Skip to content

4NOTA

Chapter 41 · 10 min read

4NOTA

Chapter 41

HAZIRIZ ( 1999)

( UTKU ANLATIMIYLA) Kendinizi her iyi hissettiğini an sizin için özeldir . Özelikle sevdiğiniz veya güvendiğiniz biri varsa . Hataları dahi olsa o özeldir. Kimseyi sevmez bir anda ona çarpılırız. Aynı bir balık gibi. İşte böyle.Bu havayı verenler kimler sizce?

Benim için Ateş ve Nevra...

Birbirlerine platonik gibi lanse ediyorlar hisslerini. Ama şuan inanıyorum ki bir şekilde mutlu olacaklar. En kötü B planım olan

Sarma temalı akşam yemeğini düzenleyeceğiz . Tabi son günlerde

Asya biraz sarmayı kıskanıyordu orası ayrı . Canım karım benim.

Onun dışında gelin damat birbiri ile bakışıyor her an öpüşeceklermiş gibi . Merak , Ateş 'in önüne dikilmiş onlara bakıyor . Ateş , Nevra 'ya , Nevra ', Ateş 'e . Ben hem Asya , hem Ateş ve Nevra , artı çevreye bakarken .

Asya 'da çevreye bakıyordu . Yani bildiğimiz telapati zinciri. Ama Şule teyzenin Agahta Christie romanlarındaki şerifler gibi Ateş ve Nevra 'ya bir pelikan edasıyla gözelrini dikiyordu.

Hoşlanmadığı belliydi. Kızının bir Alaçatı Gitarcısı 'sına verecek bir kadına asla benzemiyordu. Gerçi geçmişte erkek seçimlerine baktıkta neyse .

Açıkçası Nevra yani Ateş'in dediğine göre Kızıl Tilki. Benim suç ortağımdı. Asya benim aşkım , Ateş benim dert ortağım. Nevra ise az önce dediğim gibi suç ortağımdı.

Nezarette atıldığımız anlar Ateş ve Asya gelip bizi kurtarırdı.

Buarada Nevra 'nın eniştesi 8 kilo almış . Yılan fitne fesat Nuriye yenge ise büyüsü tutmayınca , direk yanlarına gelmiş .

Ve daha bir sürü mevzu ...

( YAZARIN ANLATIMIYLA)

Herkes oturuyordu , çıt çıkmıyordu. Nevra , Ateş 'in eline yapışmıştı. O anda hafifçe Ateş boğazını temizledi.

" Şey ben tuvalette gidebilir miyim acaba efendim? " diye sordu , ev sahibi Ayşe teyze .

" Tabi evladım . " dedi gülerek, Ateş yavaşça doğruldu ve Nevra 'nın eline minik bir öpücük kondurdu .

" Birazdan geleceğim güzelim. " diye mırıldandı .

" Peki ." dedi utangaç bir biçimde .

Ateş ise tuvalleti aramaya , nerde olduğunu bilmiyordu ki !? Sorsa ayıp mı olurdu !? Bu kadar geri zekalı bir tip miydi ki !? Evet öyleydi ama konu buda değildi.

Nevra ise yerinden doğrulmuştu. Onun arkasından.

...

( ASYA ANLATIMIYLA)

Bacaklarım acıyor nedenini sormayın. Keşke o ayakkabıyı giymeseydim. Utku 'ya minik bir fısıldadım :

" Ayağım kanıyor ."

" Ne !? " elim ile ağazını tıktım. Ateş gittiğinde Nevra 'da peşine takılmıştı. Bu anı fırsat bilip hemen öbür koridorun oraya tünedik Utku ile .

...

( UTKU ANLATIMIYLA)

"Neyden yapılmıştı bu merdivendeki kilim acaba ? Güzel dokunmuş hangi iplik bu acaba ? İpek falan mıydı? "Ben bunları düşünürken Asya ev ayakkabısı niyetine giydiği beyaz 60 'lar göndermesi veren topuklu ayakkabılarını çıkardı.

" Yara bandı ister misin ? " dedim salak gibi bir sesle . Ben onun salağı 'idim. Başka kimsenin değil . Arizona Kertenkelesi olabilirim , yada manyak gibi sarma yiyorum. AMA ONU SEVİYORUM. VE KAÇMIYORUM ! KAÇAMIYORUM !

" Olur . " dedi gülerek.Bense takım elbisemin ceplerini aramaya başladım .

