Skip to content

ARALIK KAPI

Chapter 6 · 6 min read

ARALIK KAPI

Chapter 6

6.BÖLÜM: GELECEĞİN İYİLİĞİ

İnsanlar kırardı birbirlerini hatta kırmakla kalmaz bazıları da paramparça ederlerdi .İnsanların ruhlarını parçalar ve pozitifliğini kaybettirirlerdi . İnsanlar neden birbirlerini kırarlardıki bunu size hep söyledim ama neden kırdıklarını bir türlü söylemedim .

Bazı insanlar sinirlenir ve insanları boş yere bir hiç için üzerlerdi . Bu insanların birinci nedeniydi . Bazı insanlar ise arkadaşı yada herhangi bir insan onu kırdı üzdü diye o insanı paramparça ederdi bu da ikinci nedenleriydi .

Bazıları ise bilerek canı istediği için zorbalık yapmak için isterlerdi bu da üçüncü nedenleriydi ama en kötüsü ve psikolojik olanıda buydu işte .

Canı istedi diye kırmak sizcede çok saçma değilmi .

Biz insanlar bazı kötülüklere mahkum edilmiş ve bizim sınavımız yaşıyorduk. Ama bilin ki her sınavı sabreden insanlar başarmış ve mutlu olmuşlardır.

Herkes bir peri masalı hikayesi gibi mutlu değil herkesin bir acısı var ama insanlar anlaşılmayı, yardımı, sevgiyi istiyor ama karşılıksız kalıncada bu duygular içindeki acı bir atom bombası gibi büyüyor ve içinde alev alev yanıyor ve kendisini kül ediyor.

Peki biz insanlara neden mutluluğu tattırmak

yerine onların acılarını atoma çeviriyorduk?

Niye onları acılarıyla bırakıp terk ediyorduk?

Sizin de acılarınız olabilirdi ama acılarınızı sarıp sarmalayacak bir yara bandı olmalıydı değil mi?

İnsanlarda kendilerini sarıp sarmalayacak bir yara bandı arıyordu ama siz izin vermeyip yaralarını daha da acıtıp kanatıyordunuz.

Artık sizde sevgi besleyin ve birbirinize sıkıca sarılın. Çünkü artık mutlu olmanın ve yaralarınızın kuruma vakti gelmedi mi?

Artık iyileşmeliyiz artık yaralarımız kabuk bağlamalı ve insanlarda iyileşmesine izin vermeli. Artık mutlu bir dünya kucak açmalı bizlere. Artık gülümseme sırası artık hayallerin gerçeğe dönüşüp bizi kucakladığı bir evren olmalı değil mi?

Bazılarımız ise yaralarıyla yaşamak zorunda çünkü onları sarıp sarmalayacak kimseleri yok. Bizlerde yaralarımızla da yaşamayı öğrenmeli ve dik durmalıydık.

Hayatın iyisini ve kötüsünü görüp yaşamalıydık ki hayata karşı bakış açımız yenilensin ve güçlü olsun. Bu dünya iki bakımlıktı. İyi bakım ve kötü bakım. Hayatta herkes toz pembe değildi. Herkes iyiyi ve kötüyü tadmıştı.

Buna rağmen iyiliğin bizlere kucak açtığı bir evren yaratamıyorduk peki neden?

Neden di yani niye kötülüğe mahkum edilmiş bir hayat sürüyorduk? Peki neden engel olmuyorduk? Neden engel olmuyorlardı?

Düşünsenize hayatta hiç kötü insanlar kalmamış mutlu insanların birlikte olup yaralarını sarmışlar.

Hayat iyi olmuş ve iyiliğe gülümseyip içini ısıtmış insanlar el ele tutup kötülüğe engel olmuşlar. Artık adaletsiz hiç bir insan kalmamış ve dünya mutluluğa mahkum kılınarak gülümsemiş. Artık herkes mutlu ve huzurluymuş.

Sizcede böyle bir evren ne kadar güzel olmazmıydı? Herkes mutlu ve huzur dolu. Herkes dost ve yaraları sarılmış. Artık herkes masum ve tertemiz. Düşününce bile içimizin ısındığı o sözleri istiyorduk bizler aslında. Ama kimse böyle bir şeye cesaret edemiyordu.

Artık bizler iyilik için çabalayacak ve bu dünyayı kurtaracaktık. Bizler başaracaktık bunu ben ve arkadaşlarım. Belkide sizler. Bu dünyayı cehennemden cennete dönüştürmeye çalışacaktık bizler. Artık bu dünya sevilmeyi ve mutluluğu hak etmiyor mu sizcede?

Şokla karşıma baktım .Karşımda bir yaratık vardı .Benim bağırışımı duydu ve ekledi.

Sesiz ol küçük hanım beni senden başka kimse duyamaz ve göremez. Şimdi beni dinle.

Ben Hara.

Sen Haramısın ama Karma ondan başka yaratığın kalmadığını söylemişti dedim şokla.

Bak beni dinle ben eskiden insanlarla dost olmak istediğimi Karmaya söylemiştim ama o reddetti. Size kendini dost gibi anlatmış olabilir ama o insanları yok etmek istiyordu bu yüzden insanlarda biz yaratıkları yok etmek için girişimde bulunmuşlardı.

