تخطٍ إلى المحتوى

Aşeka

الفصل 1 · قراءة 4 دقيقة

Aşeka

الفصل 1

Bölüm 1

Aşeka

Bir ağacı saran, besinini ağaçtan alan ve zamanla ağacı kurutup öldüren sarmaşık.

----

Sıradan çarşamba, farklı mesaj.

Bilinmeyenden:

"70'lerde olsak bir sürü plak alırdım sana.

80'lerde olsak açık hava sinemasına götürür,

muhallebi ısmarlardım sana sonrasında.

90'larda olsak mahallenin en güzel misketlerini kazanır,

dökerdim avuçlarına.

21.yüzyılda nasıl sevilir bilmiyorum, bağışla bal gözlü kız."

Yaklaşık 3-4 aydır bilinmeyen bir numaradan mesajlar alıyordum. Haftada sadece çarşamba günleri bana mesaj atar, ya övgüler yağdırırdı ya da şiirler yazardı. Kime sorsam, göstersem kimse bilemedi bu numaranın kim olduğunu. Hatırladığım kadarıyla bana "bal gözlü kız" diye hitap eden biri de girmemişti hayatıma. Ya öylesine söylüyordu ya da çok eskiden beni tanıyordu. Kız mı erkek mi bilmiyordum.

Ben Lavin, Lavin Sankesne. Arkadaşlarının terimiyle tam bir enerji bombasıydım. Yerinde duramayan, sürekli saçma şakalar yapan ve her zaman, ne olursa olsun gülen insanlar vardır ya gruplarda. Hah, işte o bendim. Bir de evin en küçük kızı olma işleri vardı tabi, bir abim birde ablam vardı. Abim daha ağırbaşlı ve olgundu. Kendisine uygun, mutlu olduğu bir iş yeri bulmuş ve orada çalışmaya başlamıştı. Daha sonra biricik yengem Lidya ile tanışmış ve ortak eve çıkmışlardı. Ablam tıp okuyordu ve 5. yılındaydı. Okulu bitirdikten sonra yüksek lisans yapmak istiyordu, genelde de evde bunun kavgası çıkıyordu. Hayır ailem okumaya asla karşı değildi ama ablam yurt dışında yüksek lisans yapmak istiyordu. Evet durumuz iyiydi ama henüz o kadar değildi.

Annem ve babam yazlıkta, ablam okulda ve ben evde tekken dedim ki neden dışarı çıkmayayım ki? Abim ve yengemde beni almadan çeşmeye gitmiş bu arada. Sonra dedim bu sıcakta dışarısı tek çekilmez, ben en iyisi Ekin'i de çağırayım. Şimdi ise ona hazırlanıyordum. Rahat edebileceğim bir şeyler giymeliydim ama sıcakta da yanmamalıydım. Neden mi? Çünkü akşam parkta grupça çekirdek, cips, kola yapacaktık. Üstüme lacivertin de koyusu bir straplez ve beyaz, şortlu etek giymiştim. Kumral, kıvırcık saçlarıma adını hala ezberleyemediğim hareketi yaptım, saçlarımı avuçlarımın içine alıp bir iki kere sıktım bunu ellerim ağrıyana kadar tekrarladıktan sonra vigo ile kuruttum. Hafif ve parlak bir makyaj yapıp parfüm sıktım, daha doğrusu duş aldım. Beyaz, yeni aldığım ve eve geldiğimde kapkara olacak ayakkabılarımı giydim ve evden çıktım.

18 yaşımdan büyük değildim, olsam da babamda arabayı bana verecek kadar akılsız değildi bu yüzden biricik dolmuşuma bindim, paramı ödedim ve safari yolculuğuma başladım. Bir kaç kere yere çakılma tehlikesi yaşamamla safari turumun sonuna geldim. Ekin'in evinin öne geldiğimde biricik arkadaşımı aradım ve nazikçe aşağı inmesini söyledim. Nazikçe. Gelen Ekinle beraber yürüme mesafesinde olan alışveriş merkezine ilerlemeye başladık, ne yazık ki ikinci kere safari turuna çıkamamıştık.