" Bir dakika karıcım al ! "

Eline tutuşturduğum. Telatabiler temalı bir yara bandıydı. Kıkırdadı.

" Sana akşam bir dondurma alacağım hemde kutulu. "

" Bende onun için sarma ile dolduracağım. " O anda yanağıma hafifçe vurdu Asya .

" Peki canım benim. " O anda bir ses yükseldi.

" Kusura bakmayın ! Ama annem bana büyüklerine saygılı ol derdi ama bu sefer onu dinlemiyeceğim. Cidden vizyonsuzsunuz. Öyle flört mü edilir !? " dedi gülerek bir sakız patlattı merak.

Utku ise utançla atıldı.

" Bal gibi edilir küçük velet . Senide göreceğiz ! "

" Evet göreceksiniz . "

"Biliyorum . " dedi Utku ters ters sırıtarak.

Merak hafifçe göz devirdi .

( YAZARIN ANLATIMIYLA)

" Ama rüyanızda . " dedi Utku'ya dönüp bu sefer sakızını yere tükürerek. Asya 'nın ise " Iy ! " diye çıkışı tam net şekilde gözlerindende daha önce belliydi.

Merak gözlerden kaybolmuştu bile ...

...

Ateş ise halla arıyordu. Koca konakta bir tuvaletti. Niye koca konakta sadece bir tane vardı ki !?

Nevra ise Ateş 'i arıyordu. Her yerde o anda bir kafa hisseti Nevra ve kafasının acıdığını ancak bir odun bu derce sert açılabilirdi. Kim miydi !? Ateş Parlar. Ateş şoktan tavana baka kalmıştı. Nevra ise gülme krizine girmişti. Ateş tuvalette kırık koluna bakacaktı ama sanırım onu çoktan unutmuştu. Bile .

" Ateş rolünü çok iyi oynadığını söyleyecektim geri alıyorum. " dedi Nevra pis pis gülerek.

" Rol yaptığımı nerden çıkardın ? " dedi flörtöz bir sesle. Ama Nevra anlamamıştı.

" Beynimden . " dedi kafasını parmağı ile gösterip . Kesin bir eda ile . Ateş bir kere öksürüp.

" Peki . Dönelim o zaman . " dedi net ve tok bir tonla .

" Hayır . " dedi Nevra .

" Biraz çılgınlığa ne dersin ? "

...

( ASYA ANLATIMIYLA)

Buraya nasıl geldiğimizi sorgulamayın lütfen. Mutfaktayız niye mi ? Sarma tarifini defterden almak için. Allah cidden akıl fikir versin !

" Asya bak şuranın fotoğraflarını hepsini çek tamam mı ? "

Çantamda taşıdığım minik kamera ile tüm defteri çekmiştim âdeta . Sornasında ise gün teyzeleri ile dans ediyordu Utku ve bol bol da dedikodunun dibini yapıyorlardı.

Çarpılacaksın be adam ! Elini prize koysan daha az çarpılırdı!

...

( ATEŞ ANLATIMIYLA)

" Ne tarz ? "

" Biraz kurcalayacağız buraları neler varmış bakalım? Herkese nasip olmaz . Böyle yerler ,konumlar , eğleneceğiz. "

" Peki öyle olsun ."

" Sıkışmadın demi altına sıçmanı açıkçası istemem. "

" Yok ben kol ... " O anda sözümü kesti .

( YAZARIN ANLATIMIYLA)

" Peki gel bakalım canım benim . " dedi ve kravatından çekti. Onu kurcalayacakları odaya doğru sürüklemeye devam etti . Süründürdü adeta .

" Ateş konuş ! "

" He Kızıl Tilki! "

" Miayvla ! "

" Neden !? Ve nereye gidiyoruz!? "

" Bir karışma iki ne diyorsam yap ."

" Peki ! "

" Miyavvvvvv! " diye tiz bir sesle haykırdı.

" Peki bu kadar yeter . Geldik. " Ateş 'in yavaşça kravattını bırakarak . Ellerini çırptı ve dolapları başlatmaya başladı Nevra . O sırada yanında dikilen Ateş 'e baktı.

" Ne duruyorsun öyle sen heykel gibi !? Korktun mu yoksa. "

" Hayır ama bu cümle tanıdık geldi ilk ... "

" Kapa çeneni! "

" Peki. "

( ATEŞ ANLATIMIYLA)

Dolapları düz bir ifade ile boşalttım. Kurcaladım ve oynadım. Acaba başka bir gün yemeğe mi çıksak !? Neyse şuan bunları düşünmek için erkendi.

