Skip to content

ARAFTA

Chapter 2 · 3 min read

ARAFTA

Chapter 2

1. Bölüm: BAŞLANGIÇ

Sevgili okuyucularım hazırsanız başlayalım.

Pencereden süzülen güneş ışığı bugun de çok yakıcıydı. Temmuz daha Ağustos gelmeden bunaltıcı sıcakları karşılar gibiydi. içeriye dolan deniz kokusu güneşin yakıcı sıcaklığını unutturuyordu. Huzur veriyordu insana. Sabahın köründe araba kornalarından çıkan seslere rağmen huzur veriyordu. Burası İstanbuldu, her ne kadar sevdiğim şeyler olsa da buradan hiç memnun değildim aslında...

Uzun bir süredir çalan saat hâlâ çalmaya devam ediyordu. Eflin saati erteledi ve oflayarak geri uyumaya çalıştı. Önce sağa döndü olmadı. Sonra sola döndü uyuyamadı. En sonunda istemeyerek de olsa uyandı ve saate baktı. Saat sekize geliyordu. Görünüşe göre yine işe geç kalmıştı. Eflin sürekli işe geç kalmaktan ve ayaklarının geri geri gitmesinden çok sıkılmıştı. Tekrar yatağına uzandı ve hayal kurmaya başladı. "Acaba gerçekten hayallerimle yaşasam nasıl olurdu" dedi kendi kendine. Ama bu imkansızdı. Babası Engin Korkmaz'ın bir holdingi vardı ve aynı zamanda bir mimardı. Kızının da hep mimar olmasını isterdi ve zorla eflini de mimar yaptı.

Eflin zor da olsa yatağından kalktı penceresini sonuna kadar açıp deniz kokusunu içine çekti. Gözüne solmuş çiçekleri takıldı. Onları nasıl da ihmal etmişti böyle? Hemen suladi ve her zaman yaptığı gibi onlarla konuştu.

Duşa girdi, kıyafetlerini giydi ve artık gitmek için hazırdı. Aynanın karşısına geçip :

"Sen Eflin korkmazsın hep burnunun dikine gittin ve şimdi de gidiceksin. Hayallerinden vazgeçme kızım, asla pes etme". dedi.

Eflin böyleydi her gün aynanın karşısına geçip kendini motive ederdi. Duvarda asılı olan tahtaya da her gün için bir söz yazardı. Bugünün sözü ise "hayallerinin peşinden git".

Hemen çantasını aldı içine kişisel gelişim kitaplarını koydu. Bir mimar için kişisel gelişim kitabı gerekli değildi ama Eflin psikolog olmak istiyordu. Gizliden gizliye psikolog olsaydım nasıl olurdu diye düşünüp bu kitapları almıştı.

Ayakkabılarını giydi ve tam kapıdan çıkacakken bir mesaj geldi. Mesaj babasındandı.

"Günaydın canım kızım. Bugünde de işe geç kaldın ama olsun. Acele etme güzel bir duş al, kahvaltını da yapmayı unutma. Ne zaman istersen o zaman holdinge gelebilirsin."

Güne güzel başlamak istesem de sinirlenecek bir şey yine karşıma çıkıyor. Zaten holdingteki herkes babam tarafından torpilli olduğumun farkında ama bu durum benim için hiç de iyi gitmiyor. Ben her gün geç kaldığım için azarlanmak yerine güler yüzle karşılanıyorum. Bazen diyorum ki rahat mı battı kızım ne güzel istediğin zaman işine gidiyorsun. Sonra diyorum ki unutma bu senin gerçek hayalin değil.

Eflin söylenerek evden çıkmıştı sonunda. Babası istediğin zaman işe gelebilirsin demişti ama o koşturarak işe yetişmeye çalışıyordu. Normal bir insan gibi...

Kulağında kulaklıkları vardı ve her günkü gibi podcastlerini dinliyordu. Hızlı adımlarla ilerlerken bir yandan da dinlediklerini düşünüyordu. Tesadüflere ve hayallerine inan diyordu kulaklığındaki ses. İnanıyorum dedi Eflin. İnanıyorum.

Tam o sırada nasıl olduğunu anlamadığı bir şekilde bir fren sesi duyuldu. Eflinin canı acıyordu ve yerdeydi. Etrafını insanlar kaplamıştı sanki nefes alamıyor gibiydi. Etrafına baktı yerde bir motor vardı. Ona çarpmış olmalıydı. Kendine baktı hiçbir şeyi yoktu iyi hissediyordu. Peki ya çarpan kişi, iyi miydi? Ona bakmak için gitti. İyi misiniz, gerçekten özür dilerim benim hatam birden yola atlamamaliydim diyordu eflin. Adam kaskını çıkarttı ve efline dönüp sorun değil iyiyim dedi. Eflin şaşırmıştı,bu bakışları bir yerden tanıyordu. Uzun bir süre durdu içinde bir şeyler kıpırdandı. Tam o sırada adam yerden kalktı ve

"Eflin beni hatırladın mı?" Dedi

Ben umut...

End of chapter

1 comments

  • Yoksaaaa Eflin e hayalleri için çabalamasını söyleyip Umut ona umut mu olacak 🫣 (Kötüydü biliyorum)