bir sabah güneş daha doğmadan önce uyanan naz yeni işi için çok heyecanlı ve bir o kadarda korkuyordu. hızla yüzünü yıkayıp kahvaltı hazırlamaya başladı. arkasından bir ses yükseldi
NURCAN: abla iyimisin?
NAZ:değilim Nurcan! yeni işim için hem heyecanlıyım hemde korkuyorum. biliyorsun şirketi varlıklı bir adamın oğlu mirz-
NURCAN:abla lütfen o şımarık adamın adını anma
NAZ:tamam Aaa! geç kalıcam hadi ben kaçtım bayy
NURCAN:görüşürüz ablacım akşam bana dondurma getirmeyi unutma
NAZ:ay Nurcan nedir senin şu dondurma aşkın neyse söz getiricem
naz nurcanı öper ve çıkar.
1 SAAT SONRA
naz şirkete girer
NAZ:WOWWW ne kadar güzel ve büyük bir yer aman Allahım bayıldım
ve bir ses yükselir
mirza bey! Mirza beyyy! elimdeki dosyalara bir göz atın lütfen sizin için çok özen göstererek yazdım lütfen bakın.
NAZ:vay be bir sürü kız pesinde şu karizmaya bak be. neyse ben işime döneyim
der ve mirza için güzel bir takım elbise dikmeye başlar *bu arada Naz ve Nurcan kaldıkları yurtta özel ders alarak büyük tasarımcı olmuşlar*
naz işini yaparken bir ses yükselir. Naz hanım yarınki baloya amir bey herkesi davet etti buyurun kartınız kolay gelsin
NAZ:tesekür ederim. demek balo var ama baloya tek gidemem nurcanıda ikna edersem birlikte gideriz. işini bitirir
NAZ:sonunda mirza beyin takım elbisesi bitti şükür artık çıkayım ohaaa! saate bak 1 olmuş bu saate minibüs yoktur ki ne yapıcam ben son paramda nurcanın dondurma parası. neyse artık yürüyerek gidicem. der ve tam şirketten çıkacakken
NAZ:aman tanrım çantamı unutum offf ne kadar safım ya.
der ve söylenerek odasına doğru ilerler
amir: tamam kuzen geliyorum 2 dk daha bekleyemezmisin şirketten çıkıyorum şuan. kapatıyorum ararım gelince. ve naz'a çarpar...