Bölüm 3
İnsanlığın cenneti Eden
——
Eliot yeni yaşamına alışamamış bir biçimde Eden’in merkezinde surların dışına çıkmak için bekliyordu. İçinde yaratıklara karşın artık ayrı bir öfke vardı
Sessizce duvara yaslanmış oturuyordu, ona doğru yaklaşan siyah saçlı kahverengi gözlü, güzel bir kız olan Nell konuşmaya başladı:
Nell: Sana anlattığım gibi Arzuyu kullandın mı?
Eliot: Evet, silahım uzun bir kılıç
Nell: Görebilir miyim?
Eliot Arzusunu yoğunlaştırdı ve silahını ortaya çıkardı
SİLAH!!
Savaş onuru
Sert ve keskin bir biçimde oluşmuş bu silah Savaş sınıfının ilacı gibidir! Sonsuz güçlendirmeniz ile sizi asla yarı yolda bırakmayacak olan “Savaş onuru” uzun süreler en yakın dostunuz olarak kalacaktır
Nell: “Savaş onuru” demek, hmm
Eliot: Nasıl? İyi mi?
Nell: Güçlendirmenden bahsediyor, seninle oldukça uyumlu olsa gerek. Yalan olmasın, İlk kez ismi bu kadar garip bir tane görüyorum
Eliot: İsmi garip derken?
Nell: Neyse ne, garip işte
Eliot bu tepkiden sonra çok umursamaz olduğunu farkedip ayağa kalktı ve Nell’e yaklaştı
Nell: Yaşanan saldırı, anormal seviyede büyük ve beklenmedikti. Normalde bir canavar sürüsü yaklaşmadan önce bölgenin havası değişir ve nefes almak zorlaşırdı, oraya yoğunlaşan Arzu değişime sebep olurdu lakin hiçbir değişim yoktu
Eliot o an yaşanan saldırı hakkında konuşmak istemiyordu, kafasını salladı ve elini kaldırarak “yürü” işareti yaptı
İkili yürürken Nell tekrardan konuştu
“Dostunu kaybetmen oldukça acı bir durum. Biliyorum, ama moralini bozman bir şeyleri değiştirmez hem yeni ekiple tanışman gerek güçlendirme almış biri olarak onların güvend-“
Eliot bir anda durarak kafasını çevirip boş gözler ile Nell’e baktı ve “Çok konuşuyorsun” dedi
Tam o sırada merkez genelinde bir anons yapıldı
“Dün öğle vakti surların dışında bulunan herkes rapor vermek için Eden’in kalbine çağırılıyor! Saldırı yaşanan bölgelerde bulunup rapor vermeyenler soruşturma boyunca gözaltına alınacaktır”
Eden’in kalbi, şehirde değişimler olmaması için düzenli olarak arzu yayan oldukça önemli bir parçadır. Eden, kalbi olmadan ayakta duramaz. Kalp doğal olarak oluşmuş ve ilk sınıf kullanıcılarının desteği ile Eden’i oluşturmuştu, ihtiyacı olmasa bile belirli günlerde güçlü kişilerin gelişmiş arzuları ile beslenmekteydi. Ne ile beslenirse ona göre tepki verip bereket saçıyordu
Kalbe doğru yol alan ikili anonstan sonra tek kelime bile konuşmamışlardı
——————————-
3 gün sonra
Surların dışında, şehirden oldukça uzakta bir yerde;
Leroy 6 katlı bir binanın içine büyümüş oldukça büyük ve gür olan ağaçtan meyve topluyordu, her topladığı meyveyi yediğinden artık midesi bulanmıştı ve şunları dedi:
“Her topladığım meyveyi yemek zorunda mıyım? Bu şey artık bezdirici bir hal aldı”
Bunları dedikten sonra bekledi ve hiç bir ses gelmeyince tekrar konuştu
“Hem neden portakal? Başka bir şey yiyemez miydim? Bu meyveler neye yarıyor”
Yine bir cevap alamayınca, Bu durumdan iyice sıkılan Leroy içindeki Arzuyu yoğunlaştırdı ve silahını ortaya çıkardı
SİLAH!!
??????
??????????
Bilgileri yazmayan bu silah o yaratıktan aldığı içgüdünün ta kendisiydi
Zihninde bir ses yankılandı
“Ne oldu”
Leroy: Neden portakal yemek zorundayım? Bunun bana faydası ne?
Yaratık, Leroy ile bağ kurduğundan artık onun zihninin bir parçası idi ve konuştu
“Meyveleri severim”
Leroy yere oturdu ve dakikalarca bekledi
Ses tekrardan duyuldu
“Dışını parçalıyorsun ve bir şeyler elde ediyorsun posası sadece lezzetli suyunu tutmak için bir fazlalık ağzında çiğniyorsun ve seni uğraştırıyor ama sonunda lezzetli su ekşi tatlı yada ödüllendirici bir haz ile midene iniyor”
“Arzu da böyle değil mi Leroy?”
Leroy: Neden silahımın bilgileri yok?
“Silahın Arzudan değil içgüdüden güç alıyor”
Leroy cevap vermedi, can sıkıntısından binadan dışarı çıktı ve Eden’e doğru yol aldı. En yakın arkadaşının onu bırakması içini yiyordu bu konuyu yaratığa sormak istedi
“Sence-“
Konuşacağı anda içindeki tüm enerji bedenini zorla hareket ettirdi
Sağ tarafa atlayan Leroy sol kolunun yarısının parçalandığına şahitlik etti
Ne olduğunu anlamadan 2. Bir his ile kaçındı ve rakibini gördü, insanımsı ve oldukça ince olan bu yaratık muazzam hızlı hareket ediyordu
Tekrardan harekete geçmedi ve izlemeye başladı kolu yüzünden aşırı kan kaybeden Leroy, Arzusunun yarı yarıya azaldığını hissetti
Kolundaki kaslar ve lifler mor bir sıvı tarafından çok hızlı bir biçimde dikilip iyileşiyordu. Bir şey yapması gerektiği açıktı çünkü enerjisinin yarısını tüketen bu iyileşme sadece bir saldırıya daha dayanabilirdi lakin hiç bir yeteneği olmadığından sadece bekleyebiliyordu, avantajlı bir durumda değildi
“Leroy, o gördüğün yaratık senin seviyenin çok üstünde. Rüzgarın aktığı yöne doğru çok hızlı hareket edebiliyor, ilk esintide son saldırısını yapacak”
“İçgüdünün yanında Arzunun portakaldan farkı yoktur, odaklan!”
Leroy odaklandı ve içindeki enerji kaynağını içgüdü olarak hissetmeye başladı
SİLAH!!
Leroy
Bedeniniz artık olaylara kendi kendine tepki verebilir hale geldi içinizdeki içgüdü sizi yönlendirdiği müddetçe vücudunuz ulu darmond’un silahı olarak hizmet edecek
Leroy silah bilgisini duyunca “Ne” dedi
————
3.BÖLÜM SONU
İnsanlığın cenneti Eden