermanını imzaladın,dewran!Şimdi burada o çok güvendiğin büyükbaban da yok,seni elimden kim alacak?"dedim ve sinirle ona kafa attım.

O sırada etrafımız arabalarla çevrilmişti,baran'ın geldiğini biliyordum.Barana bakarken bakışlarım esilaya katmıştı.

Yerinde durmuş ve resmen korkudan titriyordu.Onun bu halini görünce dewranı sertçe yere bırakıp hızlı adımlarla esila'nın yanına ilerledim.

Bu herif yüzünden Esila,ona hiç göstermediğim sert, karanlık yüzümü görmüştü.Oysa evlendiğimiz gün onu kendi karanlığımdan uzak tutacağım,

demiştim.

Maalesef ki, etrafımdaki piçler yüzünden bunu başaramadım.

Esila'nın yanına geldiğimde onu rahatlatmak için yüzünü avuçladım ve "birtanem sen konağa git,benim halletmem gereken işler var."dedim.

Esila'da her zamanki gibi karşı gelip "olmaz,sende benimle geleceksin."dedi ve dudağını büzdü.Çocuk gibi mızmızlanıyordu,bu huyuna da ayrı aşıktım.

-"güzelim benim,korkma tamam mı?geçti,bana bir şey yapamaz bu herif.Şimdi uslu bir kız ol ve sözlerimi dinle.Olabildiğince en erken saatte geleceğim."dedim.

Hâlâ dudaklarını büzerek bana bakıyordu."Söz mü?"dediğinde anında karşılık verip "Söz."dedim

Ve yanağına bir öpücük bıraktım.

Sonrasında binmesi için arabanın kapısını açtım ve bindiğinde de geri kapattım.Şiyan'ın yanına gidip "doğruca konağa götür."dedim ve o da ne demek istediğimi anladığı için"merak etmeyin,aram ağam.Bir sorun çıkmayacak."dediğinde geri çekilip gidişlerini izledim.

Tabii ki de peşlerinden tedbir amaçlı 2 araba daha göndermiştim.

Araba gözden kaybolduğunda barana dönüp "şu herifi her zamanki yere götürün.Öğrenelim bakalım,bu cesareti nereden aldığını."dedim ve şakağımı kaşıdım.

Baran da "doğru dersin abi,belli ki biri bunu doldurmuş yoksa o,senin karşına bile çıkamazdı,bir de silahla yolunuzu kesmiş."dedi ve yere serdiğim adamlara baktıktan sonra sözlerine devam etti."ama görüyorum ki,itlerinin hiçbiri senin kılına bile zarar verememiş abi."dediğinde elimi omzuna katıp "değil o,yedi ceddi karşıma dikilse bile kimseye boyun eğmem."dedim.

Tabii ki,bir kişi hariç.Ben bu yaşıma kadar ilk kez esilaya boyun eğmiştim, çaresizliği ilk kez onda tatmıştım.İlk kez onun sayesinde korku duygusunu hissetmiştim.

Esila her anlamda bana ilkleri yaşatan kadındı.

Adamlarım dewranı çoktan depoya götürmüştü.Bende baranla birlikte arabaya bindim ve depoya doğru yola çıktık.Dewran,yapmaması gereken bir şeyi yapmıştı.En önemlisi de esilamı,benim kadınımı korkutmuştu.Kolunu sıkmıştı.

O anlar tekrar zihnimde canlanınca elimi sıktım.Şerefsiz herif.

Araba deponun önünde durduğunda hızlıca arabadan inip kapısını sertçe kapatmıştım.Yol boyunca ona yapacağım işkenceleri düşünüyordum ve şimdi de o işkenceleri uygulamaya koyma zamanıydı.

Soğuk,karanlık bir koridordan geçtikten sonra dewran'ın tutulduğu yere girmiştim.Karşımda sandalye de eli kolu bağlı bir şekilde duruyordu.Benim geldiğimi anlamış olacak ki, başını kaldırıp bana bakmıştı.

Yüzünde her zaman ki pis sırtışı vardı.Birazdan yaşayacaklarını biliyor olsaydı o pis sırtışını yapamayacaktı.Ellerimi cebime katıp yavaş adımlarla ona doğru ilerledim.

