Skip to content

.

Chapter 2 · 7 min read

.

Chapter 2

Bölüm 2

Yazım hatalırının oldukarı yeri belirtin lütfen. HAYİR DAMLA SEN DEĞİL!

Bahswttigim kiyafletleri assagida ekledim

Seokjin

Jungkook

Baksana

JUNGKOOKKK

(07:34)

Jungkook

Efendim hyung

Seokjin

Ben uçağa binicem şimdi 14 saat sonra koredeyim havalimanından alırsın beni

Jungkook

Tamam taksiyle döneriz dimi

Seokjin

Arabana noldu???

Jungkook

Kullanmak istemiyorum

Seokjin

Oldu paşam çay kahvede ister misin?

Jungkook

Hyung

SeokJin

Yok hyung arabayla alınmak istiyorum

SENİN KARAİNDA ASKER ARALADASİN YOK

Jungkook

Bisiyokbisiyokbisiyok

SeokJin

Neyse anons yapildi ucak kalkiyomu ben gidiyorum bb

Jungkook

Kapıda beklerim gelirsin.

SeokJin

Ok

Jungkook

Yay

SeokJin

Git

•

•

•

•

•

•

•

•

•

Saat:08:00

Seokjin hyungdan mesaj aldıktan sonra yatakta oturur hale gelerek yarım saat kadar hayatı sorguladım. Üstümde dün o adamın verdiği kıyafetler vardı. İlaçlar yorgunluk yaptığı için aldıktan sonra uykum bastırıyordu ve baygınlık geçirmeden önce uyumam gerekiyordu.

Üniversitenin ilk senesi Seul'e geldiğimde Seokjin hyungla bu evde yaşamaya başlamıştık. O, burda iş bulmuştu ben de üniversiteye başlamıştım. Seokjin hyung anne tarafından Amerikalı olduğu için ilk defa üniversite senemde görüşmüştüm onla. Babalarımız kardeşti ama onlar ABD'de yaşıyorlardı.

İki sene birlikte yaşadıktan sonra hyungum başka bir şirkete girip home office anlaşmasıyla ailesinin yanına geri döndü, ben de burada üniversiteye devam ettim. Şimdi önemli toplantılar için Seul'e geldiğinde benim yanımda kalıyor.

Kalkıp üniversiteye gitmek için hazırlanmam gerekiyordu çünkü yirmi dakika içinde çıkmazsam geç kalacaktım.

Dolabın kapağını açıp bol kot pantolon ve uzun crop tarzı bir tişört giyip kitaplarımı alıp çıkacakken saçımı yapmadığımı hatırlayarak banyoya gittim ve hızla saçımı tarayıp çıktım.

Bugün öğlene kadar dersim vardı, oradan da kütüphaneye gitmeyi planlıyordum ve sonra akşam beş gibi psikolog randevum vardı zaten sonra alışverişe gider Seokjin hyung için bişeyler hazırlardım sonrada onu alıp eve geçerdik film falan izler günü sonlandırıldık.

Kafamda günü son bir kez daha planlayarak otobüse bindikten sonra kulaklıklarımı takıp yolu izlemeye başladım.

Saat:09:12

Kapıda Jimin'in gelmesini bekliyordum çünkü beyefendi yine yeni yeniden geç kalmıştı. Okula tek başıma girmek aşırı gerici bir şey olduğu için onu bekliyordum ki sonunda gelmişti.

"Nerde kaldın? Geç kaldık." Koluma girip beni okula doğru çekiştirirken cevap verdi. "Bir şey olmazz. Hem şu mendebur hocayı görmektense geç kalmayı tercih ederim."

Söylene söylene derse girip oturmuştuk. Çantamdan bilgisayarı çıkararak ses kaydını açıp aynı zamanda not almaya başlamıştım.

Saat:11:57

Ders bitiminden sonra kafeteryaya inip kahve almıştık. Gelicek derse bir saat vardı, o da son dersti zaten ve bunun bilincinde olmak tam anlamıyla aşırı iyi hissettiriyordu. "Besyo bölümüne yeni profesör gelmiş, Memati ile konuştum o söyledi." Memati bizimle aynı dönem başlamıştı. Straykids üyesi olmasından dolayı okulda küçümsenmeyecek bir popülaritesi de vardı tabiki.

İyi insan lafının üstüne gelir derler ya işte tam olarak o noktadayız, Memati el sallayarak bize yaklaşıyordu. "Yüzünü gören cennetlik ya." Memati yanımıza oturup. "Balım turnedeydik ya." Diyerek Jimin'e çektiği fotoğrafları göstermeye başladı. Fotoğraflara bakarken Jimin bir anda Memati'nin elini tutup çekti. "Ojelerini nerde yaptırdın çok güzel olmuşş."

