Skip to content

𝙲𝙰𝚂𝚄𝚂

Chapter 11 · 2 min read

𝙲𝙰𝚂𝚄𝚂

Chapter 11

Kurtarış

. İki el ateş etti, mermiler tünel duvarlarına ve avlunun taşlarına saplandı. Adamlar siper almak için geri çekildi. Kuzey'in bu birkaç saniyeye ihtiyacı vardı. "Kulübeyi kontrol edin! Kızı canlı yakalayın!" diye bağırdı Aksoy’un adamlarından biri. Kuzey’in kalbi tekledi. Yağmur’u bulacaklardı. Planını değiştirmeliydi. Hızla tüpü pantolonunun cebine soktu. Siper aldığı yerden fırladı ve kuyunun yanındaki, avlunun karanlık bir köşesine gizlenmiş eski bir yük arabasına doğru koştu. Arabanın tekerlekleri kırıktı ama arkasında brandayla örtülü, küçük bir bölme vardı. Kulübeye geri döndü. Yağmur, samanın üzerinde, solgun ve hareketsiz yatıyordu. "Üzgünüm, aşkım. Hastaneye gitmeliyiz," diye fısıldadı Kuzey, onu tekrar sırtına alırken. Arkadaki adamlar kulübeye yaklaşırken, Kuzey yük arabasına doğru yürüdü. Yağmur'u nazikçe arabanın brandalı bölmesine yerleştirdi. "Burada biraz bekle. Yakında geri geleceğim," dedi. Sonra, aceleyle kulübenin kapısını içeriden kapattı ve kapıyı içeriden eski bir demir çubukla kilitleyip arkadan dışarıya fırladı. Amacı adamları başka bir yöne çekmekti. Kuzey, koşarak hanın avlusundan dışarıya, karanlık sokaklara doğru ilerlemeye başladı. Avludan çıkan ilk sokağa geldiğinde, Aksoy'un adamları kulübenin kapısını zorluyorlardı. "Boş! Yine kaçtı!" Kuzey, yakındaki bir çöp konteynerinin arkasına saklandı. Gözlerini kapattı ve bir an durdu. Casus kimliği ve görevi önemliydi, ama kalbi Yağmur'un zayıf nabzı için atıyordu. Acil Durum Tahliye Protokolü Kuzey, cebinden küçük, su geçirmez bir uydu telefonu çıkardı. Bu, sadece en kritik durumlarda, Eren'e ulaşmak için kullanılırdı. "Eren, acil durum kodu yedi. Konum: Han'ın avlusu, yükleme bölgesi. Bir ambulans değil, bir tahliye timi gönder. Kriter: Tıbbi tahliye, yüksek öncelikli ajan yaralanması. İsim: Yağmur Yazgıç " Telefon hattının diğer ucundan Eren’in şaşkın ve öfkeli sesi geldi: "Yedi mi? Kuzey, ne yaptığını sanıyorsun? Görevi durdurdun mu?" "Görevi duraklattım. Ama anahtarı aldım. Kuyu suyu cepte. Yağmur... Yağmur kan kaybediyor, Eren. Ona borçluyuz. Ne gerekiyorsa yap." Eren, birkaç saniye sessiz kaldı. Bu, casusluk protokollerinin en ağır ihlaliydi. Ancak Eren de, Yağmur'un ajans için ne anlama geldiğini biliyordu. "Anlaşıldı. On beş dakika. Sinyali kes ve tahliye bölgesini güvenli hale getir. Sana bir süre kazandıracağım." Telefon kapandı. Kuzey, telefonu ezdi ve parçalarını bir rögar deliğine attı. Artık tek başına değildi, ama tahliye gelene kadar Yağmur’u korumalıydı. Kuzey'in Yeni Görevi: Kalkan Olmak Kuzey, hanın dış sokağında, Aksoy'un adamlarının kulübenin etrafını sardığını duyuyordu. Hızla arabanın olduğu yere geri döndü. Yük arabasının yanına çöktü ve brandayı araladı. Yağmur hala hareketsizdi ama Kuzey, şırınganın verdiği geçici uyarının ardından geri dönen zayıf bir nabız hissetti. "Dayan, sevgilim. Geldiler," diye fısıldadı. Kuzey, kulübenin üzerindeki çatıya tırmandı. Burası, avluyu ve Aksoy’un adamlarını görebileceği en iyi yerdi. El bombası ve tüfeğiyle, Yağmur'un hayatı için son bir çatışmaya hazırdı. Kasa bekleyebilirdi. Yağmur'un son ipucunu, kuyu suyunu cebinde taşıyordu. Ama o olmadan kasanın şifresinin bir anlamı yoktu. Kuzey artık bir casus değildi, o bir koruyucuydu. Hayatının aşkını kurtarmadan, intikamını almadan ve görevi bitirmeden ölmeyecekti. Avluda hareketlenme başladı. Bir adam, "Sokakları kontrol edin! Başka çıkışı olmalı!" diye bağırdı. Kuzey, çatıda sessizce yattı. Adamların avludan çıkmasını bekledi. Tahliye timi geldiğinde etrafın temiz olması gerekiyordu. Aksoy'un adamları sokağa doğru koşarken, Kuzey tetiği çekti. İntikam, kalbindeki yasın soğuk ve acımasız bir ateşiydi.

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.