Mürvet Saptırır, İstanbul’un karanlık köşelerinin ardında büyüyen, gücü ve parayı hayatının tek amacı haline getiren bir kadındı. 1995 doğumlu, hırslı ve soğukkanlı biriydi. Eğitim hayatı boyunca daima başarılıydı, ancak hiçbir zaman asıl amacının öğrenmek olmadığını, tek derdinin zenginlik ve güç olduğunu fark ettiğinde çok geç kalmamıştı. Ailesi, İstanbul’un kirli işlerinde adı sıkça duyulan kişilerdi; babası ve annesi, haksız kazançla büyüyen bir servetle tanınırdı, ta ki onlar hayatlarını kaybedene kadar. Mürvet, ardında sadece bir yıkım ve bir avuç toprak bırakarak, kendi yoluna yalnız yürümeye başlamıştı.
Genç yaşta, çeşitli düşük ücretli işlerde çalışarak geçimini sağladı. Ancak bir yandan da içinde büyüyen öfke ve hırs onu farklı bir yola sokmaya zorluyordu. Geçici işler ve sıradan yaşam tarzı, Mürvet’in ruhunu bürümüş olan açlıkla uyuşmuyordu. Bir gün, Levent’te eski bir arkadaşıyla buluştu ve ona, hayatının değişmesini istediğini belirtti. Kendisini başka bir dünyada görmek istiyordu. Arkadaşı, ona İstanbul’un karanlık taraflarına açılan bir kapı olan Tefeci'nin adresini verdi.
Tefeci, gücün ve korkunun simgesi haline gelmişti. İstanbul’un en karanlık işlerine hükmeden bir adamdı. Mürvet, onunla görüşmeye gitmek için birkaç gün boyunca cesaretini topladı ve sonunda yüzleşmeye karar verdi. Tefeciyle karşılaştığında, tefecinin gözlerinde bir boşluk vardı. Ancak Mürvet, onun ilgi duyması için sadece güç ve cesaretini gösterdi. O andan itibaren, Mürvet için geriye dönüş yoktu.