Evet demiştik kabullenmiştik her şeyi .Ne olursa olsun birlikteyiz demiştik .
Mutluluğumuz için katlanmıştık herşeye .
Hayat bizlere acımamıştı yıpratmıştı bu hayatı dünyayı yani kendisini yok etmeye çalışmıştı hayat .
Hayat bütün insanları değersizleştirmişti .Hayat kendisinden de bizlerden de nefret etmişti demekki .
Hayat kimi sevmiştiki bizi sevmesin . Bizde artık bir uçuruma sürüklenmiştik .Bu uçurum ölüm sahnemizdi .Ne aşağıya bakabiliyorduk ne de atlayabiliyorduk o çukura sadece bakıyorduk ama o anda sırtımızdan hissedilmeyen bir el bizi aşağı sürüklüyordu .
Azrail'in bizim ruhumuzu alması kalıyordu geriye .
Azrail geliyordu sonra ruhumuz alınıyordu sonra ise sorgulanıyorduk .
Her bağırışımızda öldüğümüz geliyordu aklımıza .
Bazılarının ruhu ceset olmuştu bazılarının ise bedenleri toprak olmuştu .
Bizler kötülüğe mahkum edilmiştik. Bizlerin bedeni değil ruhumuz ceset olmuştu bizi en kötü ölümle cezalandırmışlardı. Biz kötülüklere maruz kalmış bazılarımız ise pes etmiş yenilgiyi kabul eden o mahlûklardır .
Bizler yaşayan cesetlerdik.
Bazılarında ise neden yaşıyor bunlar hissi uyandıran varlıklardır biz .Bizler hor görülmüştük kabul edilmemiştik bu dünyaya .Artık dünya bizim için cehennem gibiydi .Biz değersizleşmiştik .Ne zaman değerimiz olmuştu ki ?
GÜNÜMÜZDEN
Biz artık bir ekiptik .Biz birlikteydik biz hep beraberdik . Biz artık mutlu ve huzurlu bir dünya için savaşacaktık. Bizler artık değerli kılınacaktık .Bizler attık mutlu olmak için mutluluğu sağlamak için savaşacak ve elimizden geleni yapacaktık .
Şu an saat gece yarısı ikiye gelmek üzereydi .Bizlerde bu gün buluşmuşuz diyerek sinema izlemeye karar verdik saat bire kadar düşünmüştük . Şimdide ben mutfağa inmiş ve Mısır patlatacaktım .
Biraz kafamızı dinlendirmeye karar vermiş ve komedi bir film seçmiştik .
Ocağa koyduğum mısırın olmasını bekledim .Cansu da yanımdaydı. Merih ile Arda ise filmi ayarlıyorlardı yukarıda .
Cansu'ya Mısır kaplarını işaret ettim hemen çekmeceyi açtı ve Mısır kaplarını çıkardı .Patlamış mısırları hemen kaplara koymaya başladım bolcana yapmıştım .
Annem ile Babamın gece gece işleri çıkmıştı teyzemlere gittiler yani bugün orada kalacaklardı . Patlamış mısırları Cansu'yla birlikte yukarı çıkardık .Erkekler ise filmi seçmiş bizi bekliyorlardı . Hemen yanlarına ilerledik ve herkese birer kap uzattım .Her kese birer kap yapmıştım her kes bol bol ve rahatça yesinler diye .
Film başladı film komik gibiydi ama aramızdan kimse gülmüyordu .
Patlamış mısırları elimle aldım birazını ve ağzımı biraz açarak ağzıma attım .Güzel olmuşlardı .
Filim eğlenceliydi .Cansu ile ben ise birbirimize sarılmış filme odaklıydık .
Erkekler ise daha çok Mısır yemekle uğraşıyorlardı film pek de umurlarında değil gibiydi .
Cansu'yla ilkokulda tanışmıştık .Ortaokula geldiğimizde ayrılsakta lisede yine birbirimizi bulmuştuk .Bu çok büyük bir tesadüftü .Ama en güzel tesadüfüm diyebilirdim buna . Cansu'yu çok seviyordum .
İlk okuldada tek arkadaşım ve dostumdu .
Cansu'da başarılı bir kızdı .Ben hep denemelerde birinci olurken o da hep ikinciliği yakalardı . Cesaretli biriydide .
İlkokuldayken bir ara bir arkadaşımın suçunu kabullenmişti.
Hala şimdide en yakın ve en sevdiğim dostundu . Merih ile Cansu'da ortaokuldan arkadaşlardı onlarda liseye aynı sınıfa düşmüşlerdi . Bizler tesadüfün insanları gibi bir mahluktuk .
Bizler böyle biriydik işte . Filmin ortalarına geldiğimizde ise biraz ara verdik .
Sohbetler ettik . Sonra ben odama gittim çünkü saçım çok dağılmıştı .Saçımı taradım ama sonra bir şey fark ettim .
Gözletime bir şey takıldı . Mor defterimin arasında pembe bir kağıt vardı . Defterimi araladım . Kağıtı görmemle birlikte kaşlarımı çattım . Bir Yazı yazılmıştı .Yazıyı içimden okumaya başladım ;
Ben de yalnız sizde yalnız .
Bende tekim sizde tek .
Bende birim sizde bir .
Sizcede eşit değil miyiz ?
Beni unuttunuz mu yoksa .
Hatırladınız mı bende artık özgürüm siz zaten hep özgürdünüz ama bir yerden hep bağlanmıştınız .
Siz bağlı ama özgürdünüz .
Ben ise bağlanmamış ama tutsaktım .
Ama artık bağlanmamış bir özgürüm .