Ama elime takılan bir albüm her şeyi değiştirmişti. Eski bir albüm , bir fotoğraf albümü...

İçinde eski bir kamera ile çekilmiş fotoğraflar hemde bir sürü ortak olan şey ise bunların hepsini bir aile olması , normal olmayan ise sadece çocukların gülmesi , yetişkinlerin ise kameraya ciddi ciddi bakmaları .

Çocuklar öne oturmuş gülüyor , yetişkinler düşünceli sanki " Para lazım ." der gibi bir eda veriyordu.

Ama son sayfada duran bir mektup daha ilgi çekiciydi. Vasiyet mektubu .

"Sevgili ailem , hayatımı adadıklarım.Soyumun ilerletilmesinde rol oynayanlar. Bu mektupta kızım Mehtaba 'a %25 , oğlum Ahmet Günöz ise bir vaziyette bulunmuyorum. Kendisinin yanlışları çok oldu. Evlenmek gibi ve geri kalanlara ise servetimin diğer kalanından eşit bölüşülmesini talebinde bulunuyorum... "

Servet Günöz ...

...

Aynen buydu mektup, ne yapmış olabilirdi ki !? Evlenmesinden dolayı, burada Şule teyze kastının yapıldığı açıkçası ortaya çıkandı. Ama çok önemsememiştim. Fotoğrafları daha yakından incelediğimde ise bir kız vardı fotoğrafın için tanıdık bir sima .

Kızıl Tilki...

Uzun kızıl saçlarından söz etmek pek mümkün değildi. Çünkü saçları yoktu. Erkek tıraşıydı. Ve ben bunu yeni öğreniyordum bu vakit. Başka bir farkettiğim ise bu fotoğraflara bakarken hiç haz almadığı idi .

Kendi karıştırdığı dolabındaki fotoğraflara bakmadan geçiyordu. Onun için özel değildi. Çünkü fotoğraflara baktıkça , yıllar geçtikçe yüzünü somurtuyordu.

Benle tanıştığı ilk zaten saçları o kadar abartı uzun değildi ama etkilemeye yeterdi . Ama bazı fotoğraflarda ise şapkalıydı. Hatta çoğunda...

...

( YAZARIN ANLATIMIYLA) 1983

"Baba kesmek zorunda mıyız ? " dedi en masum haliyle son kes upuzun olan sevdiği çizgi filmdeki karaktere benzettiği saçlarını. Her gün annesine ördürdüğü saçlarını...

Ama annesinin gitmesiyle oda gitmişti. Minik örgülerin yerini tıraş makinesinin yeri aldı . Babası bilmezdi zaten saç falan . Küçük Nevra saçlarının sonucuna bakamıyordu bile ayakları tir tir titriyor , nefesi daralma seviyesine geliyordu.

Saçlar yere serilen kumaşa döküldükçe bakıyordu. En sonunda baktığında ise ...

Saçları tamamen yoktu . Tamamen...

Keloğlan ' a benziyordu. Yerden saçları aldı ve odasına koştu. Saçlarını uhu yapıştırcısı ile yapıştırmayı denemek gelmişti aklına ama kafa derisinde yapışkan bir his hissetmek ile kalmıştı.

Ali ise sadece izliyordu kızını, ama çaresi yoktu. Hayatı aşkı gitmişti ve ondan tek kalan şey ise kızıydı. Bir daha belki de asla görüşmezlerdi.

Birkaç gün sorna tüm herkes okula gittiğinde ise Nevra bir şapka takmıştı. Asya 'nın ise kurdeleli örgülerine baka kalmıştı. Mükkemeldi aynı bir ipek kumaş ipliği gibi . İtina ile örülmüştü.

Nevra yavaşça ellerini gıpta duyarak saçlarına uzattı.

" Örgülerini kim yaptı Asya ? "

" Annem yaptı . "

" Mükkemel. " diye mırıldandı.

" Sen niye saçını örmedin !? " diye sordu masum bir çocuk olduğundan idrak edemeyen bir şekilde .

" Asya artık saçlarım yok ! "

" Ne !? "

" Kesildi ... " yavaşça bereyi kafasından çekti.

...

( YAZARIN ANLATIMIYLA)

O günden sorna şalvar ile uzun saç havası bile vermiş olan Nevra . Fotoğraflardan hiç haz etmiyordu. Hatta Ateş 'in o fotoğraflara elini sürmesini istemezdi normalde .