Seni o ormana ben gönderdim çünkü o mektubu okumalı ve ölen benliğimi ortaya çıkarmalıydın. Karma beni o mektuba hapsetti ve yıllar boyu çıkamadım ama sen o mektubu okuyup benle tanışma isteğinle birlikte ben özgür kaldım. Size yardım etmek istiyorum. Karma yı ben çok iyi tanırım o yüzden size yardımcı olabilirim.

Karma asla beni bilmemeli bilirse siz onu asla yenemezsiniz. Benide oraya tekrar hapseder o oraya yani o odaya hapsedilsede onun güçleri çok kuvvetliydi aslında güçleriyle herşeyi yapabilir ve o kapıyı açabilirdi ama o nedensizce sizi bekledi ve bu çok garip.

Senin sihir güçlerin varmı diye soru yönelttim Haraya.

Evet var ama KARMA'NIN kinden daha zayıf. Ama onun zaaflarını, kötü yönlerini, zayıf yönlerini her şeyini biliyorum.

Nereden biliyorsun nasıl öğrendin bunca şeyleri?

Biz Karmayla kardeştik aslında. Karma benim ablamdı ama o insanlar doğmasıyla birlikte çok çirkinleşti. Onu tanıyamadım nesmen. Benim onun kardeşi olduğumu unuttu ve dost olma isteğimle birlikte beni hapsetti.

O an ufak bir şaşkınlık yaşadım. Yani KARMANIN bir kardeşi vardı ama Karma kardeşine bile bunları yaptıysa bize neler yapardı bilemem. Yani başımız baya tehlikedeydi.

Bizi nasıl kurtaracaksın peki?

Sizin yanınızda olacağım ve onu beraber yıkacağız bir plan oluşturacak ve ona göre ilerleyeceğiz. Size bazı görevler vereceğim. Bu görevlerde sizden bana bir şey getirmenizi isteyecek ve bu görevlerdeki karışışımlardan iksir oluşturacağım.

Bu iksiri Karmaya dökmemiz lazım.

Karma benim Ablam ve bu yüzden onu yok etmek duygularım için çok zor olacak. Sonuçta o benim ailemdi ama o beni yok etmeyi seçti. O beni isteklerim için öldürdü ve ona olan sevgimi, saygımı, merhametimi yok etti.

Sıra onda oda artık bunları yaşamalı.

Yine bir ihanet noktasına gelmiştik işte. Hara bunu dünya ve biz insanlar için yapacaktı. Ama o yinede ablasına ihanet edecekti. Ablası onu yok etmeyi seçmişti. Ama Hara da onu yok edecekti ve oda Karma gibi olacaktı. Şimdi Hara nın Karma dan ne farkı kalmıştı ki? Belkide ablasını yok edemeyecek ve duygularına yenik düşecekti kim bilir. Ben Hara daki o iyiliği ve merhamet sıcaklığını hissetmiştim.

Belkide dünya yaratıklarla ve insanlarla yaşamayı öğrenmeliydi değil mi? İnsanlar ve yaratıklar dostluk içinde yaşayabilirdi aslında bu dünyada. Peki biz neden savaşı seçtik? Neden insanların ölümünü görmek zorunda bıraktılar bizi?

Yutkundum. Hara ya üzülmüştüm o merhametli ve sevgi dolu birisi gibiydi anlamıştım. Hara nın yanına geldim ve sırtını okşadım.

Üzülme Hara belkide dünya dostluğu öğrenmeli. Öğrenmesi gereken çok şey var dünyanın.

Elimi avcunun içine aldı ve oda elimi okşadı.

Seni tatlı kız sen çok iyi ve merhametli bir insansın hep böyle ol ama herşeyede çabuk inanma olurmu artık bu devirde kimsenin dediği tutmayabiliyor. Benim gibisin sende sevgi dolu ama bir yarın hep kırık gibi. İnsanlar bizleri kırdılar. Hatta kırmakla kalmayıp kalbimize ilk darbeyi aldılar. Bazıları ise kalbimizi söktü ve bir daha temiz kalbimizi bize vermediler.

Evet dedim sessizce ve Hara nın beline doladım ellerimi ona sıkıca sarıldım. Çünkü o sarılmayı istiyordu o artık sevgi görmek istiyordu. O artık bir şeyleri başarmak ve tebrik istiyordu. İnsanlardan önemsenme istiyordu. Bende bunu Haraya hissettirecektim.

Gitmem gerek dedim. El salladım ve onunda el sallamasıyla birlikte lavabodan çıktım ve sınıfa doğru ilerledim. Sınıfın kapısını tıklattım ve GİR sesiyle birlikte sınıfın kapısını açarak içeriye girdim.

İyimisin kızım dedi öğretmen.

İyiyim öğretmenim sorduğunuz için teşekkürler.

Sırama geçtim ve derse odaklanmaya hazırlandım. Elimin üşümesiyle birlikte elimi cebime koydum o an kaşlarım çatıldı. Bir kağıt parçasıydı sanırım. Kağıdı çıkardım ve açtım. İçinde yazanlarla birlikte kaşlarım çatıldı.

Sen de Pelin'le aynı kaderi yaşamaya varmısın?

Ne diye birden şoka girdim. PELİN vurulan ve benim yardım ettiğim o kızdı. Peki bu notlar benim cebime nasıl girmişti?

Bir anlık korkuyla inledim.

Hayır bu olamazdı bunlar yaşanamazdı...

End of chapter

3 comments