Artık hürüm .
Beni hatırladınız mı ?
Ben şoka girmiş kaşlarımı çatmıştım .
Belkide şimdi bizi izliyordu kim bilir . Gözümden bir damla yaş süzüldü .
O sırada kapım açıldı ve içeriye bizimkiler geldi .
Uzun süre gelmeyince merak etmiş olmalılardı . Onlarda çatık kaşlarla bana baktılar .
Elimdeki kağıda baktılar benim de bakışımla . Noldu dediler ve yanıma geldiler onlarda .
Yazıyı dikkatlice ve soluksuzca yutkuna yutkuna okudular . Omlarında içi ürpermiş gibiydi .
Onlarda bir kötülüğü sezmiş gibi baktılar bana . Oysa bilmiyorlardıki asıl kötü olan dünyaydı ,Hayattı ,kaderdi , bize bırakılanlardı .
Ne dedi o anda Cansu sesli bir şekilde.
Nasıl oldu bu? Yani şimdi özgür oldu ve istediği her şeyi yapabilir mi?
Öyle gözüküyor gibi dedim.
Gecenin yarısı böyle bir not gelmişti ve bu çok ilginçti.
Karmayı tanımasam korkardım ama bunu o bırakmış olabilirdi. Hiç inanmazdım aslında inanamazdım yaratıklara. Ama şimdi farkındayım ki korkularım benim gerçeklerimdi.
Korkkularım gerçekleşmişti hep. Neyden kotktuysam gerçek olmuştu.
Arda atıldı oradan. Bir şeyler yapmalıyız.
Tamam arkadaşı dostu gibi görünüp sırlarını almalıyız ama onu yok edecek bir şey olmalı. Anlattığına göre onu yok etmek oldukça zor ve biz daha bunu nasıl yapacağımızı bilmiyoruz. Yavaş ama emin bir şekilde ilerlemeliyiz. Her dediği doğru olmaya bilir.
Ona güvenmemeliyiz.
Belkide bizi kandırmaya çalışıyor olabilir. Şu an hala sihirleri olmalı. Çünkü o topu kendisi oraya getirdi. Bunu önceden de yapabilirdi ama o, o zamanı beklemiş olmalı ama kendisi bunu çok zor yaptığını dile getirdi.
Belkide gün geçtikçe sihir güçleri azalıyor. Belkide sihir güçleri onu güçsüzleştiriyor.
Ardanın fikri çok iyiydi. Onu onayladım.
O anda Merih atıldı. Bizde bunu kullanmalıyız. Yani ona fazlaca sihir gücü kullandırmalıyız. Belki o daha fazla yorulur. Bizde bu zamanlarda ipucu bulur ve onu yok edebiliriz. İllaki onu yok etmenin bir yolu vardır. Ama bu şüphelerimiz dediklerimiz doğru olmaya da bilir. Ama yine denemeliyiz değil mi?
Cansu kısık sesle, deneyelim dedi.
Hepsi bana bakmaya başladılar.
Bana kalırsa bunları dünya için yapıyoruz. Yaptığımız doğru etik bir davranış değil. Ama dünya içinse deneyelim derim.
Herkesin gözleri parladı o anda. Her kes bir anda hepimiz bir diye bağırdı bende onlara ayak uydurdum.
Hepimiz bir. Hepimiz birdik artık. Belkide bir uçuruma gidiyorduk kim bilebilir ki. Bizler bir kabustan çıkan karakterlerdik.
Nolursa olsun sonunda ölüm olsa bile artık bir söz verilmişti. Biz bu dünyayı kurtaracaktık.
Kapıya ilerledim çocuklarda peşimden ilerlediler. Aşağıya indim ve sinema izlediğimiz yere gelip koltuğa oturdum. Çocuklarda gelip yanıma oturdular. Bende onların gelmesiyle birlikte kumandayı alarak film için devam et butonuna bastım. Film güzel ilerliyordu. Kafa dağıtmak için izliyordum bu filmi. Yoksa hayatta televizyona bakan birisi değildim.
Daha doğrusu o zamanlar Karmanın varlığından haberimiz olmadığı için hepimiz mutluyduk ama o geldi ve hayatımızı bozdu. Karma olmasaydı dah güzel bir yaşam sürebilirdik.
Herkesin odağı televizyondu ve ortalığa sessizlik hakimdi. Sessizliği severdim ama bazen ürpertici olabiliyordu. Ama film sesi sayesinde rahattım. Yalnızken hep bir ses duymaya ihtiyacım oluyordu. Bu benim gündelik bir ihtiyacım gibiydi tabi bazen sessizlik insanı rahatlatıyordu.
O anda birden dudaklarımdan kelimeler döküldü.
Ya bizi görüp izleyebiliyorsa diye sordum o zaman işler kötüye gitmez mi?
Gidebilir hatta bize musallat bile olabilir dedi Arda. Nedense sorularıma ilk cevap veren hep Ardaydı çünkü zekiydi. O anda birden korkuyla irkildim ve bağırmaya başladım. Şu an karşımda bir orman vardı. Karşımda yerde kanlarla yatan bir kız vardı. Nolmuştu ben buraya nasıl gelmiştim?
Yoksa bunu yapan Karma mıydı?
Ama karşımdaki cesete benzeyen kıza ne olmuştu?
Peki arkadaşlarım onlar neredeydi?
Ben bir hiçliğe mi sürüklenmiştim?
En kötüsü ise ben buradan nasıl çıkacaktım?
Bu sorular beni korkuya sürükleyip aklımı bulandırıyorlardı.
Bu bu dedim kekeleyerek nasıl oldu?