Alışveriş merkezinde gülüşmüş, eğlenmiş ve bolca para harcamıştık. Daha sonra Ekin ile oturup kahve içerken bir mesaj daha gelmişti, "Yine mi o bilinmeyen?" diye sorduğunda başımı salladım. Her zamanki gibi, akşama doğru attığı birde video vardı. O çarşamba günü canı hangisini isterse o şarkıyı mırıldanıyor, aynı zamanda da gitar çalıyordu. Telefonu bir yere yaslamıştı, sadece boynu, omuzları, kolları ve gitar görünüyordu. Sonrasını ise siyah renkli bir masa kapatıyordu. Genelde giydiği bol tişörtlerden görünen köprücük kemiğinin üstündeki bana göre yıldızı andıran ama bizim gruba göre şekilsiz olan bir doğum lekesi vardı. Birde kolunda alt alta yazılmış "Proxumus sum egomet mihi" bir dövmesi vardı ve eğer yanlış çevirmediysek anlamı "Bana en yakın kişi, yine benim." demekti.

Bilinmeyenden:

"Bu gün ses yok. Bu yüzden özür niyetiyle iki şarkı var.

Çünkü hastayım bal gözlü kız..

Ve bir ilk, bu sefer bir şarkıyı birine elektro gitarla çaldım.

Yani sana.

Eğer kötü çalıyorsam affet."

*Bir video gönderildi.*

Ekinle mesajları okuduktan sonra ilk videoyu açtık. İlk video Son Feci Bisiklet'ten Uyku şarkısıydı. Elektro gitarla şarkının başından ilk nakaratın sonuna kadar çalmış, yüzüme bak bi' sigara yak kısmında şarkıyı mırıldanıp ciğerden şekilde öksürüp videoyu kapatmıştı. Üstünde koyu gri bir sweatshirt vardı. Masanın üstünde ise Harry Potter'li bir bardak vardı. "Baya hasta gibi." dedim. İkinci videodan önce birkaç mesaj daha vardı ikimizde okuduktan sonra videoyu açtım.

Bilinmeyen:

"Madem elektro gitarı aldık elimize, o zaman bir Electro Tülay çalalım.

Sever misin?

Eskiden severdin."

*Bir video gönderildi.*

Şarkının bazı yerlerinde öksürmüş ama hiçbir şey olmamışçasına çalmaya devam etmişti. Bu seferki şarkı yazdığı üzere Electro Tülay'dan Gönlüm'dü. "Kızım, çocuk geberiyor hala senin derdinde. Nasıl aşk bu? Bir de eskiden severdin falan diyo kızım bu sen, baya tanıyo ha." Boş gözlerle Ekin'e döndüm, bir süre bakıştıktan sonra konuştum, "Bir şey yazsam mı ki? Bu seferde kalpten gitmez dimi?" Ekin yok yok anlamında kafa salladıktan sonra iyice yanıma tünemiş ne yazacağımı bekliyordu.

Siz:

Sağlık ocağına git sıcak şeyler iç. Umarımkine o kupanın içinde ıhlamur vardır,iyi gelir yanee. Anacıkım yapiyordi bna. Ayrıca uyuyup dinlen bana atıcam diye bir şeyler çalıp kendini yorma. Yat zıbar ha

Bilinmeyen:

"Yaptığın yazım hatalarından dolayı gözüm seğiriyor yemin ederim.

Aşkından ölüp bittiğim kıza bak..

Ayrıca evet, ıhlamur var.

Ayrıca dinlendim. Yeni uyandım."

Siz:

Sus ve yat zıbar adını bilmediğim kişi

Bilinmeyen:

Emrin olur.

İyi gezmeler.

Siz:

Sen nerden biliyosun lan?

Cevap alamamıştım çünkü çocuk anında çevrim dışı olmuştu. Sakince, yani sakin olmaya çalışarak kahvemi içtim ve ardından ilk önce Ekin'in evine uğrayıp onun aldıklarını, sonra benim evime uğrayıp benim aldıklarımı bıraktıktan sonra parka geçtik.

---

Kalın yazdığım bir kaç yer görünmemiş bu yüzden anlamsız duruyor, elimden geldiğince düzeltmeye çalıştım. Umarım kusur etmezsiniz.

Cici kalıııın!!!!

نهاية الفصل

3 تعليق