Skip to content

𝐏𝐀𝐑𝐀𝐋𝐋𝐄𝐑

Chapter 3 · 4 min read

𝐏𝐀𝐑𝐀𝐋𝐋𝐄𝐑

Chapter 3

3.Bölüm:Tuzak Kaseti

Ablam bir kaset ve bir kamera çıkarmıştı ve bana bakıp gülümsemişti. Ardından kaseti kameraya takıp beni kayıt etmeye başladı. Birazcık utanmıştım.

İcy: Öncelikle onun yanına gideceksin. En uygun zamanda yakalayacaksın. Ben bu gördüğün kasetle kaydedip babama göstereceğim ve böylece söylediklerin doğru mu, yalan mı, ona bakacağız!

Tame: P-Peki, şimdi mi?

İcy: Tabii ki de hayır. Mal süren bitince. Şimdi ben gidiyorum, süren bitince kapıya gelirsin.

Tame: Peki...

Sonrasında ablam kamerayı kapatıp yavaş adımlarla odadan çıktı. Ben de bu sırada odamda durmaya devam ettim. İki saat... gerçekten çok uzun bir süreydi. Sıkıntıdan patlamak üzereydim. En sonunda iki saat geçmişti ve odamdan dışarı çıkıp dış kapıya doğru gittim.

Tame: Daha ablam gelmemiş...

Ablamı beklerken dışarıdan VIZUUW diye değişik bir ses geldi. Ama o kadar abartılacak kadar yüksek bir ses değildi. Kapıyı açıp sağımda ormanlığa baktığımda ise uzun saçlı birisi, ormanın ortasında öylece duruyordu.

Çok tırsmıştım ve hemen kapıyı kapattım. Bu sırada ablam merdivenlerden iniyordu, yavaşça bana yaklaştı. Ablam gerçekten de heyecanlanmışa benziyordu.

İcy: Hazır mısın?

Tame: Evet, hazırım! Ama ilk öncelikle sana bir şey söylemem lazım abla. Ön kapıdaki ormanlıkta biri garip bir şekilde, hiçbir şey yapmadan duruyor. Sence yardım etmeli miyiz?

İcy: Ne!?

Ablam hızlıca beni arkasına aldı ve kapıyı açıp kapı aralığından ormanlığa baktık. Oradaki uzun saçlı adam, biri tarafından bir portala sürükleniyordu. Korkunçtu.

İcy: Sanırım bizden başka kişiler de sorunlar yaşıyor. Neyse, biz işimize dönelim.

Tame: Uhh, peki.

Ablam kapıyı kapatıp beni önüne çekti. Az önce kaset ve kamerayı çoktan hazırlayıp küçük siyah çantasına koymuştu. Sonrasında elini omzuma koyup şöyle dedi:

İcy: Şimdi misafirimiz olan Karasho nerede olabilir?

Tame: Kesinlikle arka bahçede sigara içiyordur. O gizli işler yapmayı sever.

İcy: Ciddi misin?

Tame: Tabii ki.

İcy: Tamam, ben ön bahçeden dolanıp arka bahçedeki bir yere saklanacağım. Sen onun sakladığı kişiliğini çıkart, yeter.

Tame: Anlaşıldı, komutanım!

İcy: Unutma bak, eğer bunlar yalan ise seni ben döverim!

Ablam yavaşça kapıyı açıp ön bahçeden arka bahçeye geçti ve çimenliklerin oraya geçip saklandı. O sırada ben de arka kapıdan arka bahçeye geçmiştim. Cidden de arka bahçede sigara içiyordu.

Tame: Karasho?

Karasho: Hay.

Karasho elindeki sigarayı elini yumruk yaparak katladı ve yere attı. Cidden çok sinirlenmişe benziyordu.

Biliyordum, o da beni sevmiyor.

Tame: Cidden, bir de yalan atıp bana ceza yedirttin!

Karasho: O bir yalan değildi, her zamanki gibi doğruları söyledim. Senin gibi ben Tanrının Hatası değilim, Tame.

Tame: Saçma sapan konuşma, Tanrının Hatası falan değilim ben!

