
Gezinin ikinci durağına varıldığında kalabalık yavaş yavaş dağıldı, herkes dinlenme alanına yayılmıştı. Ortam artık daha rahattı ama garip bir şekilde bazı bakışlar daha dikkatli hale gelmişti.
Selin, Buğlem’le birlikte bir bankta otururken Buğlem her zamanki gibi içinden “bir şey olacak” hissine kapılmıştı. Selin bunu ciddiye almıyordu ama Buğlem’in sezgilerinin çoğu zaman doğru çıkması aralarında küçük bir alışkanlığa dönüşmüştü.
Biraz ileride Mert tek başına duruyor, elindeki su şişesiyle oynamaya devam ediyordu. Edis yanına gelip onun yine “yalnız modda” olduğunu söyleyince Mert bunu reddetse de ortamdan kopukluğu değişmiyordu. Edis’in hafif alaycı tavrı, Mert’in kısa ve kapalı cevaplarıyla birleşince ikisi arasında sıradan bir arkadaşlık ritmi oluşmuştu.
Defne ise biraz uzakta telefonuna bakıyordu ama asıl odağı Selin’di. Edis bunu fark ettiğinde Defne yine aynı soğukkanlı tavrını korudu, hiçbir şey söylemeden gülümsemekle yetindi. O gülümsemenin altında bir plan olup olmadığı belirsizdi ama Edis’in sezgisi bu sessizliğin boş olmadığını söylüyordu.
Yürüyüş başladığında grup küçük parçalara ayrıldı. Selin önde ilerlerken Mert birkaç adım gerideydi. Aralarındaki mesafe sabitti ama tuhaf olan, ikisinin de sürekli aynı yönlere bakmasıydı. Hiç konuşmadan, farkında olmadan birbirlerini takip eder gibiydiler.
Defne bunu uzaktan izlerken “henüz hiçbir şey olmadı ama etki başladı” diye düşündü. Bu düşünce onun planlarını daha da netleştirdi.
Kısa bir mola sırasında Selin çantasından bir şey ararken anahtarını düşürdü. Tam eğileceği sırada Mert de aynı anda eğildi ve elleri kısa bir an çarpıştı. İkisi de hemen geri çekildi, kısa bir “pardon” ve “sorun değil” dışında hiçbir şey söylenmedi. Ama o kısa sessizlik, sıradan bir anın biraz dışına taşmıştı.
Edis uzaktan bunu gördü ve bu kez yorum yapmadı; sadece hafif bir gülümsemeyle izledi. Buğlem ise hiç şaşırmamıştı, sanki beklediği şey küçük bir işaretle doğrulanmış gibiydi.
Defne artık sadece izlemiyor, telefonunu eline alıyordu. Planının zihninde netleştiği o anda tek bir cümle kurdu: zamanı biraz hızlandırmak gerekiyordu.
Ve o an, kimse açıkça fark etmese de dengeler sessizce değişmeye başlamıştı… 🌸⚜️
(bundan sonraki bolumlerde diyologları azalticam hikayeyi kirletiolar)🔮