Denizlerin evine varırlar .İçeri girerler .
—Hakan ben bir şeyler pişireceğim .
—Ben de yardım edeyim mi ?
—Sanki hayır desem gelmeyeceksin .Kibarlık abidesi
—Haklısın .
Beraber makarna yaparlar .
—Hakan tatlı yapmayı biliyor musun ?
—Tabi ki de biliyorum .Bilmeyen mi var ? Sakın bana bilmiyorum deme Deniz!
—Bilmiyorum .
—Neyse gel ben sana öğretirim .
Tatlı yapmaya başlarlar .
—Deniz unu kibarca açar mısın ?
—Tabi ki de WAAAĞ
Unun birazı Deniz'e dökülür .Hakan gülmekten nefes alamaz .Deniz iyice sinirlenir .Elini dökülen una batırıp Hakan'ın yüzüne sürer .Şimdi ise gülme sırası Denizdeydi .
—Çok mu komik Deniz
—Evet hem de çok
—Hadi hadi çok güldün .Unu dökmeden ver bakalım.
—Alsana
—Versene
—Alsana
Deniz aynı Maraş dondurmacıları gibiydi .Unu uzatıp uzatıp çekiyordu .Deniz koşarak yukarı kata çıktı . Hakan da peşinden koştu .Deniz tam aşağı inecekken ayağı takılır ve tam o sırada Hakan Deniz'i elinden tutar.
—Deniz iyi misin ?Bir yerine bir şey olmadı dimi?
—İyiyim bir şeyim yok .Sen tam bir örümcek adamsın .
—Öyleyimdir .
—Hemen de şımar .
—Hadi şu tatlıyı bitirelim .