Tam karşısındaki sandalyeyi ters çevirip oturdum."Yanlış yaptın,dewran.Hemde hayatının yanlışını yaptın."dedim.Şuan sakindim ama bu fırtına öncesi sessizlikti.Ona yavaş yavaş işkence çektirecektim.

Sözlerimden sonra başını geriye yaslayarak deli gibi kahkaha atıyordu.Her zaman ki hareketleriydi.Geriye yasladığı başını, kahkahasını sonlandırdıktan sonra öne getirmişti ve bana bakarak "hadi ama dostum,bana hiçbir şey yapamayacağını ikimizde çok iyi biliyoruz."dediğinde dudaklarım alayla yana kıvrıldı.

-"cık, doğrusu şöyle olmalı:Bu sefer seni elimden kimse alamayacak,bunu ikimizde çok iyi biliyoruz,dewran."dedim ve ayağa kalktım.Sandalyeyi kenara fırlattıktan sonra ona dönerek "seni yavaş yavaş acıdan kıvranacak kıvama getirene kadar öldürmeyeceğim,dewran."dedim.

Ardından esilamın kolunu sıktığı elini tutarak havaya kaldırdım.

-"ilk önce parmaklarını mı koparsam yoksa.."dedim ve kolunu bırakarak çenesini sertçe tuttum ve ağzını açmasını sağladım.Dilini tutarak sıkıca kavradım."yoksa bu pis dilini mi kessem?"dedim.

Dilini koparırcasına tutuyordum ve dewranda acıdan kıvranıyordu.

Daha şimdiden böyle kıvranması onun için kötüydü.Çünkü daha hiçbir şey yapmamıştım.Elimi dilinden çekip çenesini daha sıkı kavradım ve gözlerime bakmasını sağladım.

-"Hadi tekrar kahkaha atsana,neden korkuyla bana bakıyorsun?"dedim ve keyifle gülümsedim.Karşımda tir tir titriyordu ve gözleri korkuyla açılmıştı.

-"aram,eğer beni öldürürsen büyükbabam seni yaşatır mı sanıyorsun?Aklını başına al."dediginde başımı sallayarak elimi çeneme kattım ve düşünür gibi yaptım.Ardından tekrardan dewrana dönüp "büyükbabanı ve yedi ceddini de nüfus haritasından anında sileceğimi farkındasın ama sende haklısın tabi,son çırpınışların devam et,belki vicdana gelirim."dedim.

Ardından barana dönüp fırlattığım sandalyeyi getirmesini istedim.

Sandalyeyi getirdiğinde tekrar dewran'ın karşısına geçtim ve barana bakmadan elimi ona uzatarak"kerpeten."dedim ve anında elime gelmişti.

Kerpeteni aldıktan sonra tekrardan dewran'ın ellerini tuttum ve"sen bu ellerinle benim karımın kollarını sıkmıştın değil mi?"dedim ve en hafif işkencemi uygulamaya başladım.

Parmağını tutarak kerpeteni tırnağına getirdim ve tırnağını etinden ayırdım.Acıyla bağırmıştı ve bu bağırışları beni daha da keyiflendirmişti.Tek tek tüm parmaklarına aynı şeyi uygulamıştım."Affet aram ağa,ne olursun affet."bu sözlerini umursamadan asıl öğrenmek istediğim konu hakkında bir soru sordum."sana bunu yapmanı kim söyledi?"dedim ve kaşlarımı çatarak ona baktım.

Anında cevap vermişti."Kara yaptırdı.Beni sana karşı doldurdu.O yaptı ağam,affedesin ben sonuçlarını düşünemedim."

dediğinde söyledikleri arasından sadece tek bir kelimeye takılmıştım.

Kara mı bunu yaptırmıştı?

-"umarım doğruyu söylüyorsundur,dewran!"dedim ve şüpheyle gözlerinin içine baktım.

Yalan söyler gibi bir hali yoktu.İşte şimdi kara'nın sonu gelmişti.Zaten onu ilk gördüğümde gözüm tutmamıştı.Üstelik benim karımı kucağında taşımıştı.İt herif

-"yemin ederim,ağam.Doğruyu söylerim.Ben bir anlık sinirle tüm bunları yaptım sonuçlarını düşünemedim.Affedesin."