Ama biliyordu...

O güvenilirdi...

...

O anda Merak kafasını çıkardı Ateş 'in önünden.

" Tetris ver aptal ! " dedi kelimeleri hecelere ayırarak. O anda Ateş yerinden fırladı. " Senin burada ne işin var!? "

" Az önce bazı nitekim davranışlarda bulunan şu arkadaşlarınızı gördüm. Şuan tarif defterinden yemek arıyorlar . " dedi kıs kıs gülerek.

" Hangi defter ya !? "

" Ayşe ananın defteri ! " dedi tekrar ağzındaki sakızı çitleterek.

" Siz ne yapıyorsunuz ? Yoksa eşya mı kurcalıyorsunuz !? "

" Yok ne alaka !? "

" Aynen inandım . Siz sevgilisiniz . Sevgililer delilik yapmayı severler. Aşk göz boyarmış . Şule teyze söyledi. " Nevra hafifçe gözlerini devirdi .

" Hadi toplayalım şunları. " dedi ofladıktan sorna Nevra.

O anda aşağıdan bir bağırma geldi .

" Gençler hadi gelin ! "

" Tamam teyzecim. " dedi Ateş Dünya 'daki en masum süt çocuğu, muhallebi çocuğu edasıyla.

" Ateş . " diye mırıldandı Nevra ve tekrar aynı talepte . " Miyavlasana ." dedi ve sırıttı Nevra , Ateş ise dudaklarını araladı yine .

" Miyav ... " Merak ise dudaklarını büzerek baktı.

" Ben büyünce böyle olmayacağım. "

" Senide göreceğiz ." dedi gülerek.

" Rüyanda mı ? " dedi Merak dalga geçercesine .

.

Ateş yavaşça Merak 'ı kucakladı ve aşağıya indi . Eşyaları toplamışlardı bile . Asya ve Utku tarifleri almıştı. İsteme başlamıştı.

" Allah 'ın emri peygamberin kadvilye kızınız Merve 'yi oğlumuza istiyoruz efendim ." dedi damadın babası.

Merve 'nin babası ise gururla haykırdı. " Veriyorum efendim ."

.

( NEVRA ANLATIMIYLA)

Sonunda ise kahveler verilmişti.Bende yardım etmiştim. Damat bir yudum aldığında ağazı yamulmamıştı. Herkes içmişti tek kişi hariç. Ateş Parlar....

" Evladım sen içmemişsin. Merve sen kahveye tuz koydun mu ? "

" Evet bolca. Hatta Nevra 'da yardım etti ."

" E, aşkım ben niye hissetmedim ? "O anda Ateş bir yudum aldı kahvesinden .

" Fena değilde. Bunun içinde farklı bir tat var . Kötü değil içilirde ... " O anda sözünü kesip bende bir yudum aldım ve yüzüm otamatik ekşidi.

" Bu tuz . "

" A , kahveleri karıştırdım pardon . "

O anda arkadan kim bilmediğim bir şekilde bir ses geldi .

" Nevra 'dada kısmet var kız ! "

...

( ATEŞ ANLATIMIYLA ) 2 saat sorna ...

Artık akşam olmuştu artık çıkacaktık konaktan. Şule teyze ile Asya konuşmuştu. Bugün bizdeydi. Acaba ne yapsaydık !?

Artık aile fotoğrafı çekinecekdik. Bir sürü insan önümde dikiliyordu. Sadece düz yüzler vardı. O anda dudaklarımı kıvrdım ve derin bir şekilde sırttım . Çünkü gülmek hayatta yayılacak en güzel şeydi.

...

Sonundan evden sıyrılıyorduk . Direksiyonu kavaramıştım. Asya ve Utku arkada , ben ve sevgillim ise önde .

" Ay valla gülmekten patladım . Gerçekten sevgilli olsanız , Şule teyze Ateş 'i yok ederdi . "

" EVET GENCOLARRRR ! HAZIRRR MIYIZZZ !? SARMALARAAA !? GECEYEEEE ! MÜZİK !!!! "

" HAZIRIZ! " DİYE HAYKIRDIK BİR AĞIZDAN! Asya kocasının yanağına derin bir öpücük bıraktı...

✨️♥️BÖLÜM FİNALİ ♥️✨️

Diğer bölüm görüşürüz...

End of chapter

3 comments