"Japonya da yaptırdım aşko bi ara beraber gideriz."

Sanki zamanları varmış gibi plan yapıp asla gerçekleştirmemeleri gerçekten ikonkileşmeye başlamıştı gözümde. "Tabii şirket izin verirse." Diye lafa daldığım da adam öldürmüşüm gibi bana baktılar. Memati göz devirerek. "En az kardeşim kadar nefret ediyorum şu sıpastikten."

"O değilde JYP'nin MAMA performansını gördünüz mü?" Memati'nin bu cümleyi kurmasıyla Jimin ayağa kalkıp telefonu mikrofon gibi tutarak JYP'yi taklit etmeye başladı.

Memati Jimin'in hareketlerine gülerken şu rezil ortamdan çıkmak için dua etmeye başladım.

Ben dua ederken Memat'i Jimin'i oturtup "Dur dur yeni gelen hoca sana bakıyor. Rezilsin Jimin gerçekten rezilsin!" Jimin sinirle, "Demin gülerken öyle demiyodun." dedi. Kafamı baktıkları yere çevirince hocayı gördüm. Daha önce benim evimin karşısındaki eve girerken bi kaç kere görmüştüm fakat bunu şu an söylemesem de olurdu.

"Bana müsade biraz işlerim var." Diyerek okuldaki rehberlik ofisine gittim. Sanırım bayan Cho'nun verdiği ders çalışma programları işe yaramaya başlamıştı ve yeni bi tane alma vakti gelmişti.

Yavaş adımlarla bayan Cho'nun ofisine varınca kapıyı çalıp çeri girdim.

Aynı gün sabah 11:00'da Taehyung

Mutfaktan gelen tencerelerin düşme sesiyle bu gün ki uyku seansımın sonuna gelmiştim. Akşam ki yarış için erken kalkmam gerekiyordu ve bende şu çocuk gider gitmez yatağa geçip yatmıştım.

Dün o çocuğu neden hastane yerine eve getirme saçmalığında bulunduğumu düşünmeye başldım, o an panikledim ve sanki... sanki getirmesem evrenin dengesi bozulucak gibi gelmişti.

Sonuç olarak garip bi gündü daha garibi çocuğun karşı komşumuz olmasıydı. Olan biteni biraz daha düşünüp yataktan çıktım.

Elimi yüzümü yıkayıp mutfakta ne olduğuna bakmaya gittim. "Geldi uykucu tavuk, hoş geldiniz majesteleri hoş geldin paşam zahmet edipte uyana bildin mi." Göz devirerek kahvaltı masasını oturmakla yetindim çünkü yeni uyanmamdan dolayı laf dalaşına giricek zerre halim yoktu.

"Rahat bırak çocuğu." Kafamı çevirdiğim de Hoseok'u fark ettim. "Sen ne zaman geldin ki." diye merakla sordum. "Yarım saat oldu yeni ev arkadaşım." Namjoon hyung Hoseok'a dönerek. "E yuh ama Türkiye'ye çevirdiniz evi gelen geçen kalıyo."

"Ben sanki çok meraklıyım senin kokuşmuş evine ev bulana kadar kalıcam." Namjon hyung bu sefer Hoseok hyungun taklidini yapmaya başladı.

"Bın sınkı çık mırıklıyım eğw eğw eğw. Beğenmiyorsan çık git kardeşim zorlamı tutuyoruz." Hoseok hyung çok önemli bişey fark etmiş gibi konuşmaya başladı. "Beğenmiyorsan dediğine göre kal demek istedi, ağlama Namjoon kalırım tabi."

Namjoon hyung sabır çekerek kahvaltıya devam etti bu sefer.

"Şu yarış nerde olucak" hoseok hyung telefonu çıkarıp Whatsapp'dan mesajlara girerek bana konumu gösterdi. "Yarış Gwanak-ro'da ki bi otoparka da olucak, yarış katılanlar arasında sen, Jennie Kim, Kim Jisoo, Minho, Ryujin, Yuna, Yeonjun, Karina, Dawn ve Kai olucak yanı sıra kazanan on üç milyon üç yüz otuz yedi bin beş yüz wonluk -ki güncel wonda on bin dolar yapıyo- kazanıcak bide bu yarış üç aşmalı olucak her turu kazanırsan parayı üçe katlamış olursun. Eee akşam için hazır mısın?" Yarım ağız gülümseyip. "Fazlasıyla. Bu arada kaçta olucak yarış."

