Skip to content

𝑼𝑵𝑼𝑻𝑼𝑳𝑨𝑵

Chapter 1 · 2 min read

𝑼𝑵𝑼𝑻𝑼𝑳𝑨𝑵

Chapter 1

Bölüm 1: Uyanış

Son dakika: son günlerde oldukça artan okul baskınlarına bir yenisi daha eklendi. Erzurum’da bir ortaokulda gerçekleşen saldırıda 4’ü ağır, 12 yaralı olduğu bildirildi. Okul idaresi henüz bir açıklamada bulunmamışken zanlının ailesi…

(Mesaj bildirimi)

Edamm💖✨:

Kanka şuna baksana bir

“Görmek için tıklayınız”

Biri okul saldırısı yapanları ifşalıyor galiba.

Sıla:

Baktın mı içeriklere?

Doğru mu yazdıkları?

Edamm💖✨:

Ne bileyim ben, saldırganları tanımıyorum ki. Ama haberlerde verilen bilgilerle uyuşuyor.

Sıla:

Yarın okulda konuşalım mı kanka, şuan gerçekten çok uykuluyum?

Edamm💖✨:

İyi geceler kuşuuumm🤍

Sıla:

İyi geceler 🤍

Sıla telefonunu kapatıp kenara koydu. Bilgisayarının ekranında açık olan habere bir kere daha baktıktan sonra bilgisayarı kapatıp, oturduğu yerden doğruldu. Yüzünü yıkayıp, çantasını bir sonraki okul günü için hazırladı.

Başarılı sayılan bir öğrenciydi o. 90’ın altına inmeyen notları yetmezmiş gibi bir de tırmanışla ilgileniyordu. Okul takımıyla beraber katıldığı yarışmalardan pek çok kez derece elde etmişlerdi hatta. Ailesine gelince, onlar da sılaya her konuda destek oluyorlardı. Annesi yarı zamanlı olarak bir kreşte çalışıyordu ama çoğu zaman evdeydi. Babası ise bir şirkette muhasebeciydi. Çok kazandıkları söylenemezdi ama geçimlerini sağlayabiliyorlardı işte.

Bir küçük kardeşi vardı sılanın. Arda. Henüz 5. Sınıftı ve tıpkı ablasını yansıtan gözleri vardı. Ona hayranlıkla bakardı. Arda, Sıla’ya göre daha hareketliydi. Büyüyünce futbolcu olmak istediğini söylerdi hep. Aslında bu sporda oldukça başarılıydı da. Mahalle maçlarında kaptanlar onu takımına almak için kavga ederlerdi.

“Abla!” Arda ablasının odasının kapısını çalarken seslendi. “Girebilir miyim?”

Sıla havlusunu katlarken “Gelebilirsin..” diye karşılık verdi. Arda yavaşça kapıyı açtı. “Bir sorun mu var?” dedi Sıla. “Yok. Sadece ne yaptığını merak ettim.”

“Eşyalarımı toparlıyordum, şimdi de uyuyacağım.” Sıla dolabının kapağını kapatıp Arda’ya doğru yürüdü. “Yarın sabah beni okula sen bırakır mısın?” Dedi arda.

“Neden?” “Çünkü öyle daha havalı oluyor. Tüm hocalar seni tanıyor. Sana selam veriyorlar filan ya. Arkadaşlarıma hava oluyor”

Sıla basitçe kıkırdadı ve ardanın omzuna dokundu. “Bırakırım ama o zaman daha erken uyanmalısın. Hadi koş yatağına.”

Arda ablasının lafını ikiletmedi. Başını sallayıp kendi odasına koştu.

Sıla odasının ışığını kapatıp yatağına yerleşti ve masa lambasını yaktı. Düzenli olarak dijital günlük tutuyordu. Telefonunu koyduğu yerden aldı ve yazmaya başladı.

“Bu gün bir karar aldım. Arda için her gün endişelenmekten bıktım. Bu yüzden elimden geleni yapmaya çalışacağım. İyi bir fikir mi hâlâ bilmiyorum. Belki insanlar saldırganlar arasında bir benzerlik görür ya da bir psikoloğun dikkatini çeker sitem. Belki de sadece insanlar bu kişilere karşı daha tedbirli olmaları gerektiğini anlarlar. Tek amacım birilerine bir şekilde yardımcı olmak. Çünkü haberler bu ülkede çok çabuk unutuluyor. Ölen insanlar bile unutuluyor hatta. Ben ne unutan, ne de unutulan taraftan olmak istiyorum.”

Teaser gibi düşünün. Yeni karakterler ekleyeceğim. Görüş ve önerileriniz benim için önemlidir.

İyi okumalar

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.