6 yıl önce (Yazarın Anlatımıyla) Hayatın yavaş yavaş ilerlediği bir gündü. Havanın dondurucu olduğu,kimsenin bir şey yapmak istemediği bir gün de denilebilirdi. Pencereden gelen ışık huzmesine karşı Gece'nin gözlerinin hiç şansı yoktu,başını sıraya yatırdı ve gelecek olan huysuz edebiyat hocasını beklemeye koyuldu. Bazen ona hayatın acı gerçeklerine inanmak zor geliyordu. Haftanın 5 günü gelip burada hocaları dinlemek,azar işitmek,kendini ortamlardan soyutlamak,insanların ne düşündüğünü önemseyerek yorum yapmak,onların seni yargılanmasından korkmak... Ne yazık ki bunlar hayatın birer gerçeğidi. Hoca içeriye uçarcasına girdi ve bir şey demeden dersi anlatmaya koyuldu."Hangi romanı kimin yazdığından bana ne"diye dert yanıyordu Gece lakin bu derste bir o kadar da iyiydi. Ders biter bitmez çantasına eşyalarını sıkıştırdı.- bu son dersti- Kendini okulun dışına attı. Yürüme mesafesinde olan evlerine varmaya koyuldu. Attığı her adım sıcak evine ulaşması için ona istek veriyordu. Sonunda ÇİÇEK apartmanına ulaşmayı başardı. Evlerinin kapısına vardığında zile buz gibi parmaklarını götürdü. Zili birkaç kere çalmasına rağmen açan olmadı. Hemen çantasını karıştırıp anahtarı bulmaya çalıştı. Sonunda şıngırdayan metal sesini duyunca bir oh çekti ve eve girdi." Anne" sözcüğünü sonunu uzatarak birkaç kez tekrarladı. Annesi muhtemelen salondaydı ama evde çıt yoktu. Salona doğru ilerlemeye başladı. İlerledikçe boğuk bir ses duyuyordu. Evet bu her şeyden çok sevdiği babasının sesiydi. Ama babasının bu zamanlarda görevde olması gerekirdi o bir askerdi. Yürümeye devam etti. Kapı koluna uzandı ve açmadan önce içeriden kalbini yerinden çıkaracak kadar dehşet veren iki el silah sesi duydu. Odaya girmesiyle başının döndüğünü hissetmesi bir oldu. Bir, yerde ölü gibi yatan annesine bir de elinde silahıyla duran babasına bakıyordu. Ne anlamalıydı bilmiyordu ama içinden geleni yapacaktı." Neden yaptın bunu" diye haykırdı. Açık pencereden gelen rüzgar siyah saçlarını savurdu. Daha önce hiç bu kadar yoğun bir kan kokusu bir duymamıştı. Babası yaş dolu gözlerle ona bakıyordu. Hıncını çıkarmak istedi ama onu annesinin cansız bedeninin yanındaki not durdurdu hızlıca notu aldı ve titreten elleriyle açtı. Gördüğü yazı sayesinde göz bebekleri kocaman oldu notu ağlayarak tamamen suçsuz olan adama verdi. " Sana iki seçenek sunmuştum asker ve sen ikisini de göz ardı ettin. Ben de gerekeni yaptım." Adamın gözyaşları nota damladı ve karısını vuran o adamı bulmak umuduyla kendini buz gibi soğuğun pençesine attı. Gece yere yığıldı ama kendisinin de bir şeyler yapması gerektiğini biliyordu. Koşan babasının peşinden gitmeliydi. Ama önce babasının her ihtimale karşı evde bulundurduğu silahı aldı ve kendini zorlayarak müthiş bir hızla koştu. Biraz sonra babasına yetişmişti ama adam hala koşuyordu. Ara bir sokağa dönen adamla beraber babası da sokağa döndü. Gece oraya vardığında bej renkli duvara yaslandı. Adam çıkmaz sokağa girmişti. Gece her ihtimale karşı ara sokağa girmedi çünkü adam onu rehine olarak kullanabilirdi. Kafasını hafifçe oraya doğru sürükledi ve olan biteni izlemeye başladı. Şu anda ikisi de birbirine silahını doğrultmuş en ufak hareketi kolluyordu. Adam öyle bir şey söylemiş olacaktı ki babasının dikkati dağılmış ve adamın silahından çıkan kurşunla yere yığılmıştı. Gece hemen ara sokağa girdi. Gün batmıştı ve akşam en sert soğuyla buradaydı. Silahın tetiğini çekti ve adama sadece üç kelime etti."ARTIK BİR ÖLÜSÜN" şaşırma payı bile bırakmadan kafasına bir el ateş etti. -Babası ona nasıl ateş edeceğini öğretmişti- hemen babasının yanına koştu ve bir çığlık attı. Yanındaki kan gölcüğü onun ne kadar kan kaybettiğine işaretti. Telefonu yanında olduğu için şükretti ve ambulansı aramak için tuşladı ama unuttuğu en büyük şey nabzı kontrol etmekti. Hemen elini boynuna götürdü ve atmayan nabza lanet okudu. Ne yapmalıydı bilmiyordu. Taşıyamazdı öylece bırakıp gidemezdi de polisi arayıp kalmalıydı sonra da annesi için ambulansı aramalıydı. Önündeki en iyi senaryo buydu ne yazık ki. O gün sadece anne babasını değil hayat ışığını ve umudunu da kaybetmişti. Karanlığa en büyük adımını atmıştı. Hayatını değiştiren gündü o gün...
Chapter 1
ARTIK BİR ÖLÜSÜN
End of chapter
0 comments
No comments on this chapter yet. Write the first one.