Tekrar mesaja bakarak. "Bu gece 12'de ilk aşama olucak. Sen gidip pratik yap akşama hazır ol." Hoseok konuşurken kahvaltımı bitirip odama gittim. Dar boğazlı kazağımı ve bol kot pantolonumu giyip evden çıkarak benzin istasyonuna sürdüm. Depoyu fullettirip yarış alanına gitmek için motora bindim. Etrafı biraz inceleyip bir kaç saat prova yapmam lazımdı.

Saat:17:00 Jeon Jungkook

Hastaneden yarım saat önce çıkmıştım. Psikolog ile geçen gün AVM de yaşadığım panik atak krizi hakkında konuşmuştuk. İyleşme gösteren hastalarda bu durum sıklaşa bilirmiş yani hastayken iyileşmeden önce ki gün daha halsiz hissederiz ya veya okulun son günü sanki zaman durmuş gibi hissederiz onun gibiymiş.

Şimdi markete gidiyorum çünkü Seokjin hyung için güzel bi yemek hazırlamak istiyorum. Gwanak-ro,daki üniversiteye yakın olan marketlerden birine girip alışveriş yapamaya başladım. Evimin o taraf da bulunan marketler bu tarafda olduğu kadar kapsamlı değil maalesef, bu yüzden özel günlerde veya büyük alışverişlerde burda ki market daha iyi oluyor.

Rafların arasında dolaşırken gözüm üst rafdaki mayoneze takıldı evde az vardı ve burdaki mayonez cidden çok güzeldi o yüzden buradan almayı tercih ediyorum hatta bi seferinde sırf burdaki mayonez için evime uzak olmasına rağmen sabah sabah buraya gelmişliğim bile var.

Normalde alt rafda olan mayonezleri üst rafa kaldırmışlar ve çevremde hiç tabure olmadığı için raflara uzanmaya çalışıyordum. Asla kıssa değilim ve Kore'nin boy ortalamasına göre tam ideal bi boyum var ama sanırım bu rafları Hollandalılar için yapıyolar.

"Bu kadar çaba harcamak yerine yardım da isteye bilirdin." Arkamı döndüğüm de dün ki adamı gördüm. Üstüme doğru gelip kolunu uzattığın da raf ile arasında sıkışmış gibi hissettim. "Mayonez mi istiyorsun yoksa ketçap mı bence mayonez daha güzel o yüzden al sana mayonez." Diyerek çarpık bi gülümseme ile yüzüme baktı. "Mayonez." Anlamamış bi şekilde yüzüme baktığında. "Mayonez istiyordum." Bu sefer daha samimi bi gülümseme ile "İsabet olmuş o zaman." Dedi.

"Bu arada ben Kim Taehyung madem komşuyuz tanışalım sonuçta komşu komşunun boyuna muhtaçtır." Kendi kendine kıkırdadığın da yüzün mala bakar gibi bakıp. "Komik misin sen şimdi? Ayrıca bende Jeon Jungkook ve geçen gün için teşekkür ederim." Son dediklerimi derken mahcup hissettiğim için biraz kısık çıkmıştı sesim.

"Rica ederim ve görüşmek üzere benim gitmem lazım." Diyerek gitmek için geri adım atınca görüşürüz diyerek alışverişime devam ettim.

Saat 21:00

Arabamı havalimanın önüne park edip Seokjin hyungu beklemeye başladım ona konum atmıştım beni kolay bulsun diye. Telefonu arabaya bağlayarak Spotify'dan yine v isimli çalma listemi açtım.

Şarkının ortalarındayken Seokjin huyng kapıyı acıp içeri girdi. "SELAM." Ani sesle sıçrayıp. "Sanada selam hyung ve bağırmana hiç gerek yoktu biliyo musun."

"Boş ver onu. Bi arkadaşımdan davet aldım gece yarısı için hem de iki kişilik yani eve gidip yemek yiyip ki umarım bana güzel yemekler yapmışsındır! Hazırlanıp motor yarışı izlemeye gidiyoruz."

"Hyung hayır ya evde oturup film falan izleriz ne gerek var? Hem senin yarın toplantın yok mu, erken kalkman lazım değil mi?" Konuşurken arabayı çalıştırıp yola koyuldum. "Çok konuşma tavşan ne giyiniceni düşün sonuçta gece uzun ve sıcak olucak."

Jungkook'un sabahki kombini /\

+Taehyung'un kombinide aynı pantolon ve siyah dar kazaktan oluşuyo ve cektide \/

NEDEN?

KAPLUNBA DEDEN HAHAHAHHAHAHAAHHAHHAHAHAHAH

Velasıl kelam pek icime sinmedi ama toparlarız bea.

Jungkook 1.70

Tae 1.85

Jungkook 21 yasinda

Tae kac yasinda olsun BB

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.