Ayağa kalkarak kerpeteni barana verdikten sonra dewran'ın arkasına geçerek omuzlarından tuttum ve"demek ki artık birşeye kalkışmadan önce sonuçlarını düşünmek gerekmiş,dewran.Fakat senin artık böyle bir sorunun olmayacak, çünkü bugün son günün."dedim ve önüne geçerek

Çenesini sıkıca kavradım ve ağzını aralamasını sağladım.

Her ne kadar dirense de,sonunda ağzını açmıştı.Dilini sertçe tuttum ve "sen bu dillerle benim karıma 'sarışın'dedin ve o iğrenç sözlerini söyledin,bu yüzden artık böyle bir dilin yok."dedim ve sıkıca dilini tuttum ve sertçe çekiyordum.

Bu sırada telefonum çalmıştı.Baran yanıma gelerek"abi,yenge arıyor."dediğinde dewran'ın dilini bırakıp geriye çekildim ve hemen aramasını cevapladım.

-"efendim güzelim,kötü birşey yok değil mi?"

-"hayır,aram kötü birşey olmadı.Sadece seni merak ettim,ne zaman geleceksin ve ne yapıyorsun?"dediğinde gülümsemiştim.Demek beni merak etmeye de başlamıştı.

-"dewran'ın dilini koparmakla meşgulüm."dedim.Tabii ki de bana inanmayacağını biliyordum,o yüzden rahatlıkla söyleyebilmiştim.

-"benimle dalga geçmeye bayılıyorsun değil mi?"dediğinde keyifle gülümsüyordum.

-"belki."dedim.

-"zaten neden aradıysam,ne halin varsa gör ve bir daha da bana bu tür iğrenç şakalar yapma."dedi ve konuşmama fırsat vermeden telefonu kapattı.Fakat şaka yapmıyordum.Esila benim karanlık ve acımasız yüzümle henüz karşılaşmamıştı ve asla da karşılaşmayacaktı.

Daha yeni yeni bana alışıyorken

Karanlık yüzümü farkedip benden tekrardan uzaklaşmasına dayanamazdım.Bu yüzden asla bu tarafımı bilmeyecekti.

Ben kendi isteğimle böyle bir adama dönüşmemiştim.Şartlar ve yaşadığım coğrafya beni buna zorlamıştı.Eğer ailemin ve kendi canımı korumak istiyorsam böyle biri olmak zorundaydım ve olmuştum da.

Telefonu barana vererek tekrardan dewran'ın yanına ilerledim.Elimle tekrardan çenesini kavrayıp dilini tuttum ve sertçe çektim.Şuan elimde kopan dili duruyordu.

Ve dilini yere attım.Ağzından kanlar fışkırıyordu,bu yüzden geriye çekildim.Üzerimin bu herifin pis kanıyla kirlenmesini istemiyordum.

Benim karıma söylediği o laflar yüzünden bunu fazlasıyla hak etmişti.Kim bilir kaç kadını o pis diliyle taciz etmişti.

-"sana hayatının yanlışını yaptığını söylemiştim,dewran."dedim ve barana dönerek"geri kalan uzuvlarını halledin ve sonrasında ne yapacağınızı zaten biliyorsunuz."dedim ve uzattığı havluyla elimi sildim.

Ardından oradan çıkarak siyah passatıma bindim.Aslında geri kalan uzuvlarını kendim de keyifle kopartabilirdim ama esilayı daha fazla bekletmemek için siyah Passatıma bindim ve hızlıca arabayı çalıştırdım.

______________________________

Esila'dan

Araba konağın önünde durduğunda bıkkınlıkla nefes alıp verdim ve arabadan indim.Konağa girmeden önce son bir kez yola baktım.Belki aram'da hemen peşimden gelmiştir diye düşünüyordum ama görünürde kimse yoktu.

Önüme dönerek konağa girdim.

Şevin,şeyda ve sıla avluda oturuyorlardı.Beni görünce şevin ve sıla ayağa kalkarak,hızlı adımlarla yanıma geldiler.

