Fotoğraflar temsilidir!
Ninjalar uzun zamandır devriye gezmemişlerdi. Ustalarının ısrarı sonucu dışarı çıktılar. Ortam sakindi. Çiftler birbirine yapışmıştı. Bir tek Kai'nin sevgilisi yoktu. Eski sevgilisi olan Skylor onu aldatmıştı. Aşktan pek de umudu yoktu açıkçası.
Cole: "Etrafta ses bile yok garip değil mi çocukla-"
Cole sözünü bitiremeden kulakları sağır edecek seviyede bir çığlık sesi duydu. Hepsi çığlık sesinin olduğu yere doğru koştu.
Lily: "YETER YETER YETER YETER!!"
'Yeter!' diye bağıran kızın elinde bir bıçak vardı.
Kızın önünde ise acı çeken bir adam vardı.
[Kanatlarının sarı yerinin siyah olduğunu düşünün]
Jay: Bu -bu kanatlar da ne?!
Lily: Ya -yar dı -dım e-
Sözünün bitiremeden yere yığıldı. Kanatları içe göçtü ve saçı doğal siyah rengine döndü. Herkes dehşet içinde olduğu yerde duruyordu. Sadece Cole sakindi.
Cole: Onu Wu Usta'ya götürmeliyiz. Kai, bana yardım eder misin?
Kai, Cole'un lise arkadaşıydı. Çok iyi arkadaştılar ama aralarında asla bir ilişki olmamıştı. Cole'un annesi hastalıktan dolayı ölmüştü ve Kai'nin anne ve babası kötüler tarafından kaçırılmıştı. Bu yüzden hep birbirlerini bu konuda teselli ederlerdi. Cole ,Lloyd ile sevgili olduğunda ; Kai ile arkadaşlık bağını kesmemişti. Lloyd ise Cole'un onu Kai ile aldatacağını düşünmüyordu çünkü aralarında o kadar güvenilir bir bağ vardı ki ; bunu İsa bile koparamazdı.
Kai yavaşça kızın bacaklarını tuttu, Cole ise üst gövdesini. Kızı Bounty adlı araçlarına bindirdiler ve oylanmaksızın hızlıca manastıra doğru yola çıktılar. Ama manastıra gelmeleri 20-25 dakika sürüyordu çünkü manastır , imkansız yükseklikte dağların üstündeydi. Manastıra gelene kadar P.I.X.A.L ve Nya kızın yaralı bölgelerine pansuman yapıp sargı beziyle sardılar. Kızın bilinci açıktı ancak hareket edemiyordu. Manastıra vardıklarında kızı hızlıca Usta Wu'nun yanına götürdüler. Usta Wu hızlıca durumu kavrayıp kıza şifalı çayından içirdi. Bu sefer kız uyumaya başladı. Onu misafir odasındaki yatağa yatırıp , bu konu hakkında konuşmak için oturma odasına geçtiler. Cole hariç kimse hâlâ olanların şokunu atlatamamıştı. Usta Wu yanlarına geldi ve sordu:
Usta Wu: "Kanatları ne renkti dediniz?"
Cole: "Üst tarafı siyah , alt tarafı beyazdı usta."
Usta Wu biraz sakince bekledi , sonra gözleri sanki bir cinayet anını görmüş gibi açıldı.
Usta Wu: "Karanlık... Ona bunu Karanlık yaptırdı!"
Jay: "Kim?"
Aniden odadan çığlıklar gelmeye başladı. Herkes ayağa kalktı ve misafir odasına koştu. Kız uyanmıştı, ağlıyordu.
Zane: "Saçı en son siyahtı?"
Usta Wu: "Şuan Işık'ın kontrol'ü altında."
Kai bu durumda sakin kaldı. Kardeşi de böyle psikolojik bir zamandan geçmişti. Kai yavaşça kızın önüne oturdu.
Kai: "Adın ne?"
Kız ürkek bir ifadeyle ismini söyledi:
Lily: "Lily Merwin..."
İkinci bir şok yine ninjaları bulmuştu. O seri katil olan 'Drake Merwin'in kızıydı. Kai sakince Lily'nin elimi tuttu. Lily hemen elini geri çekti ve yatağın arka kısmına yapıştı. Gözleri kocaman açıldı ve gözlerini merak yerine korku aldı. Bağırmaya başladı:
Lily: "DOKUNMA BANA! BEN DELİYİM DOKUNMA! EĞER BANA DOKUNURSAN SENİ ÖLDÜRÜRÜM CANİ HERİF!"
Kai bir şarkı söylemeye başladı:
Kai: "Sorry, but you just got in my way
I promise honey, I can feel your pain
And maybe I enjoy it just a little bit,
Does that make me insane?..."
(Şarkının Türkçesi'ni umursamayın zaten Kai , Lily 'Deliyim!' dediği için bu şarkıyı söylemeye başladı)
𝒢𝓊̈𝓃𝓊̈𝓃 𝓂𝓊̈𝓏𝒾𝑔̆𝒾: 𝐼𝒩𝒮𝒜𝒩𝐸
