BÖLÜM 6: MASKE DÜŞÜYOR
Gece yarısını geçtiğinde malikane derin bir sessizliğe bürünmüştü. Dışarıdaki fırtınanın uğultusu, ahşap binanın taş duvarlarına çarpıp yok oluyordu. Rachel uyuyamamıştı. Üzerindeki gerginlik ve zihnindeki sorular onu çalışma odasına doğru sürükledi.
Viktor’un çalışma odası, binlerce kitap, eski haritalar ve gizli belgelerle doluydu. Rachel masanın üzerindeki bazı klasörleri karıştırırken, gözü siyah-beyaz, oldukça eski bir fotoğrafa takıldı.
Fotoğrafta henüz 12-13 yaşlarında olan Viktor, yanında kendinden küçük iki çocukla birlikte bir yetimhanenin önünde duruyordu. Üzerlerindeki eski kıyafetlere rağmen, Viktor’un o yaştaki bakışlarında bile kardeşlerini koruma hırsı okunuyordu.
"Eski defterleri karıştırmak bir avukat hastalığı mıdır?"
Rachel irkilerek arkasını döndü. Viktor kapı eşiğine yaslanmış, elinde bir kadeh viskiyle onu izliyordu. Üzerindeki gömleğin üst düğmeleri açılmıştı ve her zamanki o sert duruşunun yerini yorgun bir insani his almıştı.
"Ben sadece... senin kim olduğunu anlamaya çalışıyorum," dedi Rachel fotoğrafı masaya bırakırken. "Seni tüm şehre bir canavar, acımasız bir mafya lideri olarak tanıttılar. Ama bu fotoğraftaki çocuk..."
Viktor yürüyüp masanın kenarına oturdu. Fotoğrafa hüzünlü bir tebessümle baktı. "O çocuk, kardeşlerini sokaktaki çetelerden korumak için ilk kez eline bıçak almak zorunda kalan bir yetimdi Rachel. Bu şehirde kimse sana tepside bir hayat sunmaz. Ya ezilen olursun ya da ezilmemek için o kuralları sen koyarsın. Ben kuralları koymayı seçtim."
"Ama yasadışı yollarla..." dedi Rachel yumuşak bir sesle.
"Başka seçeneğim yoktu," dedi Viktor, gözlerini doğrudan Rachel’ın gözlerine dikerek. "Sokaklar bana avukat olma şansı tanımadı. Ama seni gördüğümden beri... o karanlık geçmişin dışında, beyaz ve temiz bir yaşamın da mümkün olabileceğini ilk kez hissediyorum. Senin adaletine olan inancın, benim içimdeki ölmüş bir şeyleri uyandırdı."
Rachel, Viktor’un gözlerindeki o katı maskenin tamamen düştüğünü gördü. Karşısında bir suç örgütü lideri değil, hayatın acımasızlığıyla şekillenmiş ama ruhunu tamamen kaybetmemiş bir adam duruyordu.
Rachel yavaşça elini kaldırdı ve parmak uçlarıyla Viktor’un yanağındaki o ince yara izine dokundu. Viktor bu dokunuş karşısında gözlerini hafifçe kapattı, bir sığınak bulmuş gibi derin bir nefes aldı. İki zıt dünyanın insanı, o gece çalışma odasının sessizliğinde birbirlerinin ruhuna ilk kez bu kadar yakından dokunmuştu.