Karasho: Ya öyleysen, ya hepimiz bir hatadan ibaretsek ve Tanrı bizi yok etmek istemediği için yaşıyorsak?

Tame: Sen sadece delisin.

İcy: Bunların sohbetlerine kafam almıyor.

Karasho: Tame, biliyor musun, dünyaya farklı açılardan bakman lazım. Bazen belki o şekilde beni anlayabilirsin.

Tame: Bir kere o ilk karşılaşmamızda ablamın sözünü kesmen beni çok sinir etti.

Karasho: Yapılması gereken buydu.

Tame: Ne... Sen... SEN BENİM ANNEME KARŞI SAYGISIZLIK YAPTIN!

Karasho: Sadece iltifat ettim.

Tame: Peki ya bana yaptığın kötülükler, onlara ne diyeceksin?

Karasho: Hah... Tamee, Tamee, Tamee. Sana ne kötülük yapmışım da kötülüğümü gördün?

Tame: SEN BANA O BİLMEM NE GÜCÜNLE SALDIRDIN!

Karasho: Hah, evet, doğru. Orası komikti.

Tame: Komik miydi?

Karasho: Artık benim sinirimi bozmaya başladın, Tame. Bir an önce gözümden kaybol ya da seni de, babanı da şuracıkta

öldürürüm.

Tame: Ne...

İcy: Kaset tamamlandı!

Karasho: NE!

Tame: ABLA, KOŞ!

Karasho: HAYIR! Su direği!

Ablam hızlıca kalkıp koşmaya başlamıştı. Bu sırada Karasho, ablamın ayağını hedef aldı. Ablam dengesini kaybederek düştü, düşerken kaseti de düşürdü. Karasho bunu şans bilip kasete doğru koşmaya başladı ve ben de Karasho'nun bacağından tuttum. Karasho yere düşüp kafasını yere vurdu. Ablam kaseti alıp içeri doğru koşmaya başladı. Bu sırada Karasho ayağı ile yüzüme vurdu. Acıdan dolayı Karasho'nun ayağını bırakıp yüzümü tuttum; yüzüm çok acıyordu. Karasho ablamın üstüne doğru koşmaya başladı. Ablam hızlıca manevra yapıp evin içerisine girdi. Girdikten birkaç adım sonra Karasho içeri girdi. O sırada ben de koşarak içeri girmek için hareket ettim. Karasho ablamın yanağına yumruk attı; ablam bu yumruktan dolayı kaseti yine kendisiyle beraber yere düşürmüştü. Karasho kaseti alıp dışarı çıkmaya çalışırken, kapıda ben vardım ve Karasho'yu görmem ile ani refleksle Karasho'yu sert bir şekilde ittim. Karasho yere düştü. Kaseti alıp babamın odasına doğru koşmaya başladım. Merdivenlerden çıkarken Karasho koşup kaseti benden almaya çalıştı. Ablam ayağa kalkıp Karasho'ya doğru koşup yumruk attı. Karasho anlık sinirle ablamı merdivenlerde aşağı attı.

Tame: ABLA!

Babamın kapısının önündeyken Karasho beni duvara itmişti. Kendimi savunmak için hızlıca bir yumruk atmıştım. Karasho bunu kolay bir şekilde savuşturup karın boşluğuma yumruk attıktan sonra çeneme vurmuştu. Ben de Karasho'nun karnına bir tekme geçirmiştim. Bu sırada Karasho babamın kapısının açıldığını gördü ve kendi kafasını sert bir şekilde duvara vurdu; kafasından kanlar akmaya başladı. Hızlıca beni yakamdan tutup yere doğru çekti. Ne yaptığını ilk başta anlamamıştım ama aslında çok iyi bir planmış. Babam bizi gördü ve sanki Karasho'yu ben dövüyormuşum gibi bir manzara yapmaya çalışmıştı. Ayrıca ablam Karasho'dan kaseti almayı başarabilmişti, fakat ikisi de merdivenlerden düşmüştü.

Vael: Ne oluyor lan burada!

3. Bölüm Sonu

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.