Şeyda her zaman ki gibi sinsi ifadesiyle bana bakıyordu.Hâlâ anlamıyordum,neden bir an da bana düşman kesilmişti?

O gün sultan hanımla kıyafet konusunda tartışıyordum ve sırf annesine bağırdım için bana o iğrenç kelimeyi kullanmıştı,tabii bunun karşılığını da çok iyi bir şekilde almıştı.

O günden beridir,ne yüz yüze geliyorduk,ne de aynı ortamda kalıyorduk.

Şevin'in sesiyle tüm düşüncelerimden kurtulup onu dinlemeye başladım.

-"yenge,şimdi daha iyisin değil mi?"

Dediğinde gülümseyerek ona bakıyordum.Bu konakta beni seven insanların olduğunu bilmek iyi hissettiriyordu."iyiyim,canım."

Dedim ve hem şevine,hem de sılaya bakarak"siz benim için daha fazla endişelenmeyin."dedim.

-"elimde değil ki,yenge.Seni o halde görünce çok korktum.Lütfen bir daha kendine zarar verme."diyen sılaya dönerek "bir anlık sinirle olmuş birşeydi,bundan sonra sizi üzecek birşey asla yapmam ama malûm bugün fazla yıprandım.

Biraz dinlenmeye ihtiyacım var."dediğimde şevin ve sıla aynı anda konuşmuşlardı."tamam yenge.Yeter ki sen iyi ol."dediler.

Tekrardan onlara gülümseyip,

merdivenlere yöneldim.

Basamakları tek tek çıkarken aklımda sadece aram vardı.Çabucak yanıma gelmesini istiyordum.Basamakların sonuna geldiğimde sultan hanım'ın sesini duyunca merdiven korkuluklarını sıkıca kavradım.

-"Kızım hele beni bekleyesin."

Sesi bile midemin bulunmasına neden oluyordu.Üstüne üstlük utanmadan hâlâ yüzüme bakabiliyordu.Bu da yetmezmiş gibi "kızım"diyerek benimle konuşuyordu.İnsan da az utanma olur ama bu kadında yoktu.

-"size bana kızım demeyin demiştim."dedim ve nefretle yüzüne baktım.Ona olan nefretimi görsün istedim.

-"bilirim yaptığımın affı yoktur ama neden diye sormayacak mısın?"dediğinde kaşlarımı çatarak ona bakıyordum.Neyden bahsediyordu,bu kadın?

-"nasıl yani?"dedim ve sorgularcasına ona baktım."burada olmaz,odama gelesin.Sana herşeyi iyicene anlatacağım."dediğinde anında karşı çıktım."Asla,o odaya gelmeyeceğim, sultan hanım."

dedim ve yutkundum.

O odaya en son girdiğimde başıma gelenler aşikârdı.Asla bir daha o,odaya adımımı dahi atmayacaktım.

-"haklısın,amma sana bunu neden yaptığımı anlatmam gerek.Anlatayım ki sende beni daha fazla suçlamayasın."dedi.

-"tamam o zaman,odamda konuşalım."dedim ve önden yürümeye başladım.Aslında asla bu kadınla konuşmazdım ama ablam için onunla konuşmayı kabul etmiştim.

Sultan hanıma,aslan ve ablamın birbirlerini sevdiklerini söyleyeceğim ve bu evliliğe karşı çıkmamasını da sert bir dille ona iyi bir şekilde anlatacağım.Her ne kadar ablamın aslanla evlenmesini onaylamasam da,ablam kendi bildiğini okuyacaktı.

Bu evliliğe engel olamıyor olabilirdim ama ablamın bu konakta huzurlu bir şekilde yaşamasını sağlayacaktım.Kimse ablamı,dul diye aşşağılayamayacaktı.Buna asla izin vermeyecektim.

Zaten bana sıra gelmeden, aslanın bu sözlere izin vermeyeceğini biliyordum ama yine de şimdiden sultan hanımla bu konu hakkında konuşmalıydım.

Odama girdikten sonra sultan hanımında girmesini bekledim,o da girinc

نهاية الفصل

